CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE AVRUPA’DAN BAKIŞ

17 Eylül 2014 11:49 Murat Gedik
Okunma
3343
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE AVRUPADAN BAKIŞ


Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye’nin artık bir dönüm noktasına geldiğinin işaretidir. Bu seçimin sonuçları, özellikle halkın tamamını kucaklayan bir cumhurbaşkanı olup olmadığı sorusunun cevabını da beraberinde getirecektir.
Yurt dışında bulunan Türkler de yaşamış oldukları ülkelerde bu seçimde ilk defa oy kullanacaklar. 54 ülkede kurulacak 103 sandıkta oy kullanma fırsatı bulamayan Türkler ise gümrüklerde oylarını kullanabilecekler. Yani açıkçası yurt dışında yaşayan Türkler bir ilki yaşayacaklar.
Demokratik bir hak olan oy kullanma için devlet normalde en iyi kolaylıkları sağlamalıdır. Ne var ki şu an yurt dışında oy kullanacaklar bunu gerçekleştirebilmek için birçok zahmete katlanmak zorunda kalacaklar. Adres beyanı yapmayanlar ya da yapamayanlar oy kullanamayacaklar. Bunun yanında İnternet üzerinden oy kullanabilmek için randevu alınması gerekli. Şayet randevu alınmazsa sistem otomatikman randevu verecek. Sistemin vermiş olduğu oy randevusunu da yine vatandaş kendisi İnternet üzerinden takip edecek. Mesafelere gelince; vatandaşın bazen 200 kilometre yol yapması gerekecek oyunu kullanabilmek için. Yani bu şartlarda oy hakkınızı yerine getirebilmeniz için bayağı zahmet çekeceksiniz. 21. asırda daha kolay yöntemler uygulanamaz mıydı? Elbette uygulanabilirdi.
Bir gerçek var ki o da Türkiye’de özellikle siyasi iradenin Avrupa’dan gelen oyların kesin olarak seçimleri etkileyeceği düşüncesini taşımasıdır. Zaman gösterecek, bekleyip göreceğiz.
Elbette yurt dışında yaşayan Türklerin oy kullanmaları bir demokratik haktır ve her vatandaş bu sorumluluğun hakkını vermelidir.
Unutulmamalıdır ki seçilen cumhurbaşkanı sadece Türkiye’yi değil, nerede bir Türk varsa orayı kucaklamalıdır. Tabii bu da millî şuur istemektedir. Mevcut vaziyete baktığımızda özellikle siyasi iradede bu şuur yok denecek kadar azdır. Ne yazık ki gerçek maalesef bu...
Avrupa Türklüğü olarak elbette buralardaki liderlerin tavrına bakarak onların güzel yönlerini Türkiye’ye cumhurbaşkanı olmaya aday olanlarda aramak hakkımız. Ama bu güzellikler haktan ziyade bir cumhurbaşkanında aranan özelliklerden olmalı. Türk töresi ve İslam ahlakı da zaten liderlerde aranan vasıfları açıkca ortaya koymaktadır.
Bugün Avrupa’daki devlet yöneticilerinde görüp Türkiye cumhurbaşkanında da bulunmasını istediklerimizden sadece 5 tanesi şunlar:
1.  Siyasi taraf olmayıp bütün halkı kucaklayabilmelidir; siyasi görüş, mezhep ve etnisite gibi ayrımcılıktan uzak durmalı.
2.  Hiçbir şaibesi olmamalıdır ve dokunulmazlık zırhına bürünmemeli.
3.  Millî ve dinî değerlere en azından saygı ile yaklaşmalı ve ülkenin bölünmez bütünlüğünden taviz vermemeli.
4.  İktidarın noteri gibi hareket etmemeli.
5.  Özü ve sözü bir olmalı, yani sözüne güvenilebilmeli.
Avrupa Türklüğü bu saydığımız 5 vasfı görmeye alışıktır. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerde de bunları görmek ister. Söz konusu nitelikler, cumhurun başında bulunan kişide olmazsa olmazlardandır.
Ne vahim bir durum değil mi? Milletimiz öyle bir hâle gelmiş ki liderlik vasıflarını kendi liderlerinde göremediği için Avrupa’daki örneklere başvurmakta. Bu sebepten dolayı en azından yukarıdaki 5 hususiyeti eksiksiz olarak taşıyana Avrupa Türk’ü oy verir düşüncesindeyim.
Bir vasıf daha vardır ki o da yurt dışında yaşayan Türkleri (sadece Avrupa Türklerini değil) büyük bir bütünün parçası olarak görmelidir seçilecek cumhurbaşkanı. Allah bu milleti liderlerinden dolayı başkalarının karşısında mahcup düşürmesin. Amin…