İSMAİL HAMİ DANİŞMEND

11 Mart 2021 13:06 Murat Gedik
Okunma
450
İSMAİL HAMİ DANİŞMEND

İSMAİL HAMİ DANİŞMEND

1892 Merzifon doğumlu olan İsmail Hami Danişmend Cumhuriyet tarihinin en önemli tarihçilerindendir. Danişmendoğulları Beyliği'nin kurucusu Danişmend Gazi soyundan geldiği söylenir. Soyadı da bu şecereyi tasdiklemektedir. Babası Emir Mehmet Kâmil Bey, annesi Melek Hanım’dır. İsmail Hami, ilk ve orta eğitimini özel olarak alır ve sonrasında Şam Lisesi son sınıfına imtihanla girip bitirir. Babasının görevinden dolayı çocukluğu Lübnan, Şam ve Trablusgarp’ta geçmiştir. İstanbul’a döndükten sonra Siyasi Bilgiler Yüksek Okuluna (Mülkiye Mektebi) kaydını yaptırır ve 1912 yılında bu eğitimini tamamlar. Fransa’ya eğitim için gider fakat kısa bir süre sonra yurda geri döner. Hariciye Nezaretine Katip olarak çalışma hayatına başlar. İlme ve yazarlığa yatkın olması onu öğretmenliğe yönlendirir ve Maliye Yüksek Mektebinde tarih öğretmeni olarak göreve başlar. Çeşitli mekteplerde görev alan İsmail Hami, Ziya Gökalp’ın bölgedeki Türkler hakkında araştırma yapması teklifi ile 30 Kasım 1914 tarihinde Bağdat Hukuk Mektebi Müdürlüğüne tayin edilir ve Birinci Dünya Savaş’ında Bağdat işgal edilinceye kadar bu görevine devam eder.
İsmail Hami İstanbul’a döndüğünde iktidarda olan Damat Ferit Hükûmeti ona iş imkânı sağlamadı. Memleket gazetesini çıkaran İsmail Hami, gazetenin başyazarlığı görevini de üstlenerek milliyetçi yazılar ile memleketin zor günlerinde ümitler saçmaya başladı. Tam bağımsızlık için mücadele eden bu gazete Mütareke’yi hedef aldığı için İtilaf Devletleri’nin baskısı neticesi hükûmetin baskılarına maruz kaldı. Gazete kapatıldı fakat basımı gizli olarak kısa bir süre devam etti. Tutuklanması istenen İsmail Hami, Anadolu’ya geçip Sivas Kongresi’ne İstanbul temsilcisi olarak katıldı (4 Eylül 1919). Burada Divan Katipliğine seçildi. Kongrenin Genel Sekreterlik ve İstihbarat Şubesi Şefliği görevlerini de üstlendi. Heyet-i Temsiliyenin Ankara’ya gitmesi üzerine o önce Merzifon’a oradan da abisinin ricası üzerine İstanbul’a gitti. Abisi ‘Hürriyet ve İtilaf Fırkasına yakınlığından dolayı İsmail Hami’nin Barcelona Konsolosluğu görevine gitmesini istedi. İsmail Hami, önce bunu reddetti fakat sonra kabul etti. Bundan dolayı Ankara heyeti ile ters düştü ve bir süre Fransa’da kaldı. Ülkeye döndüğünde İstiklal Mahkemesinde yargılandı fakat berat etti. İsmail Hami, Memleket gazetesini çıkarmadan önce, Mustafa Kemal’in Minber gazetesinde de yazarlık yapmıştı. Bu gazete de İtilaf Devletleri’nin baskısı üzerine hükûmet tarafından kapatılmıştı. Sivas’ta kurulan İrade-i Millîye gazetesinin de ilk zamanlarında başyazarlık görevini üstlenmişti. Kurtuluş Savaşı sonrası siyasetten elini çeken İsmail Hami, resmî görevlerde de bulunmamıştır. İlme yönelen Danişmend araştırmaları neticesinde çok önemli eserler hayata geçirmiştir. Bunlara hâlen tarih kaynakları olarak sıkça başvurulmaktadır. Neşrettikleri genellikle Türk ve İslam tarihi üzeri olmuştur. Tarihçi, fikir ve yazar olan mütefekkirin 30’un üzerinde eserleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları: “İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi”, “Türk Irkı Niçin Müslüman Olmuştur?”, “Sümer – Türk Dil Birliği” ve “Türklük Meseleleri.” İlmin her zaman yeni şeyler ortaya çıkaracağını sıkça hatırlatan İsmail Hami, tarihimiz ile ilgili de daha çok şeyin bilinmemesinin eksikliğinin var olduğunu söylemektedir. “İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi”  girişinde bu konuyu şöyle dile getirir: “Osmanlı tarihinin muhtelif devirlerine ait tetkikler mütemadiyen ilerlemekte, her gün yeni vesikalar bulunmakta ve birçok karanlık meseleler gerek bizde gerek başka memleketlerde mütemadiyen münakaşa edilmektedir ve bundan sonra da daima edilecektir. İnsan elinden çıkmış her eserde olduğu gibi bunda da birtakım zühuller ve eksiklikler bulunabilir ve bulunması tabiidir. Fakat ilim de ancak işte bunların tashih ve ikmaliyle ilerlemektedir.” Tarihe vermiş olduğu önem ise “Türklük Meseleleri”  adlı kitabının arka kapağında şu cümlelerle belirtilmektedir: “Tarih yapmakla, tarih yazmanın aynı şey olmadığı dikkate alındığında, Türklerin siyasi ve medeniyet tarihinde, bilinmeyen, unutulan, unutturulan yahut müphem pek çok meselenin hâlen çözüme kavuşmadığı malumdur. Bu tür bilinmezler veya unutturulmaya çalışılan pek çok mesele, ne yazık ki, hep Türk milletinin en buhranlı zamanlarında gün yüzüne çıkmakta ve gündeme gelmektedir. Sonrası yine bilindiği gibi, yeniden unutma ve yeni bir buhran ve fetret devrine kadar askıya alınma biçiminde devam etmektedir.
Ne yazık ki, memleket ve milletimizin içinde bulunduğu mevcut şartlar, ister istemez unuttuğumuz pek çok şeyleri yeniden hatırlama ve ikaz şartlarının en acil gereği durumundadır.” Bahsi geçen bu kitapta İsmail Hami, Türk milletine yapılan itirafları da dile getirmektedir. Eserinde itirafların başlıca olarak birkaçını sıralar ve ilk iki sırada Mongoloid ve Ye’cuc ve Me’cuc iftiralarını belirtir.  Osmanlıda Arapların din bahislerinde gösterdikleri Arapçılık taassubuna karşı Türklüğün ilk alemdarı olarak Vani Mehmed Efendi’yi de bu neşriyatında belirtir.  Onu Türk milliyetinin büyük şehidi olarak anmaktadır.
İsmail Hami Danişmend sözlük alanında da önemli eserler hayata geçirmiştir. Bazılarını kendisi bazılarını da başkaları ile ortaklaşa neşretmiştir. Bunlar şu yayımlardır: “Türkçe-Osmanlıca-Fransızca Sözlük, Fransızca-Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu, Osmanlıca-Türkçe-Fransızca Sözlük, Fransızca Kıyasî ve Gayr-ı Kıyâsî Fiiller, Tarih ve Coğrafyaya Ait Değişik İsimler Lügatı.” Kendisi Fransızca, Arapça ve Farsçayı çok iyi bilir, faydalanabilecek kadar da Almanca, Latince ve Sümerceye hâkim idi. Şairliği ile de bilinen İsmail Hami, Danişmend Batı’dan bazı eserleri de tercüme etmiştir. “Rabia Hatun” şiirleri büyük yankı yapmıştır. İlk eşini genç yaşta kaybedip iki defa yeniden evlenen İsmail Hami, 12 Nisan 1967’de vefat eder ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilir.