KIBRIS ÜZERİNE OYUNLAR

11 Ağustos 2020 17:27 Mehmet DEMİRKAN
Okunma
1095
KIBRIS ÜZERİNE OYUNLAR

KIBRIS ÜZERİNE OYUNLAR
(ABD'den Kıbrıs'ta Gerginliği Artıracak Hamle)
Son dönemde etrafında keşfedilen doğal gaz rezervleri ile dikkatleri üzerine çekse de bundan çok daha önemli olan ve giderek ısınan Akdeniz’deki çatışma ekseninin tam orta yerindeki stratejik koordinatları ile Kıbrıs, dev güçlerin ilgi odağında… Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Başkanı Trump, Afganistan, Irak ve Suriye’den asker çekme hamleleri yaparken 2020’nin başında yönetimden ilginç bir hamle geldi. ABD'nin "2020 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası" olarak bilinen savunma bütçe tasarısı, Kongrenin iki kanadının üzerinde uzlaştığı şekliyle Temsilciler Meclisinde kabul edildi. Tasarı ile Güney Kıbrıs Rum yönetimine (GKRY) yönelik silah ambargoları da kaldırıldı. Tasarı, söz konusu ambargoların kaldırılmasını öngörüyor ancak Rum kesimine silah satış ve transferlerine sınırlamalar getiriliyor. Buna göre, ABD Başkanı, Rum yönetiminin "para aklama denetimleri konusunda ABD ile çalıştığını" ve "Rus askerî gemilerinin adaya bakım ve yakıt ikmali için demirlememesi için gerekli adımları attığını" Kongrenin ilgili komitelerine teyit etmediği sürece ambargolar kaldırılmayacak. GKRY, İsrail ve Yunanistan'ın önemine vurgu yapılan tasarıda, Akdeniz, Ege ve Orta Doğu'da "tek taraflı, uluslararası hukuku ihlal eden ve iyi komşuluk ilişkilerini zedeleyen davranışlara karşı olunduğu" ifade ediliyor.
Ayrıca tasarıda ABD'nin müttefikleri arasında enerji güvenliğini sağlaması gerektiği kaydedilirken, Türkiye'nin Ada'da 40 bin askerinin bulunduğu ve ABD'nin ambargosundan dolayı GKRY'nin Rusya ve başka ülkelerden silah aldığı ve bunun ABD'nin çıkarlarıyla uyuşmadığı belirtiliyor. ABD’nin GKRY'ye uyguladığı silah ambargosunu kaldırılması, uzunca bir süredir yapılan hesapların son hamlesi olarak ortaya kondu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı gelişmeyi uluslararası ilişkiler adına yeni bir skandal olarak tanımladı. Bu kararın Ada’da tırmanan gerginliğe destek vermek anlamına geldiği belirtilirken, Rum liderliğinin barışı tehdit eden tavırlarına rağmen sırtının sıvazlanıyor olmasından büyük kaygı duyulduğu ifade edildi.
Açıklamada, ABD'nin, Kıbrıs meselesine çözüm bulma müzakerelerinin olumsuz etkilenmemesinin de aralarında bulunduğu gerekçelerle 1987'den bu yana GKRY uyguladığı silah ambargosunu kaldırma kararının, Kıbrıs ve genel anlamda Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarı tehlikeye atacak nitelikte olduğu kaydedildi. "Kuşkusuzdur ki bu karar, son zamanlarda GKRY'nin Ada’mızda ve bölgemizde gerginliği sürekli tırmandıran, Kıbrıs Türklerini ve özellikle denizdeki haklarını yok sayan tavırlarına destek vermek anlamı taşımaktadır. ABD bu kararla, Kıbrıs Rum liderliğinin hâlihazırda Güney Kıbrıs'ı her an patlamaya hazır bir 'silah deposuna' çevirme çabalarına da somut bir şekilde katkıda bulunmuş olacaktır. Böyle bir sonuç, hiç kuşkusuz ki müzakerelere dayalı bir çözüme ulaşılması yönünde uzlaşmaz tavır sergileyen, Ada ve bölgedeki tansiyonu artırıcı faaliyetlerini fütursuzca sürdüren ve Kıbrıs Türk halkı üzerinde uyguladığı insanlık dışı izolasyonu giderek artıran GKRY liderliğinin bu düşmanca tavırlarının katlanarak artırmasına, iki halk arasındaki ilişkilerin daha da gerilmesine yol açacaktır."

ABD’DEN HAMLE ÜSTÜNE HAMLE
ABD yönetiminin GKRY’ye yönelik silah ambargoların kaldırılması kararının ardından hamleler ardı ardına geldi. Edirne sınırındaki Dedeağaç da dâhil olmak üzere Yunanistan’ın pek çok noktasına askerî yığınak yapan ABD, savunma hattını Akdeniz’e kadar genişletti. Amerikan askerleri GKRY ile yapılan anlaşmalarla Ada’ya yerleşti. Rumlar, ABD’nin sözde insani yardım için asker bulundurmasına onay verdi. Rum yetkililer, Kıbrıs’taki ABD vatandaşları ve diplomatlarının acil bir durum oluşması durumunda bölgeden uzaklaştırılması için burada Amerikan askerlerinden oluşan “Acil Müdahale Gücü” kurulacağını açıkladı.
ABD'den Kıbrıs hamlesi… Acil tahliye için konuşlanacak! – Veryansın TV
Ada’da konuşlanacak “Acil Müdahale Gücü” Rum kesiminde tartışmalara yol açtı. Rumların sosyalist partilerinden AKEL’in genel sekreteri Andros Kiprianu, Kıbrıs’ın ABD’nin çıkarlarıyla ilişkilendirilmesinin büyük tehlikeler içerdiği uyarısında bulunarak, Rum hükûmetinin bu yöndeki icraatlarına tepki gösterdi. Kiprianu, ABD Kongresinde onaylanan Doğu Akdeniz’e ilişkin yasada Güney Kıbrıs’a atfedilen yükümlülüklerin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis tarafından bile eleştirildiğini vurgulayarak, ABD’nin politikasının ve bu politikaya bağımlı olmanın Kıbrıs için büyük tehlike içerdiğini belirtti. Cılız tepkiler karşısında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ülkesi ve GKRY arasındaki güvenlik ilişkileri kapsamında Rum yönetimine askerî eğitim ve öğretim fonu sağlayacaklarını duyurdu. Pompeo, "ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongre ödeneklerine ve bildirimlerine bağlı olarak, artan ikili güvenlik ilişkileri kapsamında (Rum yönetimine) uluslararası askerî eğitim vermeyi ve öğretim fonu sağlamayı planlıyor. Bu adım, Doğu Akdeniz'de istikrarı sağlama adına anahtar bölgesel ortaklarla ilişkileri geliştirme çabalarımızın bir parçasıdır." dedi.
Pompeo’nun bu açıklaması ile Pandora’nın kutusu açıldı.
GKRY harekete geçti. ABD’nin “Uluslararası Askerî Eğitim ve Talim” programı ile eli rahatlayan Rum kesimi Yeşilırmak Sınır Kapısı'na ağır silah mevzileri yerleştirmeye başladı. Ağır tahrikle Ada’da tansiyon daha da yükseldi. KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Yeşilırmak Kara Sınır Kapısı'nın Rum kesimine yerleştirilen mevziler nedeniyle Birleşmiş Milletlere bir mektup gönderdi. "Rum tarafı Ada’da gerginliği artırmaya yönelik faaliyetleri doğrultusunda yürüttüğü provokatif eylemlerine bir yenisini ekledi. Rum tarafının bu hareketlerine son dönemde temas hattı gerisinde sürdürdüğü askerî amaçlı tahkimat çalışmaları da eklenmiş bulunmaktadır. Bu kapsamda, Yeşilırmak Kara Sınır Kapısı yakınlarında, üstelik her iki taraftan sivillerin de yoğun olarak kullandıkları bir noktaya, Rum tarafınca yakın bir süre önce güçlendirilmiş betondan yapıldıkları anlaşılan 2 adet portatif ağır silah mevzisi yerleştirilmiştir. Yine benzer bir askerî yapının da Mansura yakınlarında, Erenköy yolu üzerine yerleştirildiği tespit edilmiştir. Bu yol bilindiği üzere Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Erenköy Bölüğünün ikmal güzergâhı üzerinde bulunmaktadır. Rum tarafının pandemi bahanesiyle Erenköy’deki birliğimize ikmal faaliyetimizi Yeşilırmak Mutabakatı’na aykırı bir şekilde yaklaşık 4 ay boyunca engellediği bir dönemde bölgede başka noktalarda da askerî avantaj elde etmeye yönelik tahkimatlar yapmış olabileceği değerlendirilmekte ve konu araştırılmaktadır."

“KIBRIS İÇİN BİR FEDERASYON DÜŞÜNCESİ YIKILDI”
ABD, Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor. Bunun için şimdi GKRK kullanılıyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus Kıbrıs Türklerini yok sayan, Avrupa Birliği’nin (AB) bütün ilkelerini çiğneyerek bütün adayı temsilen içine aldığı GKRY’nin Rusya’yla da olan güçlü ilişkileri. Washington’dan yapılan açıklamalarla Ankara ve Lefkoşa’nın yükselen tansiyonu düşürülmeye çalışılsa da atılan adımlarının öncelikli hedefinin Türkiye olduğu açık. ABD, yaşanan S-400 krizinin hemen ardından, GKRY’ye 1987’den beri uyguladığı ambargoları kaldırma adımı ile iki yönlü bir mekanizmayı devreye soktu. Rum yönetiminin Rusya ile olan ilişkilerinin düzenlenmesi ile KKTC üzerinden Türkiye’yi köşeye sıkıştırma hamlesi bir kalemde hayata geçirildi. Bugüne kadar ABD yönetimleri, Kıbrıs konusunda AB’den farklı olarak daha dengeli bir yaklaşım tarzını benimsemiş, öyle ki, Annan Planı’na “Hayır” diyen Rum tarafına sert mesajlar verilerek bunun bir bedelinin olacağı bile dile getirilmişti. Ağırlıklı olarak Rum yönetimi ile Yunanistan üzerinden temasa geçiliyordu. Şimdi durum değişti. ABD’nin GKRY’ye kredi teşvikleriyle silah satışı yapması ya da bir adım daha ileri gidilerek NATO üyeliğinin gündeme getirilmesi söz konusu olabilir. Ancak bu noktada Rusya çok ağır basan bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Bu yüzden Rum yönetimi hemen bir açıklama yaparak dengeyi kurmaya çalıştı. Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides “Kıbrıs, ABD'den silah alma niyetinde değil.” dedi.
Bu açıklama Moskova’yı ikna eder mi? Bu hayli zor.
Rum yönetimi temkinli davranmayı sürdürüp Kremlin’i hayal kırıklığına uğratacak hamlelerden kaçınmaya çabalasa da ABD’den aldığı destek karşılığında Rusya’yla ilişkilerinin denetimini Washington’a vermek zorunda kalması kaçınılmaz. Kıbrıs Türklerinin karar mekanizmasında olmadığı süreçlerin uluslararası hukuk açısından sağlıklı bir platforma oturması mümkün değil. KKTC varlığına yönelik tehditler oranında önlem alacaktır. Bu yaşananlardan sonra Kıbrıs'ta federasyon düşüncesi tamamen rafa kalkmıştır.
Mehmet DEMİRKAN
NOT: Evin Bey resimler ekli. Bir Kıbrıs haritası ve ABD gemisinin Kıbrıs'taki görüntüsü.