KARADENİZ DAĞLARININ YAMAÇLARINDAN VE VADİLERİNDEN YÜKSELEN BİR GÜZELLİK: KÖPRÜBAŞI

18 Ocak 2021 11:13 Prof. Dr. Temel ÇALIK
Okunma
719
KARADENİZ DAĞLARININ YAMAÇLARINDAN VE VADİLERİNDEN YÜKSELEN BİR GÜZELLİK: KÖPRÜBAŞI


KARADENİZ DAĞLARININ YAMAÇLARINDAN VE VADİLERİNDEN YÜKSELEN BİR GÜZELLİK: KÖPRÜBAŞI
Prof. Dr. TEMEL ÇALIK

Ahmet Faik İmamoğlu’nun aziz hatırasına ithaf olunur….
“Karadeniz’in gönlü zengin evladı Ahmet Faik İmamoğlu, mekânın cennet olsun, sevgin kalbimizde sönmeyen bir meşale olarak yanacaktır.”

Yeşilin ve mavinin bütün tonlarının sergilendiği, bembeyaz bulutların içinde doğaya kucak açmış, baş döndüren tertemiz havası ve içmeye doyulmaz suları ile naifliğin dile geldiği bir diyardır Köprübaşı. Geçit vermez sıradağlara sırtını yaslarken hem kuzeyine ve hem batısına tabiatın yeşili ile denizin mavisini birleştiren Sürmene ilçesini, doğusuna birbiri ile kıyaslanamayan Çaykara, Of ve Dernekpazarı ilçelerini, güneyine ise Anadolu’nun bir başka güzel diyarı olan Bayburt’u alan Köprübaşı, dik yamaçlarında Karadeniz’in hırçınlığını gizlerken, gökten inen her bir damla yağmurda bereketi toprağına işleyerek emeğin, huzurun ve sabrın simgesi olmuştur. Köprübaşı, Anadolu’ya vurulan Türk mührünün öncesinde Orta Asya’dan gelip Anadolu’ya yerleşen Türk kavimlerinin yurt edindiği şehrin adıdır. Tarihini Türklüğü ile başlatan bu aziz şehrin sahipleri önce kıyı kesimlerine yerleşmiş, ardından şehrin bugünkü yerleşim bölgesini asırlarca önce kendilerine ocak yapmışlardır. Karadeniz’e ilk yerleşimlerin öncesinde sık ormanlarla kaplı olduğu ve hatta ağaçların altında gezinirken gökyüzünün dahi görünmez kılındığı rivayet edilen Köprübaşı, doğasına el değmeyen saklı bir cennet gibidir. Of ilçesine yerleşen Türk kavimlerinden bir aile; Of ile Köprübaşı arasında bulunan Kozalak Dağı denilen tepeyi aşarak bugünkü Köprübaşı ilçesine bağlı Fidanlı Mahallesi’nde Tekke mevkisinde Kuzgun Irmağı denilen yerde ormanın içinde güneşten ara bir yerde bir baraka yapmak suretiyle yerleşmiştir. Bu yerleşim yeri güneşten ara yer diye adlandırıldığından bilahare Köprübaşı denilen ve ilk iskân edilen bölgeye Güneşara adı verilerek uzun yıllar bu şekilde adlandırılmıştır. Daha sonra Şarki ve Garbi Güneşara olmak üzere iki muhtarlığa dönüştürülmüştür. Bugünkü Fidanlı, Gündoğan ve Akpınar Mahalleleri ile Çifte Köprü, Güneşli (Güneşara) köyü adı altında tek muhtarlık olarak 1929 yılına kadar varlığını devam ettiren şehir, 1929 yılına gelindiğinde Kahraman, Yağmurlu, Koyuncular, Konuklu, Dağardı, Büyük Doğanlı, Yılmazlar ve Arpalı köylerinin de katılımıyla birlikte Köprübaşı adını almıştır. İsminin oluşumunda tarihini saklayan ender ilçelerden biri olan Köprübaşı, bölgenin merkezinden akmakta olan ve kaynağı merkezden 40 km. uzakta yaylalarda bulunan Manahoz Deresi etrafında yerleşen halkın, yayalara geçişini sağlamak amacıyla, üzerinde çok sayıda köprü yapmak suretiyle ve bu köprülere çeşitli adlar verilerek (baş köprü, büyük köprü, orta köprü vb.) bilahare Sürmene ile Köprübaşı arasında en son yapılan köprüye, köprülerin başı denilmek suretiyle, Güneşara denilen yerleşim yeri “Köprübaşı” adını almış ve Güneşara denilen bu yerleşim birimi Köprübaşı adıyla yaşamaya başlamıştır. Birliğin, bütünlüğün ve ayrılmazlığın simgesi olan Köprübaşı, 1990 yılında çıkarılan kanunla birlikte Sürmene ilçesinden ayrılıp yeni bir ilçe olma kimliğiyle ziyaretçilerini karşılamaya başlamıştır. Tarihin bıraktığı izleri yüreğinde taşıyan ilçelerden Köprübaşı, I. Dünya Savaşı’nda Trabzon’un düşmesinin ardından vatan toprağının savunulduğu önemli cephelerden biri olmuştur. Sahilden Araklı, Sürmene ve Of ilçelerinden gelen tarihî kervan yollarının kavşak noktası olan Aydıntepe (Hart) bu özelliğinden dolayı 3. Ordunun haziran ayında Trabzon üzerine yapacağı taarruz için birliklerin toplanma ve hareket merkezi olmuş ve bölgede oluşturulan yeni cepheye Hart Cephesi ismi verilmiştir. Bölgeye hâkim zirvelerden ikisi 2856 rakımlı Polut Dağı ile hemen doğusunda bulunan 2742 rakımlı Madurdağı’dır. Bu iki zirve Trabzon’un işgalden kurtarılması için düşman askerlerinden temizlenmesi gereken kıymetli bölgelerden olmuştur. Bölgeyi savunmaya 3. Mıntıka Komutanı olarak atanan isim, daha sonradan mareşal olacak Fevzi Çakmak Paşa’dır. 9 Nisan 1916 günü Paşa, o sırada Gümüşhane’de bulunan ve Trabzon’daki askerî birliklere de komuta eden III. Ordu Komutanı Vehip Paşa (Vehip Kaçı) ile görüştükten sonra Trabzon’a hareket etti. Ardından 25 11 Nisan 1916’da, Türk sahil cephesi karargâhının bulunduğu bugünkü Arsin ilçesine bağlı Yolüstü (Büyükhara) köyüne gitti ve teftişte bulundu. Fevzi Paşa’nın mevzileri ziyareti, asker arasında büyük sevince yol açtı ve Türk askeri, bütün mevzilerde tekbir getirmeye başladı. Tekbir sesleri Araklı Karadere Vadisi’nde dalga dalga yayıldı. Karadere savunmasının komutanı Fevzi Paşa, bundan sonra Aho Dağı zirvesine çıkmıştır. 21/22 Haziran gecesi Fevzi Çakmak’ın emriyle taarruza geçilmiş ve böyle bir taarruz beklemeyen Rus ordusu gafil avlanmıştır. Türk ordusunun çetin duruşu karşısındaki memnuniyetsizliklerini telgraflarla dile getiren Rus kumandanlar karşı bir taarruza geçse de yüreğine vatan aşkı, ruhuna bağımsızlık sevdası düşmüş Türk milleti karşısında saatler süren mücadelede hezimete uğramıştır. 60. Alayın bu zaferinin kutlanması ve kahraman şehitlerin anılması 1992 yılından itibaren her yıl 29 Haziran’da Harman Yaylası’nda şehitler için dikilen abidenin yanında düzenlenen törenlerle gerçekleştirilmektedir.
Karadeniz iklimi ile buluşan doğasında nefes alıp, yeşilin her mevsim farklı güzelliğe büründüğüne şahit olunca Köprübaşı’nın müdavimlerinden olmamak elde değil. Yazları serin yaylarının ve buz gibi sularının yarattığı dinginlik kış mevsiminin ılıman özellikleriyle devam etmektedir. Her mevsim aldığı yağışı ile akarsularını zenginleştiren Köprübaşı, dağların zirvelerinden denize ulaşan su kaynaklarının sahibi olmanın keyfini sürmektedir. Manahoz deresi, Sultanmurat yamaçlarından akan Vartan ile batıdan akan Vizera Deresi, Ehşoho Deresi, Çifteköprü Deresi ve Ormanseven Deresi’ni de alarak Sürmene ilçe merkezinden Karadeniz’e kavuşur.  Bölgenin en önemli geçim kaynaklarının başında tarım ve hayvancılık gelmekte olup fındığının, çayının ve mısırının lezzeti konuklarının damaklarına ince ince işlenmektedir. Tüm bu ürünlerin yanı sıra son yıllarda kivi yetiştiriciliği de bölgede yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Ağaç işçiliğinin en güzel örneklerini misafirlerine sunan usta eller, ağacı dile getirmenin keyfi ile işlerini büyük bir sabır ve emekle yerine getirmeye devam etmektedir… Annelerin ninnilerle büyüttüğü evlatların mışıl mışıl uyuduğu beşiklerin yapımından tutun da ince işliğin estetiğiyle sofralara renk katan kaşık vb. eşyaların yapımına kadar çok çeşitli el işçiliği örnekleri Köprübaşı’nda mevcuttur. Köprübaşında tahta kaşık yapımı yaklaşık 150 yılı aşkın zamandır devam eden bir faaliyet olup; genellikle babadan oğula geçmiş geleneksel bir sanat olması dikkati çekmektedir. Bu el sanatı faaliyeti Fidanlı, Gündoğan, Akpınar ve Karşı Mahalleleri ile Çifteköprü köyünde devam etmektedir. Şimşir, gürgen ve kızılağaçtan kaşık imal edilmektedir. Bunlardan en çok tercih edileni şimşirden yapılandır. Şimşirden kaşık yapma geleneği Köprübaşı’nda Osmanlıdan günümüze devam etmektedir. Sofraların bu güzel işçiliğine yemeklerinin damaklara işlediği şölen de eklenince keyfine doyum olmaz sıcacık dost sohbetlerinin adresi oluverir Köprübaşı. Bu coşkuyu yaşayabilmenin yanı sıra havasını soluyup suyundan bir yudum alıp toprağına da ayak bastığınız her anda tüm yorgunluğunuzu unutup huzuru dinleyebildiğiniz Köprübaşı, siz ziyaretçilerini ağırlamayı heyecanla bekliyor.
Kaynaklar
Bal, M. A. (2020). Birinci Dünya Savaşı yıllarında Trabzon’daki milis müdâfaası ve milisler. Türk Dünyası Araştırmaları, 125(247), 363-404.
Çavuş, A.  (2014). Kültürel Miras Kaynağı Olarak Köprübaşı İlçesinde (Trabzon) Geleneksel Tahta Kaşık Üretimi. Marmara Coğrafya Dergisi.  0cak-29, S: 423-433.
Küçüker, Y. (2010). Trabzon tarihi bibliyografyası. Trabzon: Serander Yayınları.
Trabzon Vilayeti Salnamesi 1904. (Hazırlayan: Kudret Emiroğlu), 2009, Trabzon İli ve İlçeleri Eğitim Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı, Ankara.
Üçüncü, K. (2012). Trabzon/Köprübaşı Yöresi Kaşıkcılık Meslek Geleneğinin Etnografik Belgelenmesi ve Tahlili.  Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi, Yıl.4, Sayı. 13, 26-46.
Yüksel, M. (2014). Trabzon Köprübaşı kitabeleri. Isparta: Hilal Ofset.
http://www.koprubasi.gov.tr/ilcemiz
http://trazonprovice.blogspot.com/p/koprubasi.html.
http://trabzonvakfi.org.tr/trabzon/cgi-bin/t?parm1=ILCLER&parm2=&psta1=10.
https://www.trabzonkoprubasi.bel.tr/.
https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6pr%C3%BCba%C5%9F%C4%B1,_Trabzon.