KARADENİZ'İN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN SAKLI GÜZELLİĞİ: EYNESİL

08 Haziran 2020 17:07 Prof. Dr. Temel ÇALIK
Okunma
2801
KARADENİZİN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN SAKLI GÜZELLİĞİ: EYNESİL


KARADENİZ'İN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN SAKLI GÜZELLİĞİ: EYNESİL        
                                                                                                            TEMEL ÇALIK

Karadeniz’in incisi, keşfedilmeyi bekleyen sıra dışı güzelliğin adı Eynesil, Giresun’un doğu kapısıdır. Trabzon il sınırında, sahil üzerinde kurulmuş olup, Giresun merkeze 72 km, Trabzon’a 58 km uzaklıkta, saklı bir cennettir. Her bir medeniyet izini, tarihine ahenkle hünerli bir şekilde işlemeye çalışan Eynesil, aynı dönemde birçok medeniyetin egemenlik kurmaya çalıştığı bir yer olması nedeniyle, tarihin derinliklerine ilişkin gizemini günümüzde de devam ettirmektedir. Doğanın tarihle bütünleştiği Eynesil; Büyük Hitit İmparatorluğu’ndan Friglere ve Muşkilere, Komanlardan Asurlulara, Kimmerlerden Pers İmparatorluğu’na, Bizanslılardan Osmanlı İmparatorluğu’na uzanan soluksuz bir tarihî yolculuğun eşsiz mirasını günümüze ulaştıran kadim Anadolu şehirlerinin sakinliğini koruyan Giresun’un ilçelerinden biridir.
Tarihî zenginliğini sükûnetinde saklayan Eynesil, her bir medeniyetin izini, sesini duymak isteyenler için gizlemiştir. Eski bir ticaret kolonisi yerleşimi olan Eynesil, ismini nereden aldığını merak edenleri bir başka tarihî yolcuğa sürüklemektedir. Tarihte Kerasos, Koralla gibi isimlerin yanı sıra “konuksever deniz” anlamına gelen çeşitli isimlerle de adlandırılan Eynesil, Türklerde sıkça kullanılan “Eyne” ve “Ayna” gibi kişi adlarından gelmektedir. Yörenin geçmişinde ve bugününde aynı adların yer ve sülale adı olarak kullanılması rastlantı değildir. Türk boylarının ve boy beylerinin adları çoğu kez yer adlarının esin kaynağı olmuştur. Bu nedenle, Eynesil adı ile “Eyne/Ayna” isimleri arasında bir ilişki olduğu görülmektedir. Eynesil’e bağlı İshaklı köyünde geçmiş yüzyıllarda varlığı bilinen Eyne Camii ve yöredeki eski yerleşimlerden olan Aşağı Eyne, Yukarı Eyne, Eyne Pazarı gibi yer adları da bu durumu ortaya koymaktadır. Bazı kaynaklarda yer alan bilgilere göre, “İne” yahut “Eyne” isimli bir bey öncülüğünde gelen Türklerin “iyi nesil” isimlendirilmesinin Eynesil’e evrilmesi ile bugünkü şeklini almıştır. İlçenin sahip olduğu kültürel yapısındaki hoşgörünün isimlendirmede de can bulduğunu görmek Eynesil’de geçirilen her bir saniyenin kıymetini daha da anlamlı kılmaktadır.
Tarihî kaynaklar incelendiğinde farklı birçok grupların bir arada hoşgörü ile yaşadığı bilinen bu bölgeye asıl ev sahipliğini ise Türklerin yaptığı anlaşılmaktadır. Yöreye gelen Türk topluluğunun daha çok Çepniler olduğu bilinmektedir. Kâşgarlı Mahmud’un da
Divanü Lügati’t-Türk adlı eserinde bahsettiği Çepniler, Oğuz’un Bozok ve Üçok diye ayırdığı altı oğlundan Üçokların en büyüğü olan Gök-Han’ın dördüncü oğlu Çepni’nin soyundan gelmiş olup, özellikle 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yörede tamamen yerleşik bir hayat sürdürmeye başlamışlardır. Tarihte Çepni Türkleri olarak nitelendirilen Hacı Emir Beyliği’nin ardından Osmanlı Devlet’inin hâkimiyetine giren Eynesil’de özellikle 15 ve 16. yüzyıllarda birçok köyün kurulduğu tahrir defterlerindeki bilgilerden anlaşılmaktadır.
Birinci Dünya Savaşı’nda (1914-1918) Doğu Karadeniz halkı gibi Eynesil ve Görele halkı da çok acılar çekmiştir. Ruslar 18 Nisan 1916’da Trabzon’u, devamında da Harşit Çayı’na kadar olan bölgeyi işgal emişler, ancak Tirebolu’yu geçememişlerdir. Eynesil ve yöresinde Rus işgaline karşı kahramanca karşı koyan, oluşturduğu milis kuvvetiyle direnişe başlayan Karamürtezaoğlu Deli Bilal’in yanında, Eynesil’den Hürüşanoğlu Ali ve Memişoğlu Hasan gibi isimler de bulunmaktaydı. İşgalci Rus kuvvetlerinin halka zulümlerinin artması üzerine, Eynesilli milis kuvvetleri harekete geçerek, Rus askerlerine saldırıp bir kısmını etkisizleştirmişlerdir. Bunun üzerine yerel direniş resmen başlamıştır. Dönemin Rus komutanı Alexandır, Bilal Ağa ve arkadaşlarını yakalayıp, etkisiz hâle getirmek ister. Bulundukları yeri bir muhbirle tespit eden Ruslar, buraya baskın düzenler. Bu baskına hazırlıklı olan milis kuvvetleri iş birlikçi muhbir ile Rus askerlerini etkisiz hâle getirip silahlarını almışlardır.
Vurkaç taktiği ile devam eden çatışmalar, Rusya’daki Ekim 1917 İhtilali ve iç karışıklardan dolayı geri çekilmelerine kadar sürmüştür. Eynesil’in Rusların işgalinden kurtuluşu 14 Şubat 1918’de gerçekleşmiştir. Bilal Ağa, mücadele yıllarında Topal Osman, Hüseyin Avni Alparslan ve Ali Şükrü Bey ile de iş birliği yapmıştır. Eynesil uzun bir süre Trabzon’a bağlı olarak kalmıştır. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte Görele’ye bağlanmış olan Eynesil, 1 Nisan 1960 tarihinde de ilçe olmuştur.
Medeniyetlerin ardında bıraktıkları izler, yöre halkının yaşamında varlığını korumaktadır. Bu izleri, Hititlerden bugüne kadar “çapula” olarak bilinen uçları yukarı kıvrık olan ayakkabılarında ya da İskitlerden bugüne “paluk” olarak söylenegelen “balık” kelimesinin Karadeniz insanının söylemi ile özdeşleşmesinde görmek mümkündür. Yaşayan bir tarihin içinde var olma duygusunu tüm benliğinizle hissettiğiniz bu eşsiz ilçede gezerken ruhunuzun doğanın sesinde kendini bulmasını tecrübe etmeniz ise bir an meselesidir. Medeniyetlerin yüzyıllar boyunca doğal güzelliğine kayıtsız kalamadığı Eynesil’de denizin yakamoz parıltılarından gözünüzü alamazken yüksek dağların doruklarından esen rüzgâr ile kendinize gelirsiniz. Tüm heybetiyle misafirlerini selamlayan Sis Dağı’nın doruklarından her bir çiçeğin kokusunu taşıyarak esen rüzgârlar, misafirlerini her yılın yaz aylarında yaylalara çağırmaktadır.
 
 Sis Dağı’nın yaylasına çıkarken katedilen yol boyunca atılan her bir adımda ise farklı bir güzelliği keşfedersiniz. Derelerinden akan suyun berraklığı ve eşsiz tadı, yeşilin farklı tonlarına bürünen yaprakların kuş cıvıltılarına karışan sesi, bitki örtüsünün çeşitliliği ve aldığınız her bir nefesin sağlığınıza kattığı değer yolculuğunuz boyunca keşfedeceğiniz güzelliklerin sadece kelimelere dökülebilenleridir. Yaylalarda yapılan şenliklerle misafirleri için benzersiz anılar oluşturan Eynesil’de doğanın güzelliğine dalıp, yaylanın kokusuyla büyülendiğiniz o anda kendinizi el emeği kemençelerden çıkan nağmelere horonla eşlik ederken buluverirsiniz. Doğanın tarihle buluştuğuna şahitlik eden bir başka örnek ise Eynesil Kalesi’dir. Deniz kenarında, doğal konumuyla kıyı kalesi özelliği taşıyan Eynesil Kalesi’ne geldiğinizde güneşin denizin maviliği üzerinden kızıllığıyla kayboluşunu izlemek ise seyrine doyum olmayacak anların sonsuz hazzı hissedilir. Tarihî köprüleri ve buz gibi suların aktığı çeşmelerinin yanı sıra Anadolu’nun kültürel miras izlerini taşıyan camileri ve sayısız doğal güzellikleri ile tarihin doğa ile el ele verdiği yerdir Eynesil. İlçenin Ören beldesi Kıran Mahallesi’nde tarihî Çağlanbaşı Köprüsü yer almaktadır. Köprü; 7 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde olup, günümüzde sadece yaya trafiğine açık bulunmaktadır. Ayrıca Belen Köyü Köprüsü de günümüze kadar ulaşabilmiş değerlerdendir. Söz konusu değerleri korumak ve yaşatmak bilinci, öncelikli yöneticiler olmak üzere herkes için günden güne daha da önem kazanmaktadır. Manzarası ve doğal güzellikleri ile gözünüzü, tarihî zenginlikleri ve kültürel mirası ile gönlünüzü, kemençenin eşsiz sesiyle ruhunuzu şenlendirdiğiniz bu güzel ilçede birbirinden lezzetli yemekleriyle de damaklarınızı şenlendirmeniz mümkündür. Öyle ki bugün Eynesil’de yetiştirilen çay ve fındığın ünü ülke sınırlarını aşmıştır. Siyah kokulu üzüm, dut, kiraz ve elmanın bereketini, fındık ve çay bahçelerine bıraktığı bu topraklarda üretimin neşesi ise birbirinden yardımını esirgemeyen Karadeniz insanın gözlerinden yüreklere geçmeye günümüzde de devam etmektedir. Ziyaretçiler “lahana çorbası”, “balık”, “Karadeniz pidesi” ve “yaprak döner” gibi lezzetleri tatmadan Eynesil’den ayrılırlarsa, bilmeler ki ziyaretin bir yanı eksik kalmıştır.

KAYNAKLAR
Goloğlu, M.(1973). Anadolu’nun Milli Devleti: Pontos. Ankara: Goloğlu Yayınları.
Kaya, M. (2017), Eynesil Tarihi ve Kültürü, Arı Sanat Yayınevi.
Kaya, M. Eynesil: Tarihçesi ve Ad Menşei, Tarih ve Gelecek Dergisi, Nisan 2017, C. 3, Sayı.1.                             
Mansel, A. M. (2014). Ege ve Yunan Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Ögel, B. (1989). Türk Mitolojisi, Ankara: Türk Tarih Kurumu.
Sümer, F. (1992). Tirebolu Tarihi. İstanbul: Tiirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yayınları.
Türkyılmaz, H. İ. (1994). Dünden Yarına Tüm Yönleriyle Eynesil. İstanbul.
Yüksel, A. (2002). Giresun Tarihi Yazıları. İstanbul: Kitabevi.