MEHMET RIFAT BÖREKÇİ

22 Mayıs 2020 13:10 Murat Gedik
Okunma
626
MEHMET RIFAT BÖREKÇİ

MEHMET RIFAT BÖREKÇİ

Kendisi bir ulema ailesinin mensubu olup Ankara müftüsü olarak görevini yürütmekteydi. Ülkenin her tarafı düşmanlarca sarılmış ve İstanbul işgal altındaydı. İstanbul’da işgalcilerin her dediğini yapanlar bu sefer Dürrizade Abdullah Efendi’yi Şeyhülislamlık makamına getirmişler ve ona İngilizlerin baskısıyla Kuvayımilliye aleyhinde bir fetva verdirmişlerdi. Fetva, Anadolu’daki Milliyetçi Hareketin aleyhine idi.

Damat Ferit Paşa’nın birinci derecede rol oynadığı bu seferki fetva girişimiyle, hedef her zamanki gibi Anadolu’daki birliği dağıtmaktı. Türk’ün aleyhine olan bu fetva İngiliz ve Yunan uçaklarıyla Anadolu’ya dağıtılmış olup, Türk milleti İslam dininin kullanılmasıyla kandırılmak istenmişti.

Millî Mücadele aleyhine kurulan tezgâhlardan nicesiydi bu fetva girişimi. Millî Mücadele’yi destekleyen Ankara Müftüsü Mehmet Rıfat Börekçi ise, İstanbul’dan verilen fetvaya karşı bir fetva yayımladı. O, İstanbul’dan yayımlanan fetvayı reddetmiş ve vermiş olduğu fetva ile Anadolu Türk’ünün Millî Mücadele’ye destek vermesinde büyük bir katkıda bulunmuştur. İstanbul hükûmeti bu girişiminden dolayı Rıfat Börekçi’yi Ankara Müftülüğunden azletmiş, İstanbul’da Örfî İdare Dîvân-ı Harbi’nde yargılatmış ve hakkında gıyaben idam kararı ve mallarının haczine karar verdirmiştir (1920). Fakat, Ankara hükûmeti Mehmet Rıfat Börekçi’ye sahip çıkarak onu tekrar Ankara Müftülüğüne atamıştır.

1861 yılında Ankara’da doğan Mehmet Rıfat Börekçi’nin babası Ankara ulemasından Börekçizadelerden Ali Kâzım Efendi ve annesi Habibe Hanım’dır. İlk ve ortaokulu Ankara’da okuduktan sonra İstanbul’a gitmiştir. Burada medrese tahsilini, Beyazıt Medresesi Müderrislerinden Atıf Efendi’nin derslerine devam edip, Dinî Yüksek İlimler ve Teknik İlimleri tahsil ederek diploma almayı hak etmiştir. Mehmet Rıfat Efendi girdiği imtihanı kazanarak (1890) Ankara’da Fazliye Medresesine “müderris” olmuştur. Ankara İstinaf Mahkemesine üye olarak atanan Mehmet Rıfat Börekçi (1896), bu görevini on bir yıl yürütmüştür. 1908 yılında Ankara Müftülüğüne atanan Börekçi, bir müddet  Eskişehir – Sivrihisar Kaymakamlık görevini (1911) vekâleten yürütmüştür. Görevlerini hep başarıyla yürütmüş olup, Osmanlı hükûmeti döneminde, “Dördüncü Rütbeden Osmanlı Nişanı” ile mükâfatlandırılmıştır.       

29 Ekim 1919’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kuran Mehmet Rıfat Efendi, buranın başkanlığına getirilmiştir. Bunun yanında Ankara’da millî teşkilatlanmayı, Kuvayımilliye’yi kurarak gönüllü neferlik yapmıştır. Seymenler Alayının kuruluşunda da yer almış ve Alayın fahri komutanı olmuştur. Ankara’nın Millî Mücadele’de millî merkez olmasında büyük katkıları olmuştur.

Mehmet Rıfat Börekçi genelde Türk din adamı ve siyasetçi olarak anılmaktadır. Türk İstiklal Savaşı’nda Mustafa Kemal Paşa’ya vermiş olduğu destekle çok önemli bir görev üstlenmiştir. Kendisi ilk Diyanet İşleri Başkanıdır ve Menteşe (Muğla) mebusu (Nisan 1920) olarak Büyük Millet Meclisinin 1. Döneminde görev yapmıştır. Mebusluk ve Ankara Müftülüğü görevini aynı anda yapmış, yaklaşık altı ay sonra tercihini yaparak mebusluğu bırakıp Ankara Müftülüğünü seçmiştir (Ekim 1920).

Bir zamanlar İstanbul Hükûmeti tarafından asi olarak görülen ve gıyaben idam cezası alan Börekçi, 16 Aralık 1922’de Şer‘iyye ve Evkaf Vekâleti Hey’et-i İftaiyye azalığına getirildi. Bu vekâletin kaldırılıp Diyanet İşleri Reisliği’nin kurulması üzerine 31 Mart 1924’te Diyanet İşleri Reisi oldu ve bu görevi vefatına kadar on yedi yıl sürdürdü. 5 Mart 1941 yılında vefat eden Mehmet Rıfat Börekçi’nin kabri Cebeci Asri Mezarlığı’ndadır.

Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Anadolu’da yokluklar içinde mücadeleler verilirken, Mehmet Rıfat Efendi maddi ve manevi olarak hep onun yanında olmuştur. Büyük katkıları olmuştur. Özellikle vermiş olduğu fetva ile Türk milletinin mücadele azmini güçlendirmiştir. Eşi Samiye Hanım ile kendisine ayırmış olduğu cenaze parasını Mustafa Kemal Paşa’ya vermiştir. Kendisi maddi imkânsızlıklar içinde mücadele eden Hey’et-i Temsiliyyeye ilk yardımı yapan şahıstır. Bir cuma günü Ankara “Namazgâh’ta” okunan hutbenin ilk cihat hutbesi olmasına öncülük etmiştir.

Her türlü emperyalizme karşı olup, tam bağımsızlık isteyen Mehmet Rıfat Börekçi, Türk insanının dinini de iyi öğrenmesini arzuluyordu. Gayretleriyle Türkçeye çevrilen iki temel kaynak eser Türk milletine kazandırılmıştır: Hak Dini Kur’an Dili Meali ve Sahih-i Buhari. Kadınların da siyasal ve toplumsal alanlarda görev almalarını arzulayan Mehmet Rıfat Efendi’nin eşi Samiye Hanım Ankara Belediye Meclisi Üyeliği yapmıştır.

Düşman tarafından Anadolu’nun işgaline başlanmasıyla Türk milleti bağımsızlık için mücadele arayışlarına girmiştir. Millî Mücadele diye adlandırılan bu şahlanışın başlangıcında Ankara’da Müftülük görevinde bulunan Mehmet Rıfat Efendi, Millî Mücadele’nin en başından itibaren öncülerinden olmuştur. Önemli bir merkez olan Ankara’da o zor dönemlerde müftü olarak millî yapılanmalara önderlik yapmak onu “Kurtuluş Savaşı’nın Manevi Reisi” yapmıştır. 

Kaynaklar
Abdurrahman Kaplan, Kurtuluş Savaşı’nın Manevi Reisi M. Rıfat Börekçi, Hitabevi, Ankara, 2014
https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR/Person/PresidentDetail/25/mehmet-rifat-borekci
Cemal Kutay, Kurtuluşun ve Cumhuriyetin Manevi Mimarları, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1978.