“İNSANLIĞIN HUZURU PROJESİ” Milliyetçi Hareket Partisinin Ufkunun Genişliğini ve Uzgörürlüğünün Kanıtıdır

11 Mart 2024 12:54 Dr.Serkan KEKEVİ
Okunma
22
“İNSANLIĞIN HUZURU PROJESİ” Milliyetçi Hareket Partisinin Ufkunun Genişliğini ve Uzgörürlüğünün Kanıtıdır

“İNSANLIĞIN HUZURU PROJESİ”

Milliyetçi Hareket Partisinin Ufkunun Genişliğini veUzgörürlüğünün Kanıtıdır

 

Doç. Dr. Serkan Kekevi

Düzce Üniversitesi

Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi

Uluslararası İlişkiler Bölümü

 

Milliyetçi Hareket Partisitarafından 2003 yılında neşredilen “YeniBir Dünya ve Yeni Bir Türkiye İçin Büyük Buluşma” kitabında insanlığınsorunlarının çözümünün “..insanlığınortak mirasının, ortak bir gelecek projesi yaratacak şekilde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğiile ilgilidir…”[1]yargısına varılmıştı. Aynı zamanda hem MHP’nin farklı yayınlarında hem de MHPGenel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin açıklamalarında pek çok kez vicdana,barışa ve adaletin tesisine dönük analizlere yer verilmekteydi. Yakın zamanda mezkûrfikirler seti “İnsanlığın Huzuru Projesi” ile kuvveden fiile çıkarılmıştır. MHPGenel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli “İnsanlığın Huzuru Projesi” ile ilgili çalışmabasılı esere dönüştüğünde;

“..Huzur, tarih boyunca enfazla ihtiyaç duyulan, ulaşılması en çok arzu ve amaç edilen insani hâl vehissedişin soyut tezahürüdür. Aklı başında her insan huzur ister, huzurlu birhayat bekler. Huzur, tıpkı güvenlik gibi, tıpkı hürriyet gibi insanım diyenherkesin hakkıdır. Uzun süredir insanlık kaygı verici nitelikte bir huzursuzlukdalgasının tesiri altındadır. Huzur yokluğu insanların hayata bağlılığını,yaşama sevincini, iş birliği temelini vahim ve menfi düzeyde etkilemektedir.Kanın damarlardan çekilmesi neyse huzurun eksikliği de odur…”[2]açıklamasını yapmıştır. Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’üne göre; dirlik,baş dinçliği, gönül rahatlığı anlamına gelen huzur aynı zamanda barış hâli vebarışçıllık ile iç içe geçmiş bir kavramdır. Bilhassa uluslararası krizlerin,çatışmaların insanlığın hatırı sayılır bir kısmını etkilediği de düşünülürse“huzur” ve “huzur bulmanın” önemi de anlaşılabilecektir. Genel anlamıyla huzurakavuşmak bütün insanlığı kuşatıcı mekanizmaların oluşturulması ile mümkündür.Söz gelimi uluslararası sistemde ve/veya herhangi bir bölgesel alt sistemde varolan uluslararası sorunun çözümüne dair çabalar huzurun inşası için ilk adımolabilir. Bu bağlamda MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin yıllardır vedefaatle değindiği İsrail yayılmacılığı bölgede ve dünya genelinde huzurun vebarışın önündeki ana engellerden biri olarak değerlendirilebilir. Bilindiğigibi Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası düzen savaş galipleritarafından şekillendirilirken Anadolu topraklarının ve Osmanlı Orta Doğu’sununpaylaşımı büyük güçler arasında sorun olmuştur. Millî Mücadele neticesindeİtilaf Devletleri’nin Sevr Antlaşması ile Türk milletine dayatmaya çalıştığıstatü ortadan kaldırılmıştır. Büyük ölçüde Misakımillî hedeflerine ulaşanTürkiye, Lozan Antlaşması ile tam bağımsızlığını ve eşit egemenliğiniuluslararası topluma tescil ettirmiştir. Osmanlı Orta Doğusunda “galiplerinbelirlediği yeni düzenin” tesisi çok daha büyük problemler yaratmıştır. SanRemo görüşmeleri ile şekillendirilen Orta Doğu, manda sistemi altında İngiltereve Fransa’nın arasında paylaşılmıştır. Filistin coğrafyası İngiliz mandayönetimi altında Yahudi göçlerine daha açık hâle gelmiştir. Filistinliler ileYahudiler arasında çatışmalar başlamıştır. Filistinliler, Yahudi terör örgütlerininşiddetine maruz kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında konu BirleşmişMilletler zeminine taşınmıştır. Mesele BM tarafından hakkaniyetli şekildeçözülememiş ve İsrail’in kurulması bölgedeki dengeleri dramatik biçimdedeğiştirmiştir. Temelleri terör yöntemleriyle atılan İsrail Devleti,Arap-İsrail Savaşları neticesinde topraklarını hızla genişletmiştir. Diğertaraftan Filistinlilerin üzerine organize şiddetini orantısız bir biçimde boşaltanİsrail, sistematik politikalarla, uzun erimde Filistin’i yok etmeyi hedefolarak belirlemiştir. 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın planladığı ve Filistinİslami Cihadı’nın desteklediği “Aksa Tufanı” operasyonu ile başlayan ve İsrail’in“Demir Kılıç Operasyonu” ile orantısız güç kullanımıyla cevap verdiği süreç isebölgedeki çatışmalar ve savaşlar zincirinin son halkasıdır. Pek çok Batılıdevletin meşru müdafaa olarak nitelediği mezkûr İsrail operasyonu “karşılıktaorantılılık” olmak üzere uluslararası hukukun pek çok ilkesini hiçe saydığıgibi 1949 Cenevre Sözleşmelerinde belirtilen savaş hukuku yasaklarını açıkça ihlaletmektedir. Filistinlilerin topluca sürülmesi, toplu şekilde öldürülmeleri vesivil halkın doğrudan toplu olarak hedef alınarak öldürülmesi veya yaralanması,hastanelerin açıkça hedef alınması örnek gösterilebilir. İsrail’in bu türdeneylemleri yeni bir olgu olmadığı gibi esasen İsrail’e destek veren devletlercenormalleştirilmektedir. İsrail eylemlerini hukuken Hamas’a karşı bir meşrumüdafaa olarak kabul edebilmek mümkün değildir. İsrailli karar alıcılar hem birinsanlık suçu hem de ağır bir savaş suçu işlemektedir.

İsrail’in orantısızşiddeti ve pervasızca silah kullanımı başlar başlamaz MHP Genel Başkanı Dr.Devlet Bahçeli sorunun çözümü konusunda Türk siyasetinin ve uluslararasıtolumun nasıl bir tavır takınması gerektiğinin çerçevesini 10.10.2023tarihindeki MHP Grup Toplantısındaki şu sözleriyle çizmiştir:

…İlk olarak, ateşkesrejimi derhâl tesis edilmeli, taraflar itidal, sükûnet ve aklıselim bir çizgiyeeş zamanlı olarak gelmelidir. Diplomasi ve diyalog kanallarının aktif hâlegetirilmesinde Sayın Cumhurbaşkanı’mızın atacağı adımlar desteklenmeli vesahiplenilmelidir. Ayrıca Birleşmiş Milletler acilen devreye girmelidir. Dahafazla can kaybının yaşanmaması hususunda uluslararası toplum duyarlı hareketetmek mecburiyetindedir. İkinci olarak, Filistin ile İsrail arasındakiçatışmaların bölgesel bir nitelik kazanmadan, hatta küresel alana sıçramaihtimalini de hesaba katarak taraflar arasında barış görüşmelerinin ortamısüratle inşa edilmelidir. ABD’nin, AB’nin ve bazı bölge ülkelerinin yaptığıgibi, yangına körükle gitmek yerine, şiddeti yatıştıran, çatışan tarafunsurları temel haklar ve uluslararası hukuk ölçeğinde buluşmaya davet eden birgirişim başlatılmalıdır. Beyaz Saray yönetiminin, diaspora ve lobilerintahriklerine kapılarak, iç siyasi gelişmelerin etkisi altında kalarak barış veçözüm çabalarını sabote etmesinin hiç kimseye bir yararı dokunmayacaktır. ABD’ninDoğu Akdeniz’e uçak gemisi göndermek yerine, dostluk ve müttefiklik ilişkilerikapsamında Türkiye’nin barışçıl çabalarını anlayıp desteklemesi bölge ve dünyahuzuruna saygın bir destek olarak yankı bulacaktır. Üçüncü olarak, bağımsız,egemen, siyasi ve toprak bütünlüğünü tescillemiş, 1967 sınırları dâhilindebaşkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin tanınması ve temelininatılması ertelenemez, geciktirilemez bir zorunluluktur. Adalet tecelli etmeden,hak yerini bulmadan, mağduriyetler giderilmeden ikazla belirtiyorum ki, sıkılıyumruklar açılmayacak, akan kan durmayacak, huzursuzluk sarmalı tesirinikaybetmeyecektir…[3]

“İnsanlığın Huzuru”anlayışını vurgulayan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli Orta Doğu’da gerçek huzurunadalet temelli bir çözüm sayesinde geleceğini ve barışın sağlanmasının dünyanınhuzurunun da tesisinde önemli bir adım olacağının altını çizmiştir. Bu meyandaİnsanlığın Huzuru’nun “barış eksenli”,“çatışma değil işbirliği esaslı” biruluslararası düzen ile sağlanabileceği çıkarımı da ortaya konulmuştur. BilhassaDr. Devlet Bahçeli “…Öfkenin ve nefsintasallutunu reddederek; yalan, hile, gıybet ve iftiranın esir kampından güçbirliği yaparak kurtulmak huzurun tıpkı güneş gibi doğuşunu teminedecektir…Adalet, dürüstlük, doğruluk, etik ve irfani edep bizi biz yapanerdemlerin başında gelmektedir…Aksi hâlde çatışmalar bitmeyecektir…...Zincirlemeinsani sefaletlerin de sonu gelmeyecektir…”[4]sözleriyle Batı’nın son 500 yılda ürettiği uluslararası düzenin ve Batıdestekli İsrail politikalarının yarattığı arızayı da teşhis etmiştir. Çıkar odaklıve güce dayalı uluslararası sistem anlayışı mağdurlar ve madunlar açısındanvaroluşsal bir kriz ve yıkım yaratmıştır. Filistinlilerin durumu çok net birörnektir. Batı’nın kendi içinde oluşturduğu “dostlar/müttefikler” rekabeti veya“anarşik düzeni” “Batılı bir orta nokta” bularak kendi içinde “demokratik barışüretirken” “Batıdışı” dünyaya ve bilhassa küçük devletler ile zayıf milletlere “safve sert anarşik” bir uluslararası düzen dayatmaktadır. MHP’nin ortaya koyduğu “İnsanlığınHuzuru Projesi” haktan, adaletten neşet eden zamanın ve zeminin gereklerini dikkatealarak karşılıklı saygıyı ve varoluş hakkını gözeten duygudaşlığa dayalı biruluslararası sistemin tesisi fikrinin, kuramının ve pratiğinin önünüaçmaktadır.



[1]Milliyetçi Hareket Partisi, Yeni Bir Dünya ve Yeni Bir Türkiye İçin BüyükBuluşma, Ankara, 2003, s.10,https://www.mhp.org.tr/usr_img/_mhp2007/kitaplar/buyukbulusma.pdf, (Erişimtarihi: 31.10.2023).

[2] MilliyetçiHareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Sosyal Medya HesabıTwitter Üzerinden Yayınladıkları Mesajları,https://mhp.org.tr/htmldocs/mhp/4775/mhp/Milliyetci_Hareket_Partisi_Genel_Baskani_Sayin_Devlet_BAHCELI__nin_sosyal_medya_hesabi_twitter_uzerinden_yayinladiklari_mesajla.html,26 Şubat 2021, (Erişim tarihi: 31.10.2023).

[3]Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, TBMM GrupToplantısında Yapmış Oldukları Konuşma, 10 Ekim 2023,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/5240/index.html, (Erişimtarihi: 31.10.2023)

[4]A.e.