BİLİNMEZLER ARASINDAN YÜKSELEN ÇİN

22 Mayıs 2020 13:04 Mehmet DEMİRKAN
Okunma
295
BİLİNMEZLER ARASINDAN YÜKSELEN ÇİN

BİLİNMEZLER ARASINDAN YÜKSELEN ÇİN
Koronavirüs salgını sonrası dünya. Şimdi en popüler tartışma konusu. Herkes buna kafa yoruyor. Bir yanda ekonomistler, diğer yanda uluslararası ilişkiler uzmanları geleceğe rol biçiyorlar. Üzerinde en çok tartışılan konu da egemen gücü kimin elinde tutacağı. Tartışmada Batılı sistemin çöktüğünü iddia edenlerin sayısı bir hayli fazla. Bu tartışmalar başladığında Washington Post yazarı David Ignatius çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı.
David Ignatius’a göre koronavirüsün Wuhan’daki bir pazarda yiyecek olarak satılan yarasalardan insanlara bulaştığı yönündeki iddialar son derece akılcı. Ignatius, bazı bilim insanlarının, hastalığın araştırma yapılmak üzere ölü yarasaların toplandığı Wuhan’daki bir laboratuvardan kaynaklanmış olabileceği yönündeki iddialarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor.
Ancak şu ana kadar edinilen veriler virüsün yarasalardan insanlara bulaştığı yönünde. Tartışma sürerken ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo uzun süre hastalığı, “Çin virüsü” veya “Wuhan virüsü” olarak tanımladı. Buna karşın Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lijian Zhao hastalığın Çin’e ABD askerleri tarafından getirilmiş olabileceğini söyledi. Onun iddiasına göre de koronavirüs 2019’un Ekim ayında Dünya Askerî Oyunları için Wuhan’a gelen ABD askerleri tarafından getirildi.
Bu söz düellosunun ardından 22 Mart günü Çin’in Washington büyükelçisi iki tarafın da birbirlerini suçlamasının hiçbir dayanağı olmadığını açıkladı. Bu açıklama ABD tarafından da olumlu karşıladı ve iki ülke lideri 27 Mart günü bir telefon konuşması gerçekleştirerek karşılıklı iş birliği taahhüdünde bulundu.
SALGIN NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Peki, salgın nasıl ortaya çıktı? David Ignatius’a göre, koronavirüsün laboratuvar ortamında nasıl ortaya çıktığına dair iki iddia var. Wuhan’daki deniz ürünleri pazarı Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından yönetiliyor.
Bu arada Wuhan Viroloji Enstitüsü tarafından yarasalar toplanarak üzerlerinde bir dizi çalışma yapılıyor. Yazılan makalelere göre bu çalışmalar gelecekteki hastalıkları önlemek için.
Ignatius şöyle bir soru yöneltiyor: “Bu numunelerden zararlı bar atık biri dışarı sızmış olabilir mi?”
Rutgers Üniversitesinde biyogüvenlik uzmanı ve mikrobiyolog olarak çalışan Richard Ebright de enfekte olan ilk kişiye virüsün bir yarasadan geçmiş olabileceğini söylüyor. Diğer görüş laboratuvarda çalışan bir kişinin hatası yüzünden başka birine bulaşmış olma ihtimali. Çünkü Wuhan’daki laboratuvarda asgari düzeyde önlem alındığı belirtiliyor. Ignatius, Researchgate’de yayımlanan ancak daha sonra geri çekilen bir makaleye de dikkat çekiyor. Guangzhou Güney Çin Teknoloji Üniversitesinden Botao Xiao ve Lei Xiao’nun yazdığı makalede koronavirüs salgınının Wuhan’daki bir laboratuvardan yayılmış olabileceği ve bu araştırmaların yapıldığı yerlerdeki güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiği yazıyor. Yazıyla ilgili Wall Street Journal’a konuşan Botao Xiao yazıyı kesin kanıtlara dayandıramadığı için kaldırdığını söyledi. Hemen herkesin üzerinde birleştiği nokta, virüsün dünyaya yayıldığı yerin Wuhan olduğu. Geçen sürede Wuhan’dan insanın tüylerini ürperten görüntüler geldi. İnsanlar evlerine hapsedildi. Binaların kapıları üzerlerine lehimlendi.
Kısa bir sür sonra da salgın Avrupa’ya ve ABD’ye yayıldı. Ancak bu noktada ilginç bir şey oldu ve Çin’de salgının yayılması bir anda durdu.  Wuhan’ın hemen yanı başındaki Pekin ve Şanghay’da koronavirüsün etkisi çok az olurken, binlerce kilometre ötedeki Avrupa ve ABD kentlerinde yüzyılın felaketi yaşanmaya başladı. Neden?
SALGIN BÜYÜK ÇÖKÜŞÜ MÜ GETİRİYOR?
Salgın ve bunun karşısındaki çaresizlikle birlikte tartışmanın boyutları da değişti. Ekonomi profesörü Daron Acemoğlu çok çarpıcı bir veri ortaya koydu.  "ABD’de şu anda halkın %50’si ekonomiye katkıda bulunmuyor. Bu Amerikan ekonomisinin %30 küçülmesi anlamına geliyor. Normal bir ekonomik krizde firmaların yaklaşık %3’ü batıyor. Şimdi ise, özellikle küçük ve orta boy işletmelerin tamamının batması söz konusu olabilir.” Daha ilginç bir başka veri, dünyanın hemen her ülkesinde borsalar ortalama %20 oranında değer kaybetti. Ancak salgının Çin borsasına neredeyse etkisi olmadı.
Bu arada salgının önüne geçilemedi. Her gün binlerce insan hayatını kaybederken ekonomiler de çökme yolunda. Sağlık sistemleri, hastaneler, sosyal yaşam ve devletlerin ve bireylerin ekonomik durumu. Dünya devletleri büyük bir ekonomik çöküşe sürüklenirken Çin’in durumu şöyle:
Dünyadaki ilk beş yüz firma arasında tam 129 Çin firması bulunuyor. Çin’i 121 firma ile ABD izliyor. Dünyadaki en büyük on bankanın ilk dördü Çin’e ait. Beşincisi İngiliz, altıncısı ABD, yedincisi Fransız bankası. En yalın ekonomik karşılaştırmalar böyle. Ve dünya bir ekonomik bunalıma sürükleniyor. Komplo teorisi denilse de soru şu:
"Wuhan’da çıkan, oradan dünyaya yayılan koronavirüs, neden bütün Batılı ülkeleri ve ekonomilerini iflasa sürükledi de Çin’e neredeyse hiç etkisi olmadı?
Mehmet DEMİRKAN