Türk Ocakları Ankara Şube Başkanı Türkân HACALOĞLU: "ALPARSLAN TÜRKEŞ FANİ OLDU AMA FİKRİ MUTLAKA İKTİDAR OLACAK”

28 Mayıs 2016 11:12 Tolga AKYIL
Okunma
1305
Türk Ocakları Ankara Şube Başkanı Türkân HACALOĞLU: ALPARSLAN TÜRKEŞ FANİ OLDU AMA FİKRİ MUTLAKA İKTİDAR OLACAK”

 

Tolga AKYIL - Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'in 19. ölüm yıl dönümü dolayısıyla Türk Ocakları Ankara Şubesi ile Başkent Aydınlar Ocağı tarafından panel düzenlendi.
Alparslan Türkeş’in kızı Çağrı Türkeş’in de katıldığı panelin açış konuşmasını yapan Türk Ocakları Ankara Şube Başkanı Türkân Hacaloğlu, "Türk milliyetçiliğinin ve Ülkücü Hareketin efsane lideri Türkeş, Atatürk'ten sonra küllenen Türk milliyetçiliğini yeniden alevlendirmiş ve milliyetçilik meşalesini gelecek nesillere emanet etmiştir." dedi. 
Hacaloğlu, daha sonra şunları söyledi:
“80 yıllık ömrünü Türkiye ve Türk milliyetçiliği için harcayan, bu uğurda çeşitli işkenceler, tabutluklar, sürgünler, sevinçler, üzüntüler yaşayan Türk milliyetçiliğinin ve Ülkücü Hareketin efsane lideri Türkeş; zekâsı, otoritesi, karizması, ülkü ve dava adamı yönüyle Cumhuriyet’imizin yetiştirdiği nadir devlet adamlarından biriydi. O, cesur bir asker ve etkili bir siyasetçi olarak fikir ve siyaset dünyamızda öne çıkmış bir liderdi. Türk milliyetçiliği fikrine canlı ve dinamik bir hareket kazandırmış; Atatürk'ten sonra küllenen Türk milliyetçiliğini yeniden alevlendirmiş ve milliyetçilik meşalesini gelecek nesillere emanet etmiştir.  Alparslan Türkeş son yüzyılın önemli şahsiyetlerinden biri olarak tarihte iz bırakan liderler arasında yerini almıştır. O sadece Türkiye'de değil, Türklerin yaşadığı bütün coğrafyada etkisini göstermiş, son yüzyılın karizmatik liderlerinden biri olarak tarihte iz bırakanlar arasında yerini almış ve Türk dünyasının tarihine adı yazılarak dünya Türklüğünün umudu ve gurur abidesi olmuştur. 80 yıllık ömrü Turan bayrağını yükseltmek, Türk adını dağlara taşlara yazdırmak kavgasıyla geçmiştir. Bugün aradan 19 yıl geçmesine rağmen hâlâ milyonlar onun fikir ve idealleriyle yoluna devam ediyor. Onu unutmamak ve unutturmamak için buradayız.”
 
AMACI, TÜRKİYE’Yİ ÖNDER BİR ÜLKE YAPMAKTI
Türkân Hacaloğlu, “Rahmetli Türkeş Bey’in Türkiye'nin geleceği ve refahı için büyük idealleri vardı. Onun amacı; özetle ‘Türk vatandaşlarını bir ideal etrafında birleştirmek, böylece ülkede birlik ve bütünlüğü sağlayarak kalkınmış, refah seviyesi yükselmiş, dünya devletleri arasında gücü kabul edilmiş, sözü dinlenir bir ülke hâline getirmek’ti. Bu şekilde Türkiye’yi Türk Dünyasının, hatta İslam dünyasının önderi yapmaktı” diye konuştu.
Hacaloğlu; bu anlayış çerçevesinden bakıldığında bugün Türkiye’de birlik ve beraberlik ülküsünün kundaklandığını, etnik unsurların her gün tahrik edilerek ayrışmanın sağlanması için gayret sarf edildiğini belirtti.
Türkân Hacaloğlu, şöyle dedi:
“Millî devlet niteliği taşıyan ülkemizin vatandaşlarının adı olan Türklük bir etnisite seviyesine düşürülerek itibarsız hâle getiriliyor. Ama unutmasınlar ki memleketi içten ve dıştan kuşatma altına alanlara karşı Kurtuluş Savaşı’nı başlatanların torunlarıyız. Bu millet öyle bir millettir ki isterse yapamayacağı iş, yenemeyeceği düşman, alamayacağı toprak, boyun eğdiremeyeceği ülke yoktur. Yeter ki yürekler toplu vursun. Yufka yüreklerle çetin yollar aşılmaz. Devletimizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı çeşitli dayatmalar ve ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunlar karşısında millî birliğimize her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu, Türk Milliyetçiliğinin büyük lideri, devlet ve siyaset adamı Alparslan Türkeş, şu sözleriyle ifade etmiştir: ‘Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet, birliktir. Davamızın geleceği birliktedir. Birlik beraberlik içinde olmaktadır.’ Eğer günümüzde ülkenin birlik ve bütünlüğü tartışılıyorsa, Türklük ve Cumhuriyet’in temel değerleri tartışılıyorsa, rahmetli Türkeş Bey'in Türk milletine çizdiği vizyon üzerinde daha ciddi düşünmemiz gerekmez mi? O, ‘İslamiyet’i ele alıp Türklüğü inkâr ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflettir.’ diyerek İslamiyet’le Türklüğü birbirinden ayrılmayan iki değer olarak görüyordu.”
 
PARTİ, MEZHEP, IRK VE BÖLGE FARKI GÖZETMEDİ
Türkan Hacaloğlu, Alparslan Türkeş’in vatandaşlar arasında hiçbir zaman parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmediğini vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Vatandaşlar arasında ayrılık gözetmeyen Türkeş Bey, ‘Karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağ kuracağız.’ diyordu. Onun amacı Türk milliyetçiliğini iktidar yapmaktı. Kendisi fâni oldu ama fikri mutlaka iktidar olacak. Türkeş Bey ‘Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dava başarıya ulaşamaz.’ demişti. Bugün milletimiz 21. yüzyılın ilk yarısında tarihimizin en buhranlı, en kritik günlerini yaşamakta, Türkiye'yi yakından ilgilendiren Orta Doğu ateş çemberi içinde cayır cayır yanarken alevlerinin Türkiye'yi de saracağı endişesi giderek yayılmakta; komşumuz Irak, İran, Suriye üzerinde oynanan oyunların Türkiye üzerinde de provaları yapılmakta. Güneydoğu illerimizi terör belası kan gölüne çevirdi. Gün geçmiyor ki şehit cenazeleri gelmesin, onlarca evlere ateş düşüyor. Millî bütünlüğümüz tehlikeli bir hâl almakta. Cesur, yürekli, atılgan Türk milliyetçilerine sesleniyorum, zaman bölünme değil bütünleşme, ayrılık değil birleşme zamanı! Mehmet Akif diyor ki ‘Tefrika girmeden bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekleri onu top dahi sindiremez.’  Buradan bizi yönetenlere sesleniyorum. Devletle milleti karşı karşıya getirmeyiniz. Devletin, milletin kutsal değerlerine karşı suç işleyenleri görmezden gelmeyiniz. Milletimizi bölmek isteyenlere en şiddetli yaptırımları uygulayınız. Atatürk bu devleti kurarken ‘Devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir, halkına da Türk milleti denir.” diyerek noktayı koydu. Kimsenin araya virgül koyup bu milleti etnik gruplara ayırarak bölüp parçalamaya, adını değiştirmeye gücü yetmeyecektir. Türklüğün bağımsız kalesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tarih sahnesinden silmek isteyenler dün başarılı olamadılar. Bugün de hüsrana uğrayacaklar. Tarih yaratmış, çağlar değiştirmiş bu millet ebediyen bağımsız ve hür yaşayacaktır.”