YALÇIN: ATATÜRK'ÜN "TAM BAĞIMSIZLIK" PAROLASIYLA KURDUĞU CHP, MANDA YANLISI DIŞ POLİTİKA TAKİP EDİYOR

18 Ocak 2021 10:46 Ahmet Deniz AĞCA
Okunma
80
YALÇIN: ATATÜRKÜN TAM BAĞIMSIZLIK PAROLASIYLA KURDUĞU CHP, MANDA YANLISI DIŞ POLİTİKA TAKİP EDİYOR

YALÇIN: ATATÜRK'ÜN "TAM BAĞIMSIZLIK" PAROLASIYLA KURDUĞU CHP, MANDA YANLISI DIŞ POLİTİKA TAKİP EDİYOR
Ahmet Deniz AĞCA

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, izlediği yanlış dış politika sebebiyle CHP'ye yönelik sert eleştirilerde bulunarak, "Atatürk'ün 'tam bağımsızlık' parolasıyla kurduğu CHP, manda yanlısı dış politika takip ediyor." dedi.
Yalçın, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "ABD seçimleri resmîleşmeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Joe Biden’ı ilk kutlayan politikacı olması tesadüf değil elbette… CHP’nin doludizgin ilerlediği hedef; ne Akdeniz ne mavi vatan; dosdoğru Amerikan mandası…" dedi.
CHP’yi, vakti saati geldiğinde bu aziz milletin sandıkta unutacağını kaydeden Yalçın, açıklamasında şunları belirtti:
"Kılıçdaroğlu, siyasi görüşlerini desteklemeyen milyonlarca vatansever öğretmene hakaret ederek en temel demokratik haklardan birini çiğnedi. Siyasi görüş ve parti tercih hürriyetini tanımayan jakoben CHP, böylece solcu olmayana hayat hakkı tanınmayacağını peşinen ilan etmiş oldu. Kılıçdaroğlu, hızını alamayıp MHP’nin Ak Partiyi tehditle esir aldığını da öne sürdü. Bülent Arınç’ı koçbaşı yaparak Cumhur İttifakı kalesine saldıranlar nasıl darmadağın oldularsa, bu kuyruklu yalan da millî mutabakata dayalı siyasi ortaklığın sağlamlığı karşısında tuzla buz olur. Diğer taraftan diplomat eskisi Ünal Çeviköz’ün CHP'de göreve getirildiği günden beri yaptığı açıklamalar, skandallar silsilesi gibi: 'Türkiye S-400'den vazgeçmeli (05.01.2019).', 'Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası karaya oturdu (20.08.2019)', 'Türkiye, Libya'da çizgiyi aştı.' CHP’li Çeviköz’ün incileri bitmek bilmiyor: 'Türkiye’nin Suriye'deki konumu meşru değil (20.02.2020).', 'Türkiye Karabağ'a milis gruplar ve cihatçı gönderdi (28.09.2020).', 'S-400'ler hurdaya döndü (17.08.2020).', 'Joe Biden Türkiye için demokrasi vurgusu yapmalı (20.11.2020).' Tam bağımsızlık mücadelesi veren Cumhur İttifakı karşısında, CHP ve yancıları da Millî Mücadele’nin ilk yıllarındaki iş birlikçi ve köksüzlerin yaptığı gibi mandacı çizgide duruyor. ABD seçimleri resmîleşmeden Kılıçdaroğlu’nun Joe Biden’ı ilk kutlayan politikacı olması tesadüf değil elbette… CHP’nin doludizgin ilerlediği hedef; ne Akdeniz ne mavi vatan; dosdoğru Amerikan mandası… Yazıklar olsun! Atatürk’ün 'tam bağımsızlık' parolasıyla kurduğu CHP, ‘MANDA’ yanlısı bir dış politika takip ediyor. Yakında CHP’ye Joe Biden tarafından General Harbord kıvamında bir temsilci yollanırsa şaşmayın. Joe Biden’dan daha koltuğa oturmadan Türkiye’de demokrasiye ayar vermesini istemesi kamuoyunda tepki toplayınca, mandacı Kılıçdaroğlu’nun kılıcını sallayan Çeviköz kıvırmaya başladı. Zırva tevil götürmez. Onca zırvayı yumurtlayıp sonra da çark etmeye kalkışmak, CHP’yi kurtarmaz. TBMM’nin millî egemenlik ve tam bağımsızlık temelinde kurulduğunu unutan iş birlikçi CHP’yi, vakti saati geldiğinde bu aziz millet sandıkta unutur."

TÜRK MİLLETİ, CUMHUR İTTİFAKINA DESTEĞİNİ HER GEÇEN GÜN DAHA DA ARTIRACAKTIR
Semih Yalçın, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, "Sayın Genel Başkan'ımızın Sayın Cumhurbaşkanı'mızla olan hukuku Türkiye düşmanlarının kafalarının almayacağı kadar tutarlı, dengeli, hesapsız, plansız, ilkeli, karşılıklı hürmet ve muhabbete dayalıdır." dedi.
Yalçın, dengeli, hesapsız, plansız, ilkeli, karşılıklı hürmet ve muhabbete dayalıdır." dedi. Cumhur İttifakının sadece seçimlerde belirli bir başarıyı yakalayıp, parlamento aritmetiğini belirlemek üzere kurulmadığını kaydeden Yalçın, ittifakın iki siyasi partinin bir araya gelip, birliktelik oluşturmasından ibaret olmadığını bildirdi.
Cumhur İttifakının aynı zamanda içinde kültürel ve sosyal hedefleri barındıran çok yönlü bir proje olduğunu vurgulayan Yalçın, MHP olarak Türkiye'nin 21. yüzyıldaki yüksek hedeflerine ulaşma çabalarının heba olmaması için Cumhur İttifakını sürdürmekte kararlı duracaklarını vurguladı.
Yalçın, "Zamanla başkaları da bizim haklılığımızı teslim edecek ve ittifak büyüyerek yoluna devam edecek. Ayrıca unutmayalım ki bu ittifakı asıl güçlü kılan, arkasındaki millî İrade ve millî mutabakat arzusudur. Millet, Cumhur İttifakına desteğini her geçen gün daha da arttıracaktır." ifadesine yer verdi.
OKYANUS ÖTESİNİN TALİMATIYLA KURDURDUĞU PARTİ BİR HİÇTİR
Semih Yalçın, Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın MHP’ye yönelik açıklamalarına tepki göstererek, “’Ali Babacan ikide bir bize çalım satacağına, particiğinin ne durumda olduğuna bir baksın, ondan sonra böbürlensin! Particiği Türkiye’de mikroskobik bir siyaset organizması olmaktan öteye geçemiyor.”’ ifadelerini kullandı.
Babacan’ın MHP’ye laf atacağına, “particiğinin” ne durumda olduğuna bakması gerektiğini hatırlatan Yalçın, ‘’Particiği Türkiye’de mikroskobik bir siyaset organizması olmaktan öteye geçemiyor.’’ dedi.
Yalçın, Babacan’ın kendi keline bile merhem bulamayacağını kaydederek, okyanus ötesinin talimatıyla kurduğu Deva Particiğinin bir “hiç” olduğunu bildirdi.
Yalçın, şunları kaydetti:
“’Zillet ittifakının son yancılarından Deva Partisinin başını çeken Ali Babacan; MHP’yi ‘küçük’ sıfatıyla anmak içindeki haset, kin ve kıskançlığı tatmine yetmeyince hızını alamayıp bir de ‘küçüğün küçüğü’ nitelemesini kullanmış. Ali Babacan ikide bir bize çalım satacağına, particiğinin ne durumda olduğuna bir baksın, ondan sonra böbürlensin! Particiği Türkiye’de mikroskobik bir siyaset organizması olmaktan öteye geçemiyor. Bırakın halkın derdine deva olmayı, Babacan kendi keline bile merhem bulamaz. Okyanus ötesinin talimatıyla kurduğu Deva Particiğinin bir ‘hiç’ olduğunu bilen milletimiz; onu da, evlere şenlik politik söylemlerini de önemsemiyor. Biliyoruz; Cumhur İttifakının ortağı sıfatıyla MHP’nin oynadığı dominant ama yapıcı ve sorumlu rol, hem zilletin yancılarına fitne fücur gömleği biçenlerin oyunlarını hem de zilletçilerin kimyasını bozuyor. Zillet ittifakı üyelerinin ve de yancıların duçar olduğu ‘küçük’lük kompleksinin arkasında, yetersizlik ve iktidarsızlık sendromu yatıyor. MHP’ye saldırmak, kifayetsiz zilletçiler üzerinde siyaseten takviye ilaç etkisi yaratıyor. Bu yüzden partimize söverek tatmin oluyorlar.”
HDP/PKK KÂMİLEN İTLAFI GEREKEN BİR SİYASİ HAŞARE SÜRÜSÜDÜR
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin HDP'yi hedef alan açıklamaları sonrası Twitter'dan paylaşım yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "HDP/PKK kâmilen itlafı gereken bir siyasi haşere sürüsüdür." dedi.
Yalçın, HDP’nin Devlet Bahçeli’ye yönelik, "Ağzınızı kapatırsanız ülkenin geleceğine büyük iyilik etmiş olacaksınız." şeklindeki sözlerine, "Terör uzantıları yine hadlerini aşmış... Bize ağzımızı kapatmamızı söyleyen HDP, kanlı bir terör örgütünün her açıdan tescilli siyasi ayağı, terör örgütü icra kurulunun üyesidir. Partinin karar mekanizması Kandil ve İmralı’dır." şeklinde cevap verdi.
Yalçın, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda HDP’ye yönelik şu ifadelere yer verdi:
"- Terör uzantıları yine hadlerini aşmış... Bize ağzımızı kapatmamızı söyleyen HDP, kanlı bir terör örgütünün her açıdan tescilli siyasi ayağı, terör örgütü icra kurulunun üyesidir. Partinin karar mekanizması Kandil ve İmralı’dır.
- Bu partinin suç şebekesi olduğunun somut ve sabit delilleri çoktur. İnsan taciri HDP; masum çocukları, gelecek hayalleri kuran delikanlıları kaçırıp esir etmekte; dağda ve kırsalda gençliklerini satarak canlarını almaktadır.
- HDP denen bu utanmaz arlanmazlara ve destekçilerine denecek söz şudur: Çekin pis elinizi masum halkın üzerinden. Düşün milletin yakasından! Siz halkın refahının, huzurunun önündeki en büyük engelsiniz. Halkın problemlerini, beklentilerini ve hayallerini sömürmeyi bırakın artık.
- Milletimizin tek istediği, eli kanlı katiller sürüsü PKK’nın ve onun emirlerini yerine getiren HDP’nin istismarından kurtarılmasıdır. HDP’nin ayakta tutmaya çalıştığı terör şebekesinin kapanışını ve tükenişini sabırla bekleyeceğiz.
- HDP/PKK halk düşmanıdır, tabiat ve insanlık düşmanıdır. Terör örgütü HDP/PKK, kâmilen itlafı gereken bir siyasi haşere sürüsüdür. Ağızları kapatılması gereken kravatlı mazbatalı Güruhtur.
- Tükeniş aczinin sevkiyle gözü dönen ve kudurmuş bu iğrenç HDP artık yolun sonuna gelmiştir. 21. yüzyılda, kuzu postuna bürünmüş iki ayaklı sırtlanlara ve demokrasi havarisi kılığına girip insanlık dışı suç işleyen katil sürülerine yer yoktur.

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Twitter'dan art arda yaptığı açıklamalarda HDP'ye yönelik özetle şunları kaydetmişti:
"Bu kervan böyle gitmemelidir. Adalet ve hukuk mutlak surette devreye girmeli, HDP’nin kapısına açılmamak üzere kilit vurulmalıdır. Yani demem odur ki, HDP’yi Türk siyasetinin taşıma ve hazmetme kapasitesi dolmuştur. Bu terör ve bölücülük yatağı kapatılmalıdır" demişti. Bahçeli’nin açıklamalarının ardından HDP’den açıklama gelmiş, “Bahçeli’ye yanıtımızdır; İktidara dayanarak, sarayın konforlu gölgesine sığınarak mafyacılık yapanlar bu ülkenin gerçek düşmanlarıdır. Size rağmen bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz. HDP’yi kapatmak yerine ağzınızı kapatırsanız ülkenin geleceğine büyük iyilik etmiş olacaksınız..."

HALK İRADAESİNE BOYUN EĞMESİ GEREKEN CHP, İP VE HDP’DİR
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, CHP’nin asıl amacının zillet ittifakının içeriden çatısı olmak ve dışarıdan ise HDP’yi destekleyici çatı hâline getirmek olduğunu belirterek, “Ancak Türklük düşmanı uluslararası aktörlerin davulunu çalarak, Türkiye’nin önünü kesmek isteyen sömürgeci ülkelerin yöneticileriyle ağız ve iş birliğine giderek zillet ittifakı ne elde edebilir ki? Koca bir hiç! Asıl demokratikleşmesi ve ezici halk iradesine boyun eğmesi gereken, CHP, İP ve özellikle de HDP’dir.” dedi.
Yalçın, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Yaşadığımız koronavirüs pandemisinin yarattığı sorunlarla başarılı şekilde mücadele eden, halkın güçlü desteğini ve Cumhur İttifakının kararlılığını arkasına alan bir yönetim ferasetle icra mevkiindeyken, kriz çığırtkanları çeşitli bahanelerle ortalığa velvele salmaya devam ediyor. Kimi kaos bezirgânları durduk yere entrika masası kuruyor, kimi demokrasi düşmanları demokratikleşme yaveleri okuyor, kimi sistem muarızları Anayasa ve sistem tartışmaları açmaya çaba gösteriyor. Lakin basiret sahibi aziz milletimiz, arkasında durduğu istikrarlı yönetimi antidemokratik yollardan iktidardan indirmeye ve rüştünü ispat eden Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini yok etmeye dönük kirli oyunları görüyor ve gaza gelmiyor. Sandık marifetiyle ve güçlü halk desteğiyle işbaşında bulunan bir iktidara karşı, siyaset mühendisliği metotları kullanılarak kargaşanın ve demokrasi dışı müdahalelerin tohumlarını serpmeye çalışanların kirli tezgâhları, millî iradesinin yalçın duvarına çarpıyor. Mevcut yönetim; dinamik şer güçlerin, antidemokratik kurumların ve siyaset dışı aktörlerin marifetiyle işbaşına gelmedi. Cumhur İttifakı da gökten zembille inmedi. Şu anda güçlü bir halk idaresi ve Cumhur İttifakının siyasi kudretiyle icra mevkiinde olan bir hükûmet var. Bu sayede, ülkedeki bütün sorunlara rağmen istikrar ve huzur iklimi var. Ayrıca tıkır tıkır işleyen Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine halkın desteği artarak sürüyor. Gerek koronavirüs gündeminde gerek Suriye, Doğu Akdeniz ve Libya gibi uluslararası krizlerde gerekse AB ve ABD ile ilişkilerde takip edilen tutarlı ve haysiyetli politikalarla Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi rüştünü ispatladı. Halkın da tasvip ve desteğini kazandı. Bundan âlâ demokrasi mi olur? CHP, HDP ve İP gibi partiler iktidara gelecek halk desteğini alamayınca tribünler mesaj yollayıp hiç olmazsa kendi tabanlarını konsolide etmek için demokratikleşme palavralarını gündemde tutmaya çabalıyor. Soruyoruz! Bugüne kadarki politikalarla kin, nefret ve düşmanlık üretmekten, binlerce masum Kürt kökenli vatandaşımızın ölümüne yol açmaktan, bin yıllık kardeşliğimize zarar vermekten başka HDP’lilerin ellerine ne geçti? jakoben ve müdahaleci zihniyette ısrarla, meşru iktidarları devirmek için antidemokratik yöntemlere başvurmakla, CHP’nin eline ne geçti? Yalan ve entrikadan vazgeçmemekle İP ne kazandı? CHP, 15 Temmuz’un hemen ardından millî mutabakat zemininden koparak FETÖ’cülerin ve PKK’nin siyasi kanadının yanında konuşlanmıştır.

İP MÜDİRESİNİN "15 TEMMUZ'DA BAŞKAN OLACAĞIM" TERANEASİ
Yalçın, açıklamasında "CHP; Türkiye’ye bölünmenin eşiğine getiren FETÖ darbesi sonrasında hukukun üstünlüğünden taviz verilmeden, kamuoyunun ve bütün dünyanın gözleri önünde, şeffaf bir anlayışla yargılanan vatan hainlerinin gül hatırı için hukuk ve adalet şampiyonluğuna soyunmuştur." ifadesine yer verdi.
İP'in ise hâlâ darbe senaryoları peşinde olduğunu kaydeden Yalçın, İP adına HDP/PKK ile Anayasa yapma amacıyla masaya oturan A.Kâmil Erozan’ın 2021 yılının ikinci yarısında iktidarı devralacaklarına yönelik açıklamasının, İP Müdiresinin "15 Temmuz’da başbakan olacağım." teranesini hatırlattığını belirtti.
Yalçın, açıklamasında şunları kaydetti:
"HDP’nin kapatılması talebi İP Müdiresini rahatsız etmiştir. Millet bunları hep ayrılıkçı, hizipçi, Amerikancı, FETÖ'cü, SOROS'çu tutumlarıyla hatırlayacaktır. Bu şüphe ve güvensizlik, sırtlarına bir yafta veya damga gibi yapışmış; bırakın siyasi hayatlarını, ölünceye kadar peşlerini bırakmayacaktır. Bir gayriciddi müennesin siyaset erbabını ciddiyete davet etmesi evlere şenlik bir durumdur. Kripto abla tamamen insani ve siyaset ötesi konularda algı saptırması ve karalama kampanyası derdine düşmüştür. Millî dayanışmayı genişletme ve toplum olarak maneviyatımızı yüksek tutma gibi bir derdi yoktur. Puslu ve netameli korona günlerinde esnaf geziyorum bahanesiyle karnı guruldayarak ava çıkan İP Müdiresinin politika tilkisi rolüne bürünmesinin amacı, fırsattan istifade ederek boş midesini siyasi rantla doldurmaktır. Kripto ablanın; hemen her konuda çıkar devşirmeyi yeğlemesi ve milletin acılarına sırtını dönmesi, utanç vericidir. B. Arınç ve N. Kurtulmuş ile ilgili olarak da İP Müdiresi aklınca müzevirlik yapmakta, Cumhur İttifakı ve milletle MHP’nin arasını bozmaya çalışmaktadır. Necis suyla abdest alınamayacağına göre; şeytanlık, yalan, iftira ve desise ile de MHP’nin millet vicdanında edindiği yerin yok edilmesi mümkün değildir. Genel Başkan'ımız Sayın Devlet Bahçeli’nin CHP-İP-HDP şer ittifakına gösterdiği tepki ve tedbirler Zillet blokunu telaşlandırmıştır. FETÖ iltisaklı partileri aynı ipe dizerek 'ittifakı genişletmek ve demokrasi kılıfına uydurmak!!!' Çabasındaki CHP’nin asıl amacı ittifakın içerden çatısı olmak, dışardan ise HDP’yi destekleyici çatı hâline getirmektir. Ancak Türklük düşmanı uluslararası aktörlerin davulunu çalarak, Türkiye’nin önünü kesmek isteyen sömürgeci ülkelerin yöneticileriyle ağız ve iş birliğine giderek zillet ittifakı ne elde edebilir ki? Koca bir hiç! Asıl demokratikleşmesi ve ezici halk iradesine boyun eğmesi gereken, CHP, İP ve özellikle de HDP’dir. Unutulmamalıdır ki demokratik nizamın temel düsturu, HALK İRADESİNE SAYGI’dır. Anlaşılan, ülkemizdeki istikrar ve sağlam halk desteği, müzmin muhaliflerin ve felah bulmaz muarızlarımızın uykusunu kaçırmaktadır. Sanki ortada içinden çıkılamayan bir kriz, ülkenin yönetilememesinden doğan bir otorite boşluğu, en önemlisi de bir halk hoşnutsuzluğu varmış gibi ısrarla kaos çığırtkanlığı yapılması da bu tahammülsüzlük nöbetlerinden kaynaklanmaktadır. Zilletçiler; sistemin tıkır tıkır işlediğini elbette görmüyor değil, fakat görmek ve kamuoyuna itiraf etmek istememektedir. Doğruluk yerine ikiyüzlülüğü, hakikatler yerine halka yalan söylemeyi, hakkaniyet yerine iftira ve desiseyi tercih etmeleri de bu yüzdendir. Bizden söylemesi… Asıl parmağı size bizzat halk sallayacak. Halka kulak vermeyip ÜÇ MAYMUNU oynayarak kriz tellallığı yapanların demokrasi kabristanında biten ibret verici ve acıklı encamına dair yakın tarihimizde bir yığın örnek mevcuttur."