DEVLET BAHÇELİ’DEN KUDÜS AÇIKLAMASI: “918 YIL EVVEL HAÇLILARIN İŞGALİNE UĞRAYAN KUDÜS, YENİ VE ACIMASIZ BİR KUŞATMAYLA SARSILMIŞTIR.”

18 Haziran 2018 14:36 Ahmet Deniz AĞCA
Okunma
648
DEVLET BAHÇELİDEN KUDÜS AÇIKLAMASI: “918 YIL EVVEL HAÇLILARIN İŞGALİNE UĞRAYAN KUDÜS, YENİ VE ACIMASIZ BİR KUŞATMAYLA SARSILMIŞTIR.”

DEVLET BAHÇELİ’DEN KUDÜS AÇIKLAMASI: “918 YIL EVVEL HAÇLILARIN İŞGALİNE UĞRAYAN KUDÜS, YENİ VE ACIMASIZ BİR KUŞATMAYLA SARSILMIŞTIR.”

"TBMM'de grubu bulunan üç partinin ortaklaşa hazırladıkları bir metinle İslam İş Birliği Teşkilatının kararını desteklemeleri yerinde, anlamlı ve ümit verici bir gelişmedir."

 

YENİ DÜŞÜNCE -Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul'daki Kudüs Zirvesi sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak tebrik etti.

İstanbul’da düzenlenen İslam İş Birliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nin değerlendirildiği görüşmede, zirvenin son derece verimli olduğunubelirten MHP Genel Başkanı Bahçeli, elde edilen başarıdan dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tebrik etti.

Bahçeli, İstanbul’daki toplantıda İslam ülkelerinin,başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti'ni tanıdıklarını teyit etmelerinin,tüm dünyanın da Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti'nin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya çağrılmasının son derece önem taşıdığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye duyarlılığından dolayı teşekkür ettiği görüşmede, TBMM'de grubu bulunan üç partinin ortak metinle İslam İş Birliği Teşkilatının kararını desteklemeleri de olumlu bir gelişme olarak nitelendirildi.

Bahçeli, “İslam İş Birliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi Sonunda Kudüs İie İlgili Alınmış Kararlar” hakkında yaptığı yazılı açıklamada da şunları kaydetti:

"Milliyetçi Hareket Partisinin ısrarla savunduğu,İstanbul Zirvesi'nde ilanının yapılmasını gerekli gördüğü teklif ve düşünceside bu yöndedir. Bununla birlikte TBMM'de grubu bulunan üç partinin dün itibarıyla ortaklaşa hazırladıkları bir metinle İslam İş birliği Teşkilatının kararını desteklemeleri yerinde, anlamlı ve ümit verici bir gelişmedir. 14 yaşındaki bir çocuğu onlarca askeriyle gözaltına alan, down sendromlu bir mazluma şiddeti reva gören İsrail acımasızlığı, İslam ülkelerinin diriliş ve kenetlenmesiyle bertaraf edilecektir. ABD'nin şer oyunu mutlaka püskürtülecektir. Başka yol ve çaresi de kalmamıştır. ABD Başkanı Trump'ın  6 Aralık 2017'de inancımızın mübarek kentlerinden birisi olan Kudüs'ü; haksız,hukuksuz ve hadsiz şekilde İsrail'in başkenti ilan etmesi bölgemizi iyice ısındırmış, gerginlikleri kontrolsüzce tırmandırmıştır. Orta Doğu karanlık bir sürecin tam ortasına savrulmuştur. 918 yıl evvel Haçlıların işgaline uğrayan Kudüs, yeni ve acımasız bir kuşatmayla sarsılmıştır. Filistinli masumların haklı davaları, tarihî hakları, Kudüs'ün zamanlar üstü statü ve manevi kazanımları ağır bir saldırıya uğramıştır. İlk kıblemizin onurunu taşıyan,inancımızın üç büyük mescidinden birine ev sahipliği yapan Kudüs, ABD-İsrail ortak yapımı vahşi ve Vandal bir komploya maruz kalmıştır. ABD'nin hukuki ve meşru hiçbir temeli olmayan Kudüs kararını reddetmek, yok saymak, açıktan tavıralıp doğrunun tarafında yer almak uluslararası toplumun, özellikle İslam ülkelerinin yegâne sorumluluklarından birisi hâlinde ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda 13 Aralık 2017 Çarşamba günü İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İş Birliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nde çok önemli kararlar alınmış, arzulanan ve beklenen bir irade tezahür etmiştir. Zirve sonunda İstanbul Deklarasyonu adıyla bir bildiri yayımlanmıştır. İslam İş Birliği Teşkilatının kurulma gayesinin temelinde, esasen Kudüs'ü kurtarma ve kurtuluşunu sağlama hedefinin bulunduğu tartışma götürmez bir gerçektir. Bu itibarla, İslam İş Birliği Teşkilatı 48 yıllık misyonuna bağlı ve sadık bir şekilde duruşunu ve tutumunu net olarak gözler önüne sermiştir. Türkiye'nin öncülüğünde ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın çağrısıyla toplanan zirvede ABD-İsrail kumpasının tüm yönleri deşifre edilmiş,Kudüs'ü tasallut altına almak için devreye giren siyonist emellere tesir düzeyi yüksek tepki gösterilmiştir. Bu gelişme oldukça umut ve memnuniyet vericidir.ABD yönetiminin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan skandal kararının reddiyle birlikte kınanması birlik ve dayanışma ruhunun temerküz ve tecellisidir. Birleşmiş Milletler kararlarına, uluslararası antlaşmalara açıkça aykırı olan ABD zorbalığının tarih, vicdan ve hukuk karşısında hükümsüz olduğunun vurgulanması değerli, dengeli ve isabetli bir değerlendirmedir.Ayrıca, başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve bağımsız Filistin Devleti’nin teyidiyle birlikte dünyaya tanınması yönünde çağrıda bulunulması zalimlere okkalı bir şamar, muazzam bir cevaptır. Milliyetçi Hareket Partisinin ısrarla savunduğu, İstanbul Zirvesi'nde ilanının yapılmasını gerekli gördüğü teklif ve düşüncesi de bu yöndedir. Bununla birlikte TBMM'de grubu bulunan üç partinindün itibarıyla ortaklaşa hazırladıkları bir metinle İslam İş Birliği Teşkilatının kararını desteklemeleri yerinde, anlamlı ve ümit verici bir gelişmedir. 14 yaşındaki bir çocuğu onlarca askeriyle gözaltına alan, down sendromlu bir mazluma şiddeti reva gören İsrail acımasızlığı, İslam ülkelerinin diriliş ve kenetlenmesiyle bertaraf edilecektir. ABD'nin şer oyunu mutlaka püskürtülecektir. Başka yol ve çaresi de kalmamıştır. Görev alanı Doğu Kudüsile Filistin Ulusal Yönetimine bağlı bulunan Batı Şeria ve Gazze'den oluşan Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosluğu resmen büyükelçilik seviyesine çıkarılmalıdır."