MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ: "ATATÜRK, TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR, CUMHURUN KENDİSİDİR"

11 Haziran 2018 12:10 Ahmet Deniz AĞCA
Okunma
1247
MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ: ATATÜRK, TÜRKİYE CUMHURİYETİDİR, CUMHURUN KENDİSİDİR

MHP GENEL BAŞKANIDEVLET BAHÇELİ: "ATATÜRK, TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR, CUMHURUN KENDİSİDİR"

 

AHMET DENİZ AĞCA

YENİ DÜŞÜNCE -Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Atatürk,Türkiye Cumhuriyeti'dir. Seneler geçip asırlar birbirini kovalasa da milletimiz, mazlum toplumlar ve vicdan sahibi her insanımız aziz Atatürk'e müteşekkirdir. Bu düşüncelerle aziz şehitlerimizi, kurucu kahramanları,kurtuluşumuzun mümtaz neferlerini rahmet, minnet, şükran hislerime anıyorum." dedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 79'uncu yılında Anıtkabir'de düzenlenen devlet töreniyle anıldı.

Anıtkabir'deki tören, saat 8.45'te devlet erkânının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki kortejde, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bakanlar Kurulu üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yüksek yargı organlarının başkanları, kuvvet komutanları,siyasi partilerin temsilcileri, bürokratlar ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırmızı beyaz karanfillerden oluşan ay yıldızlı çelengi, Atatürk'ün mozolesine bıraktı. Atatürk'ün 79 yıl önce vefat ettiği saat olan 09.05'te bir dakika süren "ti" sesi eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Saygı duruşu sırasında gönderdeki Türk bayrağı da yarıya indirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokolde yer alan devlet erkânı, daha sonra Misak-ı Millî Kulesi'ne geçti.Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deftere şunları yazdı:

"Vefatının 79. yıl dönümünde Kurtuluş Savaşı’mızın büyük komutanı, Cumhuriyet’imizin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha rahmetle hürmetle saygıyla yad ediyoruz.

Atatürk'ün bize bıraktığı en önemli miraslardan biri olarak gördüğümüz Türkiye'yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma hedefi doğrultusunda gece gündüz çalışmayı sürdürüyoruz."

MHP Lideri Devlet Bahçeli de, sosyal hesabı Twitter üzerinden 10 Kasım sebebiyle paylaştığı mesajında şunları kaydetti:

"Cumhuriyet’imizin kurucusu, Millî Mücadele'nin kutup yıldızı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının 79'uncu yıl dönümünde saygıyla yâd ediyoruz. Aziz Atatürk büyük bir komutan, üstün meziyetleri olan bir devlet vesiyaset adamı olarak Türk milletinin kalbinde taht kurmuştur. O, milletine samimiyetle inanmış bir yürek, vatanına sevdalı fazilet timsali bir şahsiyettir. Elbette o, istiklal ve istikbal demektir. Onda; karamsarlığa tamah etmek, karanlığa teslim olmak, yılgınlık ve yenilgiyi kabullenmek hiç görülmemiş, hiç rastlanmamıştır. Tarih boyunca, hüner ve haysiyet sahibi devlet ve siyaset adamları için zorluklara, imkânsızlıklara, darboğazlara boyun eğme hâli hiç yoktur. Aziz Atatürk umut olmuş milleti kavramış, ufuk olmuş geleceği kurgulamış, güç olmuş vatanı kurtarmış, ülkü olmuş Cumhuriyet'i kurmuştur.Harap olmuş bir ülkeyi, yorgun düşmüş bir milleti yeniden kuvvet hâline getirmek onun marifeti, onun muzafferliği olmuştur. Önce vatan kurtarıp sonra devlet kuran milliyetçi bir mimar, millî bir mihverdir. Bu itibarla Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'dir. Seneler geçip asırlar birbirini kovalasa da milletimiz, mazlum toplumlar ve vicdan sahibi her insanımız aziz Atatürk'e müteşekkirdir. Bu düşüncelerle aziz şehitlerimizi, kurucu kahramanları,kurtuluşumuzun mümtaz neferlerini rahmet, minnet, şükran hislerime anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ebediyete irtihalinin 79'uncu yıl dönümünde Cenabı allah'tan rahmet diliyorum. Millî eserlerinin, kutlu mirasının sonsuza kadar yaşatılacağını, bu konuda en büyük güvencenin Türk milleti olduğuna içtenlikle inanıyorum. Bizzat demişti ki: 'Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine sadakat gerekir.' Türk ve Türkiye sevdalıları çok şükür bu sadakattedir. Naçiz bedenlerin gelip geçici olduğu şu fâni dünyada, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet ve ilanihaye payidar kalacaktır. Ne mutlu Türk’üm diyene!"

ATATÜRK'E YÖNELİK ARTAN İLGİDEN MUTLULUK DUYUYORUM

Bu arada Bahçeli, 79. ölüm yıl dönümü sebebiyle Atatürk'ün siyasi gündemde yoğun olarak yer almasından dolayı mutluluk duyduğunu ifade etti. MHP Lideri Bahçeli, yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik artan ilgiden ziyadesiyle mutluluk duyuyorum, devamını temenni ediyorum. Aziz Atatürk’ün siyaset üstü kalması samimi dileğimdir. PKK, HDP ve FETÖ’nün yörüngesine giren CHP’nin Atatürk adını anmaya ne yüzü ne de hakkı kalmıştır. Atatürk hiç kimsenin siyaset dövüşünün, sivri dilinin konusu olmayacaktır. Atatürk’e alaka yükseliyormuş, ne var bunda? Olması gereken bu değil mi? Ne güzel işte bunu polemik malzemesi hâline getirmek ahlaki mi? % 50+1 nelere kadirmiş, Atatürk konusu abartılıyormuş. Bazıları şaşkınlık geçiriyor, kelli felli kalem sahipleri hayretler içindeymiş. İpsiz sapsız değerlendirmeleri buruşturup atınız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Atatürk tam bağımsızlıktır. Atatürk, Türk milliyetçisidir. Komünist, köksüz, feslisi fessizi kim varsa kıvranmaktadır. Varsın cehaletlerinin esiri olsunlar. Fazla söze yer ve gerek yoktur. Atatürk ortak kıvancımız, kurtuluşumuzun kutup başı olarak ebediyete kadar eserleri ile eşsiz mirasları ile var olacaktır. Manen yaşayacaktır."

BAHÇELİ'DEN ATATÜRK'E YÖNELİK SALDIRILARA SERTD TEPKİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsına yönelik yapılan saldırılara sert tepki göstererek, "Atatürk düşmanlığına heves edenler, Sakarya'da Türk'ün süngüsüyle kalan tek dişleri de sökülmüş işgalcilerin bu çağdaki mirasçılarıdır. Cumhuriyet'i bela görenler,Dumlupınar'da yere serilip İzmir'e kadar kaçan hayâsızların müptelası olan köhne ve kirli şahsiyetlerdir. Atatürk Türk'tür, Türk'ün Samsun'dan Ankara'ya kadar süren mücadelesinin kınından çıkmış kılıcıdır." diye konuştu.

Konuşmasına, "Türk milleti fazilet ve fedakârlık numunesi evlatları konusunda tarih boyunca talihli ve önü açık olmuştur."diyerek başlayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"İftiraya ve işgale uğrayan bir tarihi bütün ihtişamıyla diriltmek amacıyla her şeyi göze almış yüksek ahlaklı, yüce gönüllü şahsiyetlerin varlığı milletimizin her daim gurur kaynakları arasında yerini almıştır. Vicdanının sesine kulak verip, tarihin ihtarlarına sadakat gösteren kahramanlar, bir yoklayış, bir çırpınış, bir arayış sonucunda üzerlerine düşen sorumlulukları farklı dönemlerde yerine getirmişlerdir. Bu kahramanlar ki,yalçın bir irade, engin bir tecessüs, uyanık bir şuurla zorlukların üstüne üstüne gitmişler, sonunda da zafere ulaşmışlardır. Kimi zamanlarda, bir geniş'Ah!' ile bir derin 'Eyvah!' arasına sıkışmış aziz milletimize ümit aşılayan,hedef gösteren, yön veren, kurtuluşun iradesini yeşerten büyük insanlar tarihe mühür vurmuşlardır. Bu büyük insanlardan birisi de hiç şüphe yok ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Vefatının üzerinden 79 uzun yıl geçmesine rağmen,aziz Atatürk hâlâ özlemle andığımız, hâlâ hayranlıkla anılarımızda taşıdığımız muktedir bir komutan, muazzez bir devlet adamı, muteber bir siyasetçidir. O,cehaletin, sefaletin ve taassubun hüküm sürmesine karşı gelmiştir. O,tahribata, teslimiyete, tavizkâr anlayışlara karşı çıkmıştır. Başağın çıkması için tohumun çatlaması lazımdır. İradenin canlanması için, sahibinin ayağakalkması şarttır. Kabuk kırılınca ya öz çıkacak ya da ölüm olacaktır. İşte tohumu çatlatan, irade sahibini ayağa kaldıran, kabuktaki özü fark edip imhayı durduran kurucu ve kurtarıcı kahramanlardır."

ATATÜRK,CUMHURİYETTİR, CUMHURUN TA KENDİSİDİR

Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de kahramanlar sayfasına ismini altın harflerle yazdırdığını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine sadakat gerekir. 10 Kasım; bir matem gününden ziyade, Gazi Mustafa Kemal'in daha iyi anlaşılıp, daha iyi kavranıp fikir ve eserlerinin her yönüyle tanıtılması açısından önemli ve tarihî bir eşiktir. O, vatanı parçalamaya yeltenenlere sur olan, Türk milletinin maddi ve manevi varlığını çiğnemeye cüret edenlere dur diyen kutlu ve kutsal mücadeleye liderlik yaptı, nur olup istikbaldeki sisli ve gölgeli alanları aydınlattı. Milletimizin içine gömüldüğü hareketsizliği,karamsarlığı, çaresizliği ve şaşkınlığı kolektif akılla tedavi edip, çağın stratejik boşluklarını dolduran ahlak ve adanmışlıkla tasfiyeye girişti vebunda da çok şükür başarılı oldu. Bağımlılığı elinin tersiyle itip manda ve himaye çabalarını tersledi, müstevli hesapları milletten aldığı güçle tepeledi,işgalcilerin tepelerine yıldırım gibi indi. Diyordu ki; 'Geçmişi ne kadar unutursak geleceği korumak o kadar zorlaşır.' Gerçekten de mazinin kudretinden güç alıp geleceğin rotasını çizdi. En büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti'ni nice badireleri aşarak, nice bedelleri ödeyerek kurdu ve bizlere emanet etti. Atatürk, tam bağımsızlıktır. Atatürk, Cumhuriyet’tir, cumhurun ta kendisidir. Ve de Atatürk Türk milletinin ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk isminden rahatsız olanların, aslında istiklal düşmanı, istikbal kaçkını oldukları aşikâr bir gerçektir. Kendilerini Cumhuriyet bekçisi vehmeden ilkesizlerle, Cumhuriyet'i tehdit ve geçmişin inkârı gören istismarcılar aynı anda hem Atatürk'e hem de devletimizin kuruluş esaslarına olmadık zararlar vermişlerdir. Türk milleti bu uçuk ve ucube kutuplaşmadan çok çekmiştir. Gazi Mustafa Kemal, tarihin bir anında tesadüfen ortaya çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti keyfe keder, can sıkıntısından, hadi şimdi de böyle olsun diye kurulmuş bir devlet değildir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti'ne dil uzatmak, aziz Atatürk'e bühtanla saldırmak tarihe, ecdada, millete, mukadderata, muhteşem Türk asırlarına husumet ve hazımsızlıktır ki, bunun adı tam anlamıyla vatan hainliğidir. Bilhassa son yıllarda, aziz Atatürk'ün özel hayatını kurcalayarak ağır ve ahlaksız sorgu ve yargılamalara teşebbüs edenlerin bayağı tavır ve ayağa düşmüş zihniyetleri dikkat çekicidir. Muhterem ve merhume annesine bile iftira atan, her türlü rezil iddiayı değişik platformlarda diline dolayan güruhun varlığı bize göre utanç vericidir."

ATATÜRK, TÜRK'TÜR VE TÜRK'ÜN KININDAN ÇIKMIŞ KILICIDIR

"Atatürk düşmanlığına heves edenler, Sakarya'da Türk'ün süngüsüyle kalan tek dişleri de sökülmüş işgalcilerin bu çağdaki mirasçılarıdır. Cumhuriyet'i bela görenler, Dumlupınar'da yere serilip İzmir'e kadar kaçan hayâsızların müptelası olan köhne ve kirli şahsiyetlerdir."ifadesine yer veren Bahçeli, Atatürk'e saldıranlara yönelik tepkilerini şöyle dile getirdi:

"Atatürk Türk'tür, Türk'ün Samsun'dan Ankara'ya kadar süren mücadelesinin kınından çıkmış kılıcıdır. Biz, bir milleti kurtarmış, bu varlık içinden bir devlet çıkararak onurlu bir mevkie yükseltmiş bir kahramanının özel hayatıyla değil, fikirleriyle, eserleriyle ve mücadele yönetimiyle meşgulüz, onunla da övünürüz. Dedikodu çarkını döndüren ilkellere tavsiyem, Atatürk'ün millî tarih şuurunu öğrenmeleridir. Vatan ve millet sevgisini kendilerine örnek almalarıdır. Hür yaşama arzusu, millet egemenliği,millî kültürün geliştirilmesi, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefini anlamalarıdır. Son zamanlarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik yaygınlaşan ilginin, yoğunlaşan dikkat çekici sevgi, saygı ve sempatinin artarak devamını yürekten diliyorum. Çünkü onun açtığı çığır, göstermiş olduğu ufuk, işaret ettiği millî hakikatler bizi her türlü düşmanlıktan, her türlü işgal ve ihanet girişiminden inanıyorum ki, muhafaza edecek rehber niteliğindedir. Biliyor ve savunuyoruz ki, muhtaç olduğumuz kudret, aynen onun ifade ettiği gibi,damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Ve 'Ne mutlu Türk'üm diyene!' sözüyle,'Bir Türk dünyaya bedeldir.' kararlılığını koruyup kollayarak gelecek kuşaklara ulaştırılması için üzerimize düşen ne varsa yerine getireceğimizi bir kez daha ilan ediyorum. 'Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.' sözüyle devletimizin beka ve ebedîliğini haykıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü önümüzdeki cuma günü karşılayacağımız 79. vefat yıl dönümünün öncesinde rahmetle, minnetle yâdediyorum. Aziz anısının, muazzam eser ve hizmetlerinin sonsuza kadar yaşayıp yaşatılacağına içtenlikle inanıyorum. “

TERÖRLE MÜCADEMLEDE ÖN ŞARTSIZ İKTİDARIN ARKASINDAYIZ

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şu anda hedef bir ülke olan Türkiye'nin beka mücadelesi verdiğini ve uzunca bir süredir terörizmin kanlı saldırılarıyla muhatap olduğunu hatırlatarak, şunları belirtti:

"Terörizm kanalıyla Türkiye'yi tehdit eden, diyet isteyen, bedel ödetmek için her yolu deneyen ülke ve mihraklar, kalemizi düşüremeyecekler, kalemimizi kıramayacaklar, kaderimize ambargo koyamayacaklardır. Dövene elsiz durmayacağız. Sövene dilsiz kalmayacağız.Vurana tepkisiz olmayacağız. Kandil'de fotoğraf veren lider kadrosunun da sonu yakındır. Aksini düşünmek akıl iflasıdır. Bu vatanın aşını yiyip, suyunu içen sonra da ihanet eden azılı katiller öyle ya da böyle helal kurşunu da mutlaka yiyeceklerdir. Hükûmetin terörle mücadelede göstermiş olduğu kararlı ve korkusuz mücadeleyi tavizsiz sürdürmesi en samimi ve içten dileğimdir. Millî mukavemet kırılamayacak, millî birlik ve kardeşlik ruhu bozulamayacaktır. Türk milleti iman ve iradesiyle, ihanetin belini kıracaktır. Milliyetçi HareketPartisi terörle mücadelede ön şartsız milletin yanında, devletin arkasında,hükûmetin destekçisidir. Zulme alkış tutan, zalimlere kucak açan, bölücülüğe ve düşmanlığa çanak tutan kim varsa kaybetmeye, bedelini ödemeye mahkûm ve mecburdur. Teröristler döktükleri kanda çırpına çırpına boğulacaklardır.Türkiye muktedirdir, Türk milleti kudretlidir, hıyanete göz açtırılmayacaktır.Kandan nemalanan, şiddetten faydalanan, kötülükten yararlanan, çevremizde yuvalanan PKK'lı katiller, inanıyorum ki, yok edileceklerdir. Kandil'de fotoğraf veren lider kadrosunun da sonu yakındır. Aksini düşünmek akıl iflasıdır. Bu vatanın aşını yiyip, suyunu içen sonra da ihanet eden azılı katiller öyle ya da böyle helal kurşunu da mutlaka yiyeceklerdir. Bizden çözüm isteniyorsa, işte bizim çözüm önerimiz, daha önce de dile getirdiğim gibi,aynısıyla şudur: 1- Yurt içinde ve yurt dışındaki bütün teröristler silahlarıile birlikte teslim olmalıdır. 2 - Tamamı Türk adaletine hesap vermeli ve verilecek hükme rıza göstermelidir. Hükûmetin de ilk görevi tamamını teslim alıp, adaletin önüne yaka paça çıkartmak, bu mümkün olmuyorsa mücadelenin doğası kapsamında gereğini eksiksiz yapmaktır. Bu süreçte devletin yanındayız.Seçilmiş hükûmetin destekçisiyiz. Kahraman asker ve polislerimizin de hilafsız arkasındayız. Toprak ve insan bütünlüğümüze suikasta yeltenene kim olursa olsun kaybetmeye mahkûmdur. Millet kenetlenmiş, dev cüssesi ile ayağa kalkmıştır. Albayrak dalgalandığı müddetçe korkuya yer yoktur."

PKK'NIN ELİNDE ABDYAPIMI AĞIR SİLAHLARIN NE İŞİ VARDIR?

ABD'de belirli aralıklarla meydana gelen terörist saldırılardan veya başka bir sebepten kaynaklanan vahşi eylemlerden üzüntü duyduğunu ifade eden Bahçeli, ABD'nin terör örgütü PKK/PYD ile ilgili ilişkileri konusunda şu görüşleri dile getirdi:

"Ancak ahlaki tutarlılık gereğince aynı tavır ve vicdanlı yaklaşımı ABD'den de beklemenin en tabii hakkımız olduğuna inanıyoruz.İnsanlık terörün acı ve kanlı yüzünü sık sık görmektedir. Bunu herkes gibi bizde biliyor ve hatta yaşıyoruz. ABD'nin terörizmden şikâyet ederken,teröristlerden yakınırken, menhus ve müessir saldırılardan dert yanarken durumunu gözden geçirmesinin zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Bir ülkenin teknik ve ekonomik olarak ilerlemesi, sosyal ve ahlaki bakımdan ileri olduğuna delil teşkil etmez. ABD, madem terörizmi tehdit görmektedir, 11 Eylül'den bugüne madem terör örgütleriyle savaş hâlindedir, o halde 2 Kasım günü Hakkâri Şemdinli'de, sınırın sıfır noktasında vatan evlatlarımızı şehit eden canilerin kullandığı silahların ABD menşeli çıkmasını nasıl izah edecektir? PKK'nın elinde ABD yapımı ağır silahların ne işi vardır? Mehmetler şehit düşerken birşey olmuyor da, Hans, John, Sam ölürken mi kıyamet kopuyor, o zaman mı insanlık ve insani değerler hatırlanıyor? New York'ta saldırı olunca ayağa kalkıyorlar,Washington'a namlunun ucu değince dünya sallanıyor; ne var ki Hakkâri'de,Şırnak'ta, İstanbul'da, Şam'da, Bağdat'ta, Kerkük'te katliamlar yaşanırken kimseden çıt çıkmıyor, ses gelmiyor, tepki duyulmuyor. Bu mudur medeniyetiniz?Bu mudur demokrasi ve insan haklarından anladığınız? Bu mudur gelişmişliğinizin ölçüsü, zenginliğinizin övüncü? Buysa eğer, diyeceğim odur ki, yere batsın medeniyet algınız, yere çakılsın demokrasi ve gelişmişlik anlayışınız. ABD'nin terörizmden canı yanıyorsa, sormazlar mı, koltuğa kurulunca hacıyım hocayım diye böbürlenen, ama soyununca koltuğunun altından haç çıkan, haçlı boyası akan FETÖ'cüler ne arıyor ne geziyor Pensilvanya'da?"