EDİTÖRDEN

02 Ocak 2023 15:27 Ahmet Deniz AĞCA
Okunma
207

Yusuf Has Hacib

“Kılıcımaharetle kullanan Türk eli, insanların yarasını sarmakta da ustadır.”

 

 

Değerli YeniDüşünce Okurları,

Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerimin babası dediği  Ziya GökalpTürkçülüğün Esasları adlıkitabında millet kavramını dil ve kültürel birlikolarak tanımlar, ırkçılığı reddeder. Ziya Gökalp kültür ve uygarlık ayrımıyaparak Türk halkının kültürel ve dini değerlerini koruyup geliştirmesini savunur.Atatürk, Türk milliyetçiliğini tam da bu çerçevede algılayıp devletin kurucuiradesine sirayet ettirmiştir. “Türk Milliyetçiliği” Cumhuriyet’imizin mihenktaşı, kurucu değerlerimizden bir tanesi olmasına rağmen Atatürk’ün vefatındansonra unutturulmaya çalışılmış, Başbuğ Alparslan Türkeş’in siyaset sahnesinegirmesiyle yeniden filizlenmiştir. MHP, Türk siyasi hayatında Türkmilliyetçiliği davasının partileşme ve siyasette söz sahibi olma ihtiyacınınbir neticesi olarak ortaya çıkmış, Cumhuriyet’in MHP’ye hayat veren fikrî,kültürel ve siyasi altyapısının temelleri Atatürk Dönemi’nde ortaya atılmıştır.Ülkü, Ülkücülük, bozkurt gibi Türklüğü tavsif eden kavram ve semboller, bizzatAtatürk tarafından kullanılmıştır. MHP’nin teşekkülünde, sadece onun kurucularınındeğil, Atatürk’ten sonra hiç sönmeyen bir iman ateşini sürekli parlatan Türkmilliyetçilerinin verdikleri sabırlı ve çileli mücadelelerin de çok büyükkatkısı vardır. Türkiye’de günümüze kadar gelen milliyetçilik hareketlerininzorlu mücadeleler vererek ilerlediği dava yolunda döşenen her kilometre taşı,Milliyetçi Harekete yön vermiştir. Milliyetçi Hareketin ideolojik çerçevesiniçizen “Türk-İslam ülküsü” de OsmanlıDevleti’nin son devrinden itibaren Türklük uğrunda verilen şuurlanma ve bekamücadelesi sonucunda şekillenmiştir.       CennetmekânBaşbuğ Alparslan Türkeş’in başlattığı sorumlu, tutarlı, yapıcı vepozitif politika anlayışı; Lider Devlet Bahçeli döneminde de sürdürülmüş “Önceülkem ve milletim sonra partim ve ben” anlayışı ile devletimizin koruyucuiradesi hâline gelmiştir. MHP’nin krizlere çözüm üreten uzlaşmacı ve yapıcıpolitikaları 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminden sonra daha baskın hâlegelmiş, milletimizin bizatihi kendisinin oluşturduğu “Cumhur İttifakı” ile bir devletpolitikası hâline gelmiştir. Hızlı karar alan ve uygulayan, denge ve denetlemesistemini otomatikman kendisi sağlayan ve Cumhuriyet’imizin 3. Evresi olanCumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi oluşturulmuş ve ayrıştırıcı değil bizzatbirleştirici, öteki değil bizzat Türk milletinin oluşturduğu öze dönüşpolitikası olarak tarih sahnesine altın harflerle kazınmıştır. Atacağı adımlarıkimseye sormayan, gerektiğinde söz söyleyen, bölgesinde etkin güce sahip olan,süper güç olma yolunda emin adımlarla ilerleyen güçlü Türkiye’nin yeni yüzyılınınpolitikası olan bu politika yıllardır özlemle beklediğimiz “Kızılelma”mızıngerçekleşmesi için atılan tüm adımların politikasıdır.

Esen kalınız efendim…