YENİ DÜŞÜNCE’DEN

17 Mayıs 2019 13:55 Ahmet Deniz AĞCA
Okunma
85

Değerli Okurlar,
Bilindiği üzere devletimiz ve milletimiz zor ve meşakkatli günlerden geçmektedir. Devletimiz bir yandan terör örgütleri olan PKK, FETÖ, PYD, İŞİD, JPG ve bunlara açıktan veya gizli yardım eden ülkeler ile mücadele ederken, diğer yandan ülkemizin iç dinamiklerini ve vatandaşımızın normal hayatını sürdürmesi ile alakalı olan yükümlülüğünü yerine getirmek ile meşguldür. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra beka sorunu iyice ayyuka çıkmış, o günden bu üne Lider Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan millî vicdanın sesini duymuş, milletimizin kurmuş olduğu “cumhur ittifakı”nı siyasi bir zemine taşıyıp hainlerle topyekûn mücadele etme yolunu açmışlardır. Kimin kimlerle beraber olduğu ortadadır. Neyin ne olduğunu herkes bilmektedir.
15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında milletimizin bizatihi kendisi tarafından kurulmuş olan cumhur ittifakı 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde %53.3’ lük oy oranı ile 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine göre artış sağlamışıtır. MHP’nin oyu ise Atatürk’ün doğum yıl dönümüne de denk gelen 18.81’dir. Özellikle 31 Mart sonrası cumhur ittifakını karalamak ve dağıtmak isteyen güruh, milletimiz tarafından bertaraf edilmiş, çelikten bir irade olan “cumhur ittifakı” iradesini geçememişlerdir.
31 Mart 2019 Seçimlerinin tarafları bellidir: cumhur ittifakı ve millet (zillet) ittifakı. Peki yukarıda bahsettiğimiz terör örgütleri ve onların Türkiye içerisindeki destekçileri hangi taraftadır? Kimi desteklemişlerdir? HDP batıda neden aday çıkarmamıştır? FETÖ kiminle beraberdir? Bunların desteklemiş olduğu adaylar, kazandıktan sonra kime veya kimlere hizmet edeceklerdir? Bu soruların cevabı millî vicdan sahipleri tarafından gayet iyi bilinmektedir.
Efendim, bilindiği üzere İstanbul seçimleri iptal edilmiş, Ekrem İmamoğlu’nun, HDP ve İyi Partinin desteği ile almış olduğu mazbata tespit edilen kanunsuzluklar sonucu iptal edilmiştir. Hak yerini bulmuş, adalet geç de olsa tecelli etmiştir. Şimdi yapılması gereken bu kanunsuzlukların önüne geçip İstanbul’a hak ettiği itibarı geri kazandırmaktır.
Esen kalınız…