TÜRK’ÜN DAVASI: NİZÂM-I ÂLEM İ‘LÂ-YI KELİMETULLAH

11 Ekim 2023 11:42 Prof.Dr.Hakan AKDAĞ
Okunma
218
TÜRKÜN DAVASI: NİZÂM-I ÂLEM İ‘LÂ-YI KELİMETULLAH

TÜRK’ÜNDAVASI: NİZÂM-IÂLEM İ‘LÂ-YIKELİMETULLAH

Prof. Dr. Hakan AKDAĞ[*]

Genellikleİslamiyet öncesi Türklerde karşımıza çıkan bir ülkü olan cihan hâkimiyetinin, İslamiyet’inkabulü ile birlikte şekillenerek Türk-İslam devletlerinin varlığında devamlılıkgösterdiğini görebiliriz. Nizâm-ı Âlem İ’lâ-yı Kelimetullah ülküsü olarakkarşımıza çıkan bu hedefin, İslamiyet’ten önceki cihan hâkimiyeti anlayışınınbir devamı niteliği olduğunu söylemek yerinde olur. Türklerin İslamiyet’ikabulü ile birlikte cihan anlayışının İslamiyet’teki cihat anlayışı ilesentezlendiğini açık bir şekilde görmek mümkündür. İslam öncesinde Türk hâkimiyetinitüm cihanda sağlamak isteyen Türk hükümdarların, İslamiyet’ten sonra da yine bumefkûreyi gerçekleştirme çabasında olurlarken ve aynı zamanda dinin de yayılmave uygulanma sahasını artırma, dinin bulunduğu mevkisini yüceltme mücadelesiverirlerken, İslamiyet’in sağladığı adalet anlayışıyla da âleme bir nizam yanidüzen verme çabası içerisinde oldukları bilinmektedir. Bu doğrultuda hemTürk-İslam devletlerinde karşılaştığımız hem de günümüzde dahi varlığını siyasianlamda koruyan bir kavram olarak Nizâm-ı Âlem İ’lâ-yı Kelimetullah kavramlarınıaçıklamaya çalışacağız. Arapça kökenli bir sözcük olan ‘’nizam’’kelimesi Türkçe sözlükte düzen kavramıyla karşılanmaktadır. Âlem ise yineArapça kökenli bir sözcük olmakla birlikte Türkçe sözlükte ‘’evren’’ ve‘’dünya’’ gibi anlamlara gelmektedir. Bununla birlikte belli bir gruptakicanlıları karşılamak için de kullanıldığını görmekteyiz (TDK, 2023. https://sozluk.gov.tr/).Bu tanımlamalar doğrultusunda Nizâm-ı Âlem tamlamasını en basit şekilde ‘’dünyanındüzeni’’ şeklinde ifade etmek doğru olur. İşte bu kavram Türk millîkültüründe tüm cihana hâkim olup dünyanın düzenini sağlamaya çalışma ülküsünüifade etmektedir. İ’lâ-yı Kelimetullah, özünde Allah’ın dinini yüceltmek veyükseltmek anlamlarında kullanılan bir kavram olarak kabul edilmektedir.Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde bu kavram; ‘’Yükseltmek,yüceltmek anlamındaki i’la mastarıyla, Allah’ın sözü manasındaki Kelimetullahkelimelerinden oluşan bu terkipte yer alan Kelimetullah’ın, Tevhid inancının esasınıteşkil eden La İlahe İllallah sözünü ve daha genel olarak Allah’ın insanlığagönderdiği son dini ifade ettiği kabul edilmektedir. Bu durumda İ’la-yiKelimetullah tabiri, Allah’ın dininin ve Tevhid inancının yüceltilipyaygınlaştırılması yolunda gösterilen gayret ve faaliyetleri kapsamakta, cihadve savaş kelimeleriyle birlikte Kuran-ı Kerim’de sıkça zikredilen Fisebilillah (Allahyolunda) kavramıyla yakından ilgili bulunmaktadır.’’ şeklindetanımlanmıştır (TDV İslam Ansiklopedisi, 2000. https://islamansiklopedisi.org.tr/ila-yi-kelimetullah).

Butanımlamadan da anlaşılacağı gibi kavram İslamiyet’in kabulü ile birlikteTürk-İslam devletlerinde bir ülkü olarak karşımıza çıkmış, Türk-İslamdevletleri hükümdarları bu ülkü doğrultusunda fetih ve gaza hareketlerindebulunmuşlardır.

İslamiyetöncesi Türklerde, Türk töresi ile dünyanın düzenini sağlamaya çalışma ülküsücihan hakimiyeti kavramıyla açıklanırken İslamiyet’in kabulü ile bu ülkünün,Allah’ın dini olan İslamiyet ve adaletle dünyaya düzen vermek ülküsünükarşılayan Nizâm-ı Âlem adını aldığını görmekteyiz. Mağat (2020), Nizâm-ı Âlem ülküsünübir kimlik inşasında da en önemli parçalardan biri olarak görmektedir. Bunoktada Nizâm-ı Âlem ülküsü bir devletin ortak kimlik oluşturmasında da etkiliolan bir hedef olarak karşımıza çıkmaktadır, denebilir. Nizâm-ı Âlem sadecebelli bölgelerde Allah’ın adaleti ile hâkimiyet sağlayıp düzen oturtmayı ifadeetmekten ziyade hâkimiyet sağlanan bölgelerde düzeni sağlarken ortak kültür,ortak dil ve ortak ülküyü sağlamayı da amaçlamaktadır. Bu bakımdan Nizâm-ı Âlemülküsü hem millî hem de İslami bir özellik taşımaktadır, denebilir. Cihan hâkimiyetiülküsünün, Nizâm-ı Âlem ülküsü olarak şekillenmesini ve ortaya çıkışını bize eniyi aktaran kaynaklardan birisi hiç şüphesiz Osman Turan’ın Türk Cihan HâkimiyetiMefkûresi Tarihi adlı eseridir. Turan (2014), Türk ve İslam tarihinin enmuhteşem devri olarak Osmanlı Dönemi’ni işaret ederken Osmanlıları millî veİslami hedeflerin düzenleyicisi, Nizâm-ı Âlem davasının en güçlü temsilcileriolarak ifade eder. İslam dininde sağlamaya çalıştığı adalet ve dünya düzeninisağlama hedefinin en ileri derecede Osmanlı Dönemi’nde gerçekleştiğinisöylemektedir. Osmanlı Devleti ve padişahlarının davalarının, Nizâm-ı Âlem üzerindetoplandığını söylemekte; İmparatorluğun temelini ve amacını da bu millî, İslamive insanî esaslara bağlı olan cihan hâkimiyeti mefkûresine dayandırmaktadır. Bumefkûrenin Türk, İslam ve dünya tarihinde en yüce derecesini bulmuş ve kudretkazanmış olduğunu belirtmiş ve Osmanlıları Türk cihan hâkimiyeti mefkûresini, Nizâm-ıÂlem ülküsü olarak yeniden canlandırdığını ifade etmiştir. Osman Turan’ın buifadelerinden de anlaşılacağı üzere İslamiyet’ten önceki dönemde Türk cihan hâkimiyetiolarak karşımıza çıkan ülkü, İslamiyet’in kabulü ile birlikte en kuvvetlişekilde Osmanlı Dönemi’nde Nizâm-ı Âlem ülküsü olarak canlanmıştır. BirçokOsmanlı hükümdarı, devletin kuruluş aşamasından yıkılışına kadar bu Nizâm-ı Âlemülküsünü sağlamak ve korumak amacıyla fetih ve gaza hareketlerindebulunmuşlardır. Hükümdarlar bu fetih ve gaza hareketlerini yaparlarken Nizâm-ı Âlemülküsüyle birlikte İ’lâ-yı Kelimetullah davasını yani Allah’ın dininiyüceltmeyi de her zaman göz önünde bulundurmuşlardır. Bu doğrultuda İ’lâ-yıKelimetullah ve Nizâm-ı Âlem ülküsü, İslamiyet’in kabulü ile birlikte Türk millîkültürü içerisinde şekillenmiş ve Türk tarihi içerisinde de bu uygulamanınsafhaları görülmüştür. Türklerin İslamiyet’i kabulü ile birlikte Allah’ındininin dünya üzerinde yayılma süreci farklı bir boyut kazanmış; İslamiyet,Türkler sayesinde yayılma bakımından önemli bir dinamizme kavuşmuştur. İşte bu dinamizminoluşmasında etkili olan, İ’lâ-yı Kelimetullah ve Nizâm-ı Âlem ülküsüdür. Türkhükümdarlar, Allah’ın dinini yüceltmeyi ve hâkim oldukları bölgelerde düzeni(nizamı) Allah’ın adaleti sayesinde sağlamayı kendilerine bir hedef olarakbelirlemişler ve bu sayede dünya üzerinde önemli bir hâkimiyet sahasıoluşturmuşlardır. Bugün daha Osmanlı hâkimiyeti altında bulunmuş birçok bölgeyegidildiğinde, Osmanlı adalet anlayışının toplum içerisinde canlılığının mevcutolduğunu görmek mümkündür. İşte bu adalet anlayışının oluşmasında etkili olandüşünce İ’lâ-yı Kelimetullah ve Nizâm-ı Âlem ülküsünden başka bir düşüncedeğildir. Bu doğrultuda İ’lâ-yı Kelimetullah ve Nizâm-ı Âlem ülküsü Türkmilletinin millî, İslami ve insani ülküsünü oluşturması bakımından büyük önemesahiptir ve her zaman Türk milleti içerisinde ve Türk kültürü içerisindecanlılığını koruyacaktır, korumalıdır.

KAYNAKLAR

Mağat, M. (2020). Modernizmin Türk DevletAlgısına Etkisinde Bir Köken Tasavvuru Olarak Nizam-ı Alem Ülküsü. AsyaAraştırmaları Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, 4(2), 193-202. https://dergipark.org.tr/tr/pub/asyar/issue/59143/795951

TDK, (2023). https://sozluk.gov.tr/

Turan, O. (2014). Türk Cihan HakimiyetiMefkuresi Tarihi. Ötüken Yayınları.

Yurdagül, M. (2000). İ’la-yi Kelimetullah. TDVİslam Ansiklopedisi, 22, 62-63. https://islamansiklopedisi.org.tr/ila-yi-kelimetullah

 

 

 



[*] Mersin Üniversitesi