Bir Ermeni Hayaline Karşı Parçalanamaz Azerbaycan Gerçeği

11 Ağustos 2020 17:25 Semih DİRİ
Okunma
974
Bir Ermeni Hayaline Karşı Parçalanamaz Azerbaycan Gerçeği

Bir Ermeni Hayaline Karşı ParçalanamazAzerbaycan Gerçeği

 

Sovyetler Birliği Dönemi’ndeortaya çıkmış geniş çaplı ve çözüm yolları çıkmaza giren Ermenistan-Azerbaycançatışması zaman içerisinde dünya çapında devletler arası bir sorun hâline gelmiştir.Evveliyatı 20. yüzyılın başlarına dek uzanan bu problem günümüzde dearalıklarla kendini hissettirmektedir. Sonolarak Ermenistan ordusunun Azerbaycan’ın Tovuz rayonuna ağır silahlarlasaldırması bir anda dünya gündemini değiştirdi ve bölgesel savaş senaryolarınınbir kez daha gündeme gelmesine neden oldu. 12 Temmuz öğle saatlerinde başlayanve 15 Temmuz itibarıyla zayıflamış görünen karşılıklı saldırılarda her ikitarafın ciddi kayıplar verdiği açıklandı. 14 Temmuz sabahı gerçekleşençatışmalarla ilgili Azerbaycan Savunma Bakanı Yardımcısı Karim Valiyevtarafından resmî bir açıklama yapıldı. Bakan Yardımcısı Valiyev, şehit düşenAzerbaycan askerlerinin isimlerini açıkladı ve olayı doğruladı. BakanYardımcısı Valiyev’in açıklamalarına göre iki gün boyunca düşmana ezici bir şekilde bombardımanyapıldı. Yaklaşık 100 düşman gücü yok edildi, çok sayıda ekipman, savaşaracı ve önemli nakliye tesisleri ortadan kaldırıldı. Ancak, Tümgeneral PoladHaşimov ve Albay Ilgar Mirzayev gerçekleşen çatışma sonrası kahramanca şehitdüştü. Azerbaycan tarafına saldırıların gerçekleştirildiğiErmenistan’a ait karakollar Azerbaycan’ın karşı ateşiyle yıkıldı. AzerbaycanDevlet Başkanı İlham Aliyev, bir gün arayla önce Ulusal Güvenlik Konseyini,daha sonra da Bakanlar Kurulunu özel gündemle topladı ve Ermenistan’ınsaldırılarına ilişkin önemli mesajlar verdi. Aliyev Azerbaycan’ın tüm egemenlikhaklarını sonuna kadar kullanacağını vurguladı.

Ermenistan’ınsaldırılarına en sert tepki Türkiye’den geldi. Cumhurbaşkanı Recep TayyipErdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Ermenistan’ın saldırılarınıkınadılar, işgalci devleti uluslararası hukuka saygılı olmaya ve işgal ettiğitoprakları terk etmeye davet ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve BakanÇavuşoğlu’nun özellikle Azerbaycan’ın topraklarını kurtarmak için tercihedeceği her yolda tüm imkânlarıyla yanında olacaklarını sert ifadelerleaçıklaması bölgesel dengeleri değiştirebilecek bir açıklama olarakgörülmelidir. Rusya, tarafları ateşkese uymaya davet etti ve gerekirse taraflararasında ara buluculuk yapabileceğini açıkladı. Meselenin geçmişinebakıldığında Ermenilerin Rusya’nın desteğini almadan böyle cüretkâr davranmasızaten düşünülemez. Diğer Batılı devletler de hem Azerbaycan’ı hem de Türkiye’yizora düşürecekler hamleleri tarih boyunca bazen açıktan çoğunlukla da üstükapalı bir şekilde yapmakta. Türkiye her koşulda kardeşine destek olmakta,olmalı!  ABD, İngiltere ve diğer Batılıülkeler taraflara itidal çağrısı yaptılar. Pakistan Ermenistan’ın saldırılarınısert dille kınadı ve Azerbaycan’a desteğini ifade etti.  Dünya kamuoyununolaya bakış açısı tarihin tekerrür ettiğini ve Türk’ün soylu yalnızlığını ispatekmekte.  17 Temmuz itibarıyla ErmenistanBaşbakanı Nikol Pashinyan, yaptığı açıklamada Azerbaycan ile yaşanan sınırçatışmaları sona erdirmek için barışçıl müzakerelerin tek alternatif olduğunuifade etti. Bu öyle bir sorun ki her iki taraf için de savaşmak ülke çıkarlarıadına kaçınılmazken sorunun küresel güçleri içine alan geniş etki alanına sahipoluşu dengeleri bir anda değiştiriyor.

Dünya sürecitakip ederken biz sorunun kaynağına eğilelim. Yunanların Megali İdea yada Megalo İdeası’na (Yunan milliyetçileri, Megali İdea adını verdikleribüyük ülküleri ile eskiden Bizans'a ait olan tüm toprakları yeniden elde ederek Konstantinopolis “İstanbul”başkent olmak üzere, büyük Helen İmparatorluğu'nuyeniden kurmayı hayal etmektedirler) benzer bir düşünce Ermenilerde “Hay Dat”(Hai Tahd) olarak karşımıza çıkmaktadır. Hay “Ermeni”, Dat ise “dava” anlamınagelmektedir. Ermeniler olmaz bir hayalin peşine düşerek Türkiye’nin doğuillerine ve Azerbaycan’ın muhtelif bölgelerine göz dikmişlerdir. Ermenilerinmillî ideolojileri olan Hai-Tahd doktrini ve bu ideolojiden yararlanmak isteyenbüyük güçlerin politikaları bugün yaşanan çatışmaların temelinioluşturmaktadır. Hai-Tahd ideologlarından olan ve aşırı milliyetçi görüşleriile tanınan Ermeni Yazar Zori Balayan “Oçaq” isimli kitabında daha da ilerigiderek, Nuh Peygamber’in Ermeni olduğunu ve Ermeni dilinde konuştuğunu iddia etmektedir.Tabii ki, bu tür iddialar bilim adına hiçbir gerçeği içinde barındırmamaktadır.Bütün bunlar mitolojik hayallere dayanan gerçekdışı iddialardır. Meseleye dinîaçıdan bakarsak: Âdem Peygamber tüm insanlığın ilk atası sayıldığı gibi, NuhPeygamber de insanlığın ikinci atası sayılır. Böyle bir durumda, herhangi birmillî kimlik söz konusu bile olamaz. Eğer Hz. Nuh Ermenilerin de iddiaettikleri gibi Ermeni ise o zaman akla ilk gelen düşünce budur: tüm insanlıkErmenilerden türemiş ve bütün diller Ermeni dili esasında şekillenerek,sonradan deformasyona uğramıştır. Diğer bir mitolojik tasavvur “Ermenisoykırımı hikâyesidir ki, bu da Ermeniler tarafından efsaneleştirilmiştir”(Ayrıca bk. Şıhaliyev, 2012). Kendilerini Nuh’un torunu olan “Haykın çocukları”olarak tanımlayan Ermeniler bu soykırım hikâyesini Nuh Tufanı’ylaözdeşleştirmekte ve Tanrı tarafından “seçilmiş millet” olduklarını önesürmektedirler. İddiaya göre, Tufan olayından sonra Ermenilerin ne kadar azimlibir halk oldukları ortaya çıkmıştır. Yani Tanrı onları Nuh Tufanı ile sınavaçekmiş, Ermeniler de bu sınavdan başarıyla çıkmışlar. İddiaya göre, birincisınavı başarı ile geçen Ermenileri Tanrı ikinci kez sınava tabi tutmuştur ki,bu da efsaneleştirilen “Ermeni soykırımı hikâyesidir. Ermeniler arasında yaygınolan inanışa göre, birinci felaket Tufan’dırsa, ikinci felaket de Türklerdir.”Söz konusu yaklaşıma göre, Türkler bir doğal afetin gördüğü işlevi yerinegetirmekte, bir insan topluluğu olmaktan çok bir tür “yaratık”, her türlükötülüğü yapabilecek bir yaratık olarak algılanmaktadırlar (Laçıner, 1999: 41) .Olayın özü Ermeniler yüzyıllar boyu Türklerin himayesinde varlığını sürdürmüş,iki millet arasında köklü bağlar kurulmuştur. Hâlen vatandaşımız olan Ermeniyurttaşlarımızda iyi ilişkilerimiz devam etmektedir. 1915 Olaylarına ve dahaöncesine gidildiğinde imparatorluğu parçalamak isteyen Batılı çevreler bir kısımErmeni’yi sözünü ettiğimiz büyük Ermeni hayaline inandırmışlardır.  Unutulmamalıdır ki Ermeniler, Türkdevletlerinin idaresinde, bilhassa da Osmanlı Dönemi’nde tarihlerinin hiçbir dönemindesahip olmadıkları hak ve imkânlara sahip olmuşlardır. Türk’e minnet duyuptarihî bağları hatırlayıp yeni düzende iyi ilişkiler kurmak yerine işgaledilmiş topraklara kin kusan ve yayılmacı emellerine yönelen Erivan yönetimiboş hayallerinin karşısında Türk’ün dirayetini, parçalanamaz Azerbaycangerçeğini unutmamalıdır.

1877-1878 Osmanlı-RusSavaşı’ndan sonra bulundukları her bölgede isyan ettirilmeye çalışılanErmeniler, kendilerine her türlü imkânı sağlayan Osmanlı Devleti’nin zoranlarından faydalanma yoluna gitmişlerdir. Sonraki süreçte de defalarcaErmeniler, Azerbaycan topraklarına saldırmış, masum insanlar bu sebeple canvermiştir.  Her şeyden önce AzerbaycanRusya için öncelikli bir hedeftir. Kaynaklarıyla ve nüfusuyla Azerbaycan mühimbir güçtür. Azerbaycan’ın itaat etmesi Türk dünyasının kapısının Türkiye’yekapanmasına yardım edecektir ki, bu da Rusya’nın Türk dünyası üzerindekietkisini yeniden artıracaktır. Bağımsız bir Azerbaycan ister politik, manevi,millî, isterse de zengin enerji kaynakları açısından Türk dünyası arasındakiilişkilerde önemli bir kapı ve Batı’nın girişi için bir koridor rolünüoynamaktadır. Türklüğe ve Türk dünyasına bütün maddi ve manevi bağlarla bağlıAzerbaycan, Rusya başta olmak üzer Batılı güçlerin çıkarlarına terstir.  Ermeniler tarihin çeşitli aşamalarındakullanıldığı gibi bu kez de Türk dünyasının birliğini ve dirliğini sarsmak içinkullanılmaktadır. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi : "Azerbaycan'ın sevinci bizimsevincimiz, kederi bizim kederimizdir."  ve Türklüğün daimî savunucusu Ebulfez Elçibey’in ifade ettiği gibi “Azerbaycanve Türkiye dost değildir. Dostluk, birbirini sonradan tanıyanlar arasındakurulur. Bizler kardeşiz!" Türkiyeher koşulda her türlü imkânıyla kardeşinin yanındadır ve yanındaolmalıdır.  İki devlet bir millet kavramıbir klişe değil, tarihî ve manevi kökleri olan gerçek bir olgudur. Bunundoğruluğu için boş Ermeni hayallerine karşı soluğumuz yettiğince: YaşasınTürkiye, yaşasın Azerbaycan. İlelebet!

 

 

 

Kaynakça

ŞIHALİYEV,Emin. “Uluslararasi İlişkiler Boyutuyla Ermenistan-Azerbaycan Çatışması” ÇankırıKaratekin Üniversitesi SBE Dergisi, Aralık 2012, 3(1): 139-160.

Laçıner, Sedat.“Türkiye-Avrupa İlişkilerinde Kültür ve Medeniyet: Tarihsel ve İdeolojikKökenler”, Liberal Düşünce‚ 4(13): 39-57, 1999.