DÜŞÜNDÜRÜCÜ KARABAĞ ATEŞKESİ

05 Ocak 2021 20:21 İsmail CİNGÖZ
Okunma
42
DÜŞÜNDÜRÜCÜ KARABAĞ ATEŞKESİ

İSMAİL CİNGÖZ[1]

DÜŞÜNDÜRÜCÜ KARABAĞATEŞKESİ

Karabağsorununun başlangıcı 18’inci yüzyıla kadar dayanır. Sovyet Rusya’nın dağılmasüreciyle birlikte 1988’den itibaren tekrar nüksetmiştir. Ermenimilliyetçilerin organizesiyle artarda Şubat 1988’den Şamgayıt’ta AzerbaycanTürklerine saldırılarla başlayan kanlı olaylar, 16 Mayıs 1994’te ateşkesimzalanana kadar aralıklarla devam etmiştir. Ancak bu süre zarfında Karabağ’asaldıran Ermeniler, Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal etmiştir.Ermenilerin işgalleri ve Azerbaycan Türklerine uyguladıkları soykırım vekatliamlar Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına geçmiş, uluslararası hukukaçısından tescil edilmiştir.

1992yılına gelindiğinde Dağlık Karabağ’da çatışmaların şiddetlenmesi üzerine“Dağlık Karabağ sorununa çözüm üretmek için” Avrupa Güvenlik ve İş BirliğiTeşkilatı (AGİT/OSCE) devreye girerek Belarus’un başkenti Minsk’te birkonferans düzenlenmesi kararı alsa da ancak 6 Aralık 1994 tarihindeBudapeşte’de bir toplantı yapabilmiş ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD),Fransa ile Rusya’nın eş başkan; Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, Almanya,İtalya, İsveç, Finlandiya ve Belarus daimî üye olarak belirlenmiştir. LakinAGİT Minsk Grup adıyla oluşturulan bu uluslararası organizasyon olaylarıkınamaktan öte bir başarı elde edememiştir.

1994’teateşkes yapılmış olmasına rağmen Ermenilerin gerek cephe hattına gerekseAzerbaycan’ın sivil yerleşim birimlerine olan saldırıları durmamış, aralıklarladevam etmiştir. Bu saldırılarda onlarca Azerbaycan askeri ve masum sivilhayatını kaybetmiştir. 12 Temmuz 2020’de Azerbaycan’ın kuzeyindeki Tovuzbölgesine saldırılarının ardından bir de 27 Eylül 2020 sabahı işgalci Ermeniaskerlerinin Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki cephe hattı boyuncageniş kapsamlı olarak sivil ve askerî mevzilere hedef gözetmeksizin; büyükçaplı silahlar, top ve havanlarla saldırmaları bardağı taşıran son damlaolmuştur.

Uluslararasıhukuk açısından meşru savunma hakkını kullanan Azerbaycan, 30 yıla varan Ermeniişgallerine son vermek ve topraklarını kurtarmak üzere karşı harekâtbaşlatmıştır. Azerbaycan’ın Ermenistan karşısında ilerlemeye başlaması üzerineABD ve Avrupa başta olmak üzere çeşitli ülkelerden “itidal” ve “ateşkes”çağrıları artarda gelmiştir. Lakin aynı ülkeler işgalci Ermenistan’a “İşgalaltındaki Azerbaycan topraklarını terk et.” çağrıları yapmazken Azerbaycan’a“itidal” ve “ateşkes” çağrıları yapmaları tarih önünde ikiyüzlülüklerini tescilettirmiştir.

AzerbaycanCumhurbaşkanı İlham Aliyev “itidal” ve “ateşkes” çağrıları yapan ülkeler baştaolmak üzere uluslararası kamuoyuna karşı bir basın açıklaması ile “DağlıkKarabağ sorununun müzakere yoluyla çözülmesi için yıllarca umutlabeklediklerini, Ermenistan’ın ise daha da ileri gittiğini, toprakları gerivermeyecekleri konusunda beyanlarda bulunduklarını” söyleyerek devamında“Ermenistan ordusu topraklarımızdan çıksın. Ermenistan Başbakanı NikolPaşinyan, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıdığını açıklasın. Azerbaycanhalkından özür dilesin ve Karabağ’ın Ermenistan toprağı olmadığını söylesin.Bize, Ermenistan ordusunun işgal ettiği topraklardan çekilmesinin takviminiversin. O zaman biz de ateşkesi sağlayacağız. Hâlbuki şimdi şiddetliçatışmaların devam ettiği zamanda bunu yapmak zordur. Çünkü biz dursak da onlardurmayacak. Fakat her bir durumda bunun üzerinde çalışılabilir.”(1) sözleriyleateşkes şartlarını açıklamıştır.

27Eylül 2020’den itibaren Karabağ bölgesinde devam eden Azerbaycan-Ermenistançatışmalarına şaşılacak şekilde sessiz kalan ve hatta yardım isteyen Ermenistan’a“Çatışmalar Azerbaycan topraklarında yaşanıyor.” diyerek tarafsız bir görüntüsergileyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 9 Kasım 2020 günü devreyegirmesiyle Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ateşkes anlaşmasıbir gün sonra devreye girmiştir.

Fakatuluslararası kamuoyuna duyurulan anlaşma içeriği hakkında taraflardan veTürkiye’den farklı farklı açıklamalar yapılması özellikle Türkiye ve Azerbaycankamuoyunda bazı soru işaretlerine sebep olduğu görülmüştür. Çünkü Türkiye ve Azerbaycantarafından yapılan açıklamalarda “Ateşkesin takip ve kontrolü için Türkiye ileRus askerlerinin Karabağ bölgesinde gözlemci olarak birlikte yer alacaklarıaçıklanmasına karşın Rusya tarafı Barış Gücünün yalnızca Rus askerlerindenoluşacağı, Türk askerinin bu kuvvetlerde yer almasının kararlaştırılmadığınıısrarla vurgulamışlardır.

Anlaşmamaddeleri incelendiğinde ise “Anlaşmanın taraflarca uygulanması üzerindekikontrolün etkinliğini artırmak için, ateşkesi kontrol etmek üzere bir barışgücü merkezi oluşturulacak.” (Madde 5) ifadesi başta bazı hükümlerin muğlakolmasından hareketle Rusya bu belirsizlikleri kendi lehine olacak şekildekullanacağını açıklaması soru işaretlerinin artmasına sebep olmuştur.

Aliyev’inanlaşma metninde resmen yer almasa da Türkiye’nin 5’inci maddede belirtilen“barış gücü merkezinde” Rusya’yla birlikte yer alacağını söylemiş olsa da (2)Rusya’nın kabule yanaşmaması üzerine Karabağ Ateşkes Anlaşması detaylarını vemuğlak ifadelerinin netleştirilmesi için 14 Kasım 2020 günü Türkiye’ye gelenRus heyeti ile Ankara’da görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra Türkiye MillîSavunma Bakanlığından “görüşmelere önümüzdeki günlerde devam edilmesiplanlanmaktadır” açıklaması yapılmıştır.

Buarada bir yandan müzakere süreci işlerken, yaklaşık 30 yıl sonra topraklarınınbir kısmını olsun kurtarmanın verdiği gururla haklı olarak Azerbaycan tarafındazafer sevinçleri yaşanmıştır. Ermenistan tarafında ise yenilgiyi kabuledemeyerek sokağa dökülen Ermeni halkına bir açıklama yapan Paşinyan’ın “Bu zaferdeğil ama kendimizi hiçbir zaman yenilmiş de saymayacağız. Bu ulusalbirliğimizin ve yeniden doğuş döneminin başlangıcı.” (3) sözleriyle  Ermenistan’ın toparlanmasının ardından sözdekaybettiği bu topraklara tekrar saldıracaklarını üstü kapalı olarak ilan etmesibarışın kalıcı olmayacağını açıkça göstermiştir.

Enönemli husus ise 30 yıla yaklaşan bir süredir işgal altındaki topraklarınımüzakere ile alamayan Azerbaycan’ın bu son çatışmalar ile topraklarının birkısmını olsun savaşarak kurtarması başarıdır ve küçümsenemez ancak, ters açıdanbakıldığında “birkaç gün içerisinde işgal altındaki bütün topraklarını kurtarmafırsatı varken” ateşkese razı olunması, Rus askerlerinin bölgenin stratejikalanlarına yerleşmesine müsaade edilmesi ve Dağlık Karabağ bölgesininstatüsünün belirlenmemesi, uzun vadede yeni sıkıntıları kuvvetle muhtemel hâlegetirmektedir.

Rusya“Barış Gücü” edasıyla Karabağ’ın stratejik bölgelerine, Laçin Koridoru’na veNahcivan-Azerbaycan arasında yer alan Zengilan Koridoru’na yerleşmiştir. BarışAnlaşması kapsamında Türkiye, Nahcivan üzerinden Zengilan Koridoru ileAzerbaycan’a ve Türk dünyasına kapı açma fırsatı yakalamış olsa da bubölgelerin kontrolü Rus tarafına geçmiştir. Zira stratejik bölgelerin, LaçinKoridoru’nun ve Zengilan Koridoru’nun kontrolüne sahip olan Rusya, bu yollardankimin geçip geçmeyeceğine, nelerin geçirilip geçirilmeyeceğine de karar verentaraf haline gelecektir.

Sonuçolarak; anlaşma metnindekimuğlaklığın giderilmesi için görüşmeler başlamış olsa da Laçin Koridoru’nunkontrolünü eline alan Rusya’nın Ermenistan’ı silahlandırması ihtimalini nasılengelleyeceği veya kendisinin silahlandırıp-silahlandırmadığının nasıldenetleneceği, statüsü tanımlanmadan Ermenistan’a bırakılarak Azerbaycan’ateslim edilmeyen toprakların ne olacağı, Türkiye’nin ve Türk askerininkonumunun ve görevinin neleri kapsadığı sorularının henüz cevaplanmadığıgörülmektedir.

Rusya’nınyıllar sonrasını, düşünerek hareket ettiği unutulmamalıdır. İlk etapta 5 yılolarak planlanan Rus askerî varlığının kalıcı hâle gelmesi önlenebilecek midir?Karabağ’a Rus askerleri yerleştiği müddetçe tam bir zaferden söz edebilmekmümkün müdür? Zira Karabağ bölgesine yerleşme mantığı incelendiğinde Rusya’nınişgal kuvveti görüntüsü sergilediği görülmektedir.

Sonsöz olarak, Türkiye veAzerbaycan tarafından; Ateşkes Anlaşması’ndaki muğlaklıklar giderilmelidir.İhtilaflı konular daha başlangıçta çözüme kavuşturulmalıdır. Statüsütanımlanmadan Ermenistan kontrolüne bırakılmış Azerbaycan toprakları teslimedilerek BM tarafından kabul edilen toprak bütünlüğü sağlanmalıdır.Azerbaycan’da görev yapacak Türk askerinin Karabağ’da Rus askerleri ilebirlikte aynı koşullarda görev gücü olduğu tanımlanmalıdır. Aksi takdirdeKarabağ ateşkesi uzun vadeli olmayacak, bölgeye huzur ve istikrargelmeyecektir.

KAYNAK

[1]Uğur YILDIRIM; Son Dakika Haberi: Azerbaycan Cumhurbaşkanı AliyevAteşkes İçin Şartlarını Açıkladı!”, Sabah,

[2]Ece GÖKSEDEF; “Dağlık Karabağ: Ateşkes Anlaşması Sonrası Türkiye’nin RolüNe Olacak, Arka Planda Neler Yaşandı?”, BBC Türkçe, 10.10.2020.

[3] Deutsche Welle; “Kremlin: Dağlık Karabağ’da TürkBarış Gücü Askeri Olmayacak”, 10.11.2020.



[1] Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M. Sc. – BULTÜRK AnkaraTemsilcisi. cingozismail01@gmail.com