Üniversiteli Gençlerden Devlete Çağrı: “PKK’YA KARŞI ÜNİVERSİTELERDE DE MÜCADELE EDİN!”

28 Mayıs 2016 11:17 Gamze Merve ERARSLAN
Okunma
1789
  Üniversiteli Gençlerden Devlete Çağrı:   “PKKYA KARŞI ÜNİVERSİTELERDE DE MÜCADELE EDİN!”


 
Gamze Merve ERARSLAN
 
Tarihin bir döneminde dünyayı kasıp kavuran, gücünü ideolojik ve felsefi temellerden alan komünizm, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile varlık sebebini yitirdi.  
Birçok kişi için sempatik, romantik bir akım gibi algılanan komünizm; o günden sonra hem bir ütopyaya dönüştü hem de giderek marjinalleşti.
Ancak bu ütopya hâlâ zehirli düşünceleri bünyesinde taşıyor. Bunu anlamak için komünist ideolojinin savunucularının sözlerine bakmak yeterli olacaktır. 
Komünizmin kurucuları Marks ve Engels, şiddeti ve terörü bizzat savunmuşlardır. 
Marks'ın teorisini pratiğe döken Lenin'le birlikte terör, komünist ideolojinin ayrılmaz parçası hâline gelmiştir. Lenin, şu sözleri ile bunu açıkça dile getirir:
"Terörü prensip olarak hiç reddetmedik ve hiçbir zaman da reddetmeyiz."[1]
"Bazı kimseler bizi zalimliğimiz sebebiyle ayıpladıkları zaman, bu kişilerin en basit Marksist prensipleri dahi nasıl unutabildiklerine hayret etmekteyiz."[2] 
"Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak... Devletin hazinelerinden paralar çalmak... Devrimci komünist gençler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı. İnsanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır."[3] 
"Propagandacılar, her grubu basit bomba formülleriyle donatmalılar. Gruplar derhâl askerî eğitimlerine, operasyonlara katılarak başlamalılar. Bazıları bir casusun öldürülme işini veya bir polis karakolunu basma görevini üstlenmeli. Bir kısmı ise banka soymalı."[4]
"Biz politik öldürmelere kesinlikle karşı değiliz. Sadece geniş halk kitleleriyle doğrudan bağlantılı olan bireysel terörist hareketler değer taşırlar.[5] 
"Spekülatörlere karşı terör uygulamadığımız -hemen oracıkta kafalarına bir kurşun sıkmadığımız- sürece hiçbir yere varamayız."[6]
İşte bu düşünceler, günümüzde de dünyayı kana bulayan birçok terör örgütünün temel felsefesini oluşturmakta. Bu örgütlerin başında da eli kanlı terörist yuvası PKK geliyor. 
PKK'nın hangi sapık ideolojiden beslendiğini yukarıdaki cümleler ortaya koyuyor. 
Asıl büyük tehlike ise bu görüşlerle beslenen PKK yandaşlarının bazı üniversitelerde yuvalanmaları.
Örneğin Hacettepe Üniversitesi... Türkiye'nin sayılı üniversitelerinden... 
Hacettepe Üniversitesinde geçtiğimiz yıl Nevruz bahanesiyle bebek katili ve PKK'nın sözde lideri Abdullah Öcalan'ın resmi asıldı.
Yine bu üniversitede, terör örgütü sempatizanları kısa bir süre önce  iki öğrencinin canına kastetti. Öğrenciler yaralandılar. Üniversite kana bulandı. Bu olayın ardından bazı üniversitelerde terör uzantılı şahıslar çeşitli eylemlere başladı.
Yine geçtiğimiz günlerde, Ankara'nın göbeğinde, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde bir grup, Ege Üniversitesinde PKK'lılar tarafından katledilen Ülkücü şehit Fırat Çakıroğlu üzerinden göndermeler yaparak diğer öğrencilere saldırdı.
 
PKK'lılar, "Hepinizi Fırat Çakıroğlu gibi yaparız. Fırat Çakıroğlu'nu unutmayın." diyerek Ülkücü öğrencilere saldırdı.  Bir yandan da "İyi ki doğdun Fırat!" diye bağırarak gerilimi tırmandırmak için çok uğraştılar. 
Buna karşılık; Gazi Üniversitesinde Ülkücü şehit Fırat Çakıroğlu anısına pankart ve resim asan arkadaşlarımız, üniversite yönetiminden çok şiddetli tepki gördü. Mesele bizzat rektör tarafından Ankara Valiliğine ve Emniyet Müdürlüğüne aksettirilerek polis çağırıldı. Çakıroğlu’nu anmak isteyen öğrenciler, teröristmiş gibi tartaklanıp kampüs dışına çıkarıldılar.
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nü kana bulayan, Ankara Üniversitesinde provokasyon yapan, aynı ideolojiye sahip güruh ise hâlâ serbestçe tehdit ve saldırılarını sürdürüyor.  Üniversite yönetiminde ise çıt yok!
Peki bütün bu olayların sorumlusu PKK'lılar medyada nasıl lanse ediliyor? "Karşıt görüşlü öğrenciler..."
Bebek katilinin sempatizanları mı karşıt  görüşlü? 
Bebek katilinin resimlerini asanlar mı karşıt görüşlü?
Fırat kardeşimizi kahpece öldürenler mi karşıt görüşlü?
Fırat'ın öldürülmesini örnek göstererek diğer öğrencileri ölümle tehdit edenler mi karşıt görüşlü?
Leninist - komünist zihniyetin ölüme, kana susamışlığı mı karşıt görüşlü?
Olaylar ideolojik bir çatışma denip geçiştirilemeyecek kadar ciddi boyutta.
Eli kanlı terör örgütü PKK, üniversitelere nüfuz etmiş durumdadır. Kendi yandaşı öğrenci yapılanmaları ile diğer öğrencilere saldırmakta ve bir kaos ortamı yaratmak istemektedir. 
Güneydoğuda büyük bir savaş verilirken üniversitelerde ortalığı kan gölüne çeviren PKK sempatizanlarına karşı neden önlem alınmadığı büyük bir soru işareti…
Yeni bir "Fırat" vakası mı yaşansın isteniyor?
Eğer vatansever öğrencilerin sabrı test edilmeye çalışılıyorsa, bıçak kemiğe dayandı. 
Çünkü hiç kimsenin sabrı kalmadı!
Devleti, tıpkı güneydoğuda olduğu gibi PKK'ya karşı üniversitelerde de mücadele etmeye çağırıyoruz!  
 


[1] V. İ. Lenin, Collected Works, s. 19.

[2] Pravda, 26 Ekim 1918.

[3] Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında, Homizuri G.P., Moskova, 2005.

[4] Lenin, Collected Works, Moscow, Cilt 9 s. 346.

[5] Lenin, Collected Works, Moscow, Cilt 35, s. 23. 

[6] Lenin, Polnoye Sobraniye Soçineniy, Moskova, 1958-1966, Cilt XXXV, s. 311.