HUYUN HUYSUZU

11 Temmuz 2020 13:50 Ahmet GÖKSAN
Okunma
1154
HUYUN HUYSUZU

HUYUN HUYSUZU

   

Ahmet GÖKSAN

Amerika'daGeorge Floyd'un öldürülmesi sonrasında başlayan çatışmalar tıpkı 1968 yılındayaşananları çağrıştırıyor. Dünyada olayların kısa sürede Amerikan karşıtlığınadönüşmesi şaşırtıcı gelmiyor. Çatışmaların ateşinin düşmesi beklenirken birbaşka zencinin öldürülmesi ile yeniden ivme kazanıyor. Martin Luther King'inbeyaz bir ırkçı tarafından 1968 yılında öldürülmesi sonrasında başlatılan veöfkeye dönüşen eylemler uzun süre ile dünya kamuoyunu etkilemişti. O günlerdeve şimdilerde başlatılan eylemleri Amerika'da ırkçılığın arttığı iledeğerlendirmek tanının eksik olduğunu gösteriyor. Amerika'nın hukuk, güvenlik,eğitim ve sağlık yapısı ırkçılık temeli üzerine kurulmuştur. Son olarak yaşanansalgın nedeniyle yoksul siyahların ölüme terk edildiği basın yayınkuruluşlarında yer almaya devam ediyor. Doğal olarak uygulama bu fitilinateşlenmesi ile bu noktaya taşınmıştır.

Floyd'uncenaze töreninde kızı Gianna, "Babam dünyayı değiştirdi." diyordu. Dünyanınbu değişime ne kadar hazır olduğunun ayrıca sorgulanması gerekiyor. Trumpyönetiminin yaşananlardan doğrudan sorumlu olduğu gerçeği de unutulmamalıdır. SovyetlerBirliği’nin dağılması sonrasında Soğuk Savaş ürünü olan sistem tek kutuplu birsisteme doğru hızla evrildi. Amerika'nın kurduğu bu yapışimdilerde-Amerika-Çin-AB-Hindistan ve Rusya olmak üzere 5 merkezli bir yapıyadönüştü. Bu nedenle Amerikan Yüzyılı diye tanımlanan sistemin yerine Asya veDoğu Yüzyılına doğru hızla evriliyor. Bu yeni yapılanma içinde Doğu Akdeniz'inbüyük öneme sahip olacağına kesin gözü ile bakılıyor. Bölgenin enerji üssünedönüşme sancılarını yaşamaya başladığını belirtmek gerekiyor. Buna koşuthuylunun huyundan vazgeçmesinin olanaksız olduğu biliniyor. Bu nedenleAmerika'nın bölgedeki doğal gazın Avrupa'ya taşınması için yoğun çaba içinegirmesi kaçınılmaz olarak karşımızda duruyor. Bilindiği gibi Avrupa ülkeleriRus doğal gazını kullanıyor. Bunu önlemenin yolunun da Doğu Akdenizhavzasındaki doğal gazı bir an önce Avrupa'ya ulaştırarak Rusya ile rekabetegirmeyi veya Rusya'nın önünü kesmeyi hedefliyor. Rusya, iki yıl daha gaz satışıkonusunda ekonomik sıkıntı yaşamayacağını açık olarak duyuruyor. Yaşanmaktaolan bu gelişmeler Doğu Akdeniz'in enerji üssü olmaya devam edeceğinigösteriyor. Suriye'de askerî üssü de bulunan Rusya yaşananları sessizlikleizlemek durumunda kalıyor. Bölgede yaşanan bu gelişmelere karşın Bay Nikos Anastasiyadis,kendi ilan ettikleri Münhasır Ekonomik Bölgelerin Türkiye tarafındantanınmasını istiyor. Bununla yetinmeyerek sondaj çalışmalarını sonlandırmasınıkoşul olarak öne sürüyor. Türkiye'ye karşı kullanacakları gemileri ve askerîsavaş uçakları olmadığının altını çizdikten sonra bu konuda dostlarınınyardımcı olabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşımı yıllar sonra bize şaşırtıcıgelmiyor. Korona salgını sonrasında müzakerelerin yeniden başlatılacağıbeklentisine girenlerin bu kafa ile hangi konuyu çözecekleri meraka değerdoğrusu. Ada'da olası bir anlaşmaya karşı olduklarını bir kez daha kanıtlamışoluyorlar. Bu gerçeğin artık görülmesi gerekiyor. Her alanda yetişmiş insankaynağımız olduğuna göre kendi göbeğimizi kesmenin zamanının geldiği hattageçmekte olduğu bir gerçektir. Dünya yeni bir yapılanmaya doğru evrilirkenbizlerin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yeniden yapılandırılması içinbugüne değin yaşananlardan ders çıkararak yol haritamızı belirlememiz gerektiğiortalıklarda duruyor. Siyasi dürtülerle olguları bir yana bırakarak yenidenonurlu duruşumuzu göstermemiz gerekiyor mu ne...

 

Ahmet GÖKSAN