MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SEMİH YALÇIN: “ZORLAMAYA TEVESSÜL ETMEYEN BİR DİNİN TEMSİLCİLERİYİZ”

“ YENİ DÜŞÜNCE - MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Diğer toplumları kucaklayan, adaleti götüren, dinini anlatan ama zorlamaya hiçbir şekilde t „

24 Şubat 2017 09:36
Okunma
615
MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SEMİH YALÇIN: “ZORLAMAYA TEVESSÜL ETMEYEN BİR DİNİN TEMSİLCİLERİYİZ”

Yalçın, resmî temaslarda bulunmak için günü birlik olarak Belarus'un başkenti Minsk'e giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik etti. Heyette ayrıca Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da yer aldı.

Erdoğan ve beraberindeki heyet, Minsk'te Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko tarafından resmî törenle karşılandı. İkili ve heyetler arası görüşmelerin ardından Erdoğan, temasları kapsamında törenle cami açılışı da yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Minsk'te Türkiye'nin katkılarıyla yeniden inşa edilen Minsk Camii’nin ibadete açılmasından dolayı son derece mutlu olduğunu ifade etti. Yalçın, tören sonrasında Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Son derece mutluyum, Belarus gibi diğer dinlere özgürlüğü tanıyan bir ülkede toplumlar arası kaynaşmanın neredeyse ortak anlayış haline gelmesi sevindiricidir. Önemli mabet olan caminin bugün çok güzel bir mekânda,600 yıllık bir tarihî temel üzerine inşa edilmiş olması, bir Türk vatandaşı olarak bir parlamenter olarak bizleri son derece memnun etti. Ziyaret sırasında Türkiye ve Belarus arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi için yapılan siyasi anlaşmaların yanında, çok güzel bir caminin, Minsk Camisi'nin açılışına şahitlik ettik.

600 yıllık diyorum, çünkü bu coğrafyada ki çok kıymetli Müslümanlar, çok büyük zorluklar içerisinde burada bir camiyi inşa etmek suretiyle dinlerini icra etme sevdasına düşmüşler yüzyıllardır. Böyle bir anlayışa son noktayı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, özellikle de Diyanet İşlerinin koymuş olması, bizleri memnun etti. Buralarda Müslümanların ibadetlerini serbestçe yapmaları, bizim vatandaşlarımız için de Türkiye Cumhuriyeti Devleti için de çok büyük bir kazanç olacaktır. Zorlamaya tevessül etmeyen bir dinin temsilcileriyiz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlının antitezi değildir, Osmanlıda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin antitezi değildir. Türklerdeki alışkanlık devletlerinin birbirinin devamı niteliğinde olmasıdır. Osmanlıdaki bu anlamdaki o emperyal anlayış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde de olması lazım. Burada karıştırmayalım emperyalist anlamında değil, diğer toplumları kucaklayan,adaleti götüren, dinini anlatan ama zorlamaya hiçbir şekilde tevessül etmeyen bir dinin temsilcileriyiz.

Bu anlayışta bütün ülkelerde olduğu gibi bu çok uzak mekânlarda da olmak, büyük devlet olmanın bir gereğidir diye düşünüyorum. O Türk tarihinde kurulmuş büyük devletlerin sonuncusu olan ve şu anda hayatiyetini devam ettiren Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bu anlayışın intikal ettiği, bu kıymet hükmünün bugünlere taşındığı anlamını taşır. Bu son derece önemli ve güzel bir hadise."