DEVLET BAHÇELİ: YARA BERE İÇİNDEYİZ, AMA MUTLAKA İYİLEŞECEĞİZ

03 Nisan 2023 12:14
Okunma
269
DEVLET BAHÇELİ: YARA BERE İÇİNDEYİZ, AMA MUTLAKA İYİLEŞECEĞİZ

DEVLET BAHÇELİ: YARA BERE İÇİNDEYİZ, AMA MUTLAKA İYİLEŞECEĞİZ

MilliyetçiHareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Şubat 2023 Salı günüTBMM'de partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, millîbirlik ve beraberlik ruhuyla kenetlenmemiz, birbirimize şifa olmamız gerekenalaca karanlık bir dönemde olduğumuzu hatırlatarak, "Yara bere içindeyiz,ama mutlaka iyileşeceğiz. Kırık dökük hâldeyiz, ama muhakkak düzeleceğiz.Manevi bir imtihandayız, ama alnımızın akıyla bu imtihandan bihakkın çıkacağız.Derdi veren Allah’ın dermanını da vereceğine inanıyoruz, hayır ve şerrinAllah’tan geldiğine iman ediyoruz." dedi. Bahçeli, konuşmasında şunlarıkaydetti:

"Duanınitimadıyla, dayanışmanın imkânıyla, devletin iradesiyle ve milletin irfanıylaiçinde bocaladığımız zor günleri aşacağız, daha doğrusu aşmakmecburiyetindeyiz. Sarsıldık, fakat düşmeyeceğiz. İnsanlarımızı kaybettik,fakat milletçe kaybolmayacağız. Binalar üzerimize çöktü, fakat çarenintükenmediğini, ümitlerin bitmediğini, ışığın sönmediğini, Türkiye’nintökezlemediğini göstereceğiz. Bunu el ele vererek, yüreklerimizi birleştirerekyapacağız ve başaracağız. Diyor ya Hz. Mevlana: 'Ümitsizliğin ardında niceümitler var, karanlığın ardında nice güneşler var.' Asırlar boyunca tarihinkaranlık ve kuytu köşelerinde umut kazıları yaptık, araya araya muzafferdevirleri ve mucizevi yükselişleri kanımızla ve terimizle bulduk. Savaşlara,doğal afetlere, salgın hastalıklara, darbe teşebbüslerine, terör saldırılarına,ekonomik operasyonlara, isyan girişimlerine, istiklalimize yönelik menfursuikastlara karşı aynı cephede mücadele ettik, etle kemik gibi birbirimizeeklemlendik. Kuklaları gördük, kuklacıları tanıdık, şer kumpanyalara tanıkolduk. Sahne alan pis oyunları, süregelen habis projeleri, devamlı kamçılanansinsi hesapları, siğil gibi uç vermiş art niyetli çevreleri müşahede ve mütalaaedip saflarımızı sıkı tuttuk. Enkazın üzerinde tepinen, göçüğün altında ikbaltezgâhı kuran, feryadımızdan siyasi rant aşırmak için çırpınan utanmazlara herdönemde bilavasıta şahitlik ettik. İnsanlarımız imdat çağrısı yaparken,milletimizin ahları vahları arşı titretirken, afetzedeler can havliyle hayatatutunmaya çalışırken; kazanç ve çıkar çetelesi tutan vicdan ve insanlıkfukaralarını esefle, ibretle, öfkeyle izledik. Ne varsa yaşadık, görmemizgereken her şeye şahit olduk. İyiliğe sessiz kalıp kötülüğe nefes olançapulcuları dişimizi sıkarak, tahammül sınırlarımızı zorlayarak takip ediyor,lazım gelen notlarımızı da alıyoruz. Türkiye’miz devasa bir felaketinpençesindedir. Olağanüstü bir dönemden geçtiğimiz kuşkusuzdur. Türk milletinice badireyi atlatmıştır, Allah yardım ettiği müddetçe bugünkü ağır sıkıntınınüstesinden de gelmesini bilecektir. Öyle bir felaketle yüz yüzeyiz ki, fayhattının bulunduğu Anadolu levhasının Arap levhasına göre kuzeydoğu-güneybatıyönünde en az üç metre hareket ettiği uzmanlarca ifade edilmiştir. Hatay’ınAltınözü ilçesindeki bir zeytin bahçesinde, 200 metre genişliğinde, 400 metreuzunluğunda, 50 metre derinliğinde dev bir yarık oluşmuştur. Diyebiliriz ki,yer kabuğu şekil değiştirmiştir. Sadece 30-40 saniyede gerçekleşen zelzele,bölgede tarih boyunca yaşanan en yıkıcı sismik hareketlilik olarak kayıtlarageçmiştir. Türkiye’miz Batı Anadolu, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarıüstünde yer almaktadır. Bu coğrafi gerçeği değiştirme şansımız elbette yoktur.Yaşadığımız depremde en az beş fay segmentinin kırıldığı iddia edilmektedir.Son yüz yıl içinde;  27 Aralık 1939 Erzincan depremi 7,9; 17 Ağustos 1999Gölcük depremi 7,4; 6 Şubat 2023 Pazarcık depremi 7,7 ve Elbistan depremi de7,6 şiddetinde gerçekleşmiştir. 6 Şubat’ta meydan gelen, haddizatında en kötüsenaryo olarak kabul edilen ikiz depremler 110 bin kilometrekarelik birbölgede; 10 ilimizi, 113 ilçemizi, 6 bin 514 köyümüzü doğrudan doğruya ve yoğunşekilde vurmuştur. Türkiye nüfusunun yüzde 15,7’si, ihracatın % 8,5’i, işlenentarımsal alanın %14,5’i, GSYH’nin %9’u depremin yıkım alanında kalmıştır. Çoknet olmasa da 66 bin binadan 12 bin 500’ü çökmüştür. Bu çöken binalarla ilgili134 kişinin sorumluluğu tespit edilmiş, bunlardan üçü tutuklanmış, 114’ühakkında gözaltı kararı verilmiştir. Neresinden bakarsak bakalım karşımızdabelirginleşen tablo kahredici boyutlardadır. Bazı bilim insanlarına göre,oldukça geniş bir alana yayılan ikiz depremler kanalıyla yer altında biriken500 ile 600 yıllık stresler boşalmış, nitekim yer çekiminin 2 katına eş değerbir enerji açığa çıkmıştır. Gene bazı bilim insanları, bu ikiz depremin 500atom bombası gücüne veya 5 milyon 350 bin top dinamit patlamasına denkdüştüğünü ileri sürmüşlerdir. Bu nedenle 6 Şubat ikiz depreminin hâkimiyet vehareket alanında bulunan meskûn mahaller tabiri caizse yerle bir olmuş, şu anakadar 31 bin 643 kardeşimiz vefat etmiş, 80 bin 278 kardeşimiz de yaralanmıştır.Her gün acılarımıza yenileri eklenmiştir. Canlarımız toprak altında kalmış,şehirlerimiz harap olmuştur. Depremin odak derinliğinin 5 km olması, bu suretleyüzeye yakınlığından dolayı açığa çıkan elastik deformasyon enerjisi yıkımtesirini daha da artırmıştır. Bu tip depremlerin bir başka tektonikaktivitelere yol açıp açmayacağı, diğer fay hatlarını harekete geçiripgeçirmeyeceği hususları da tedbir marifeti ve teyakkuz mantığı içinde mutlakaele alınmalıdır. 6 Şubat 2023 Pazartesi günü saat 4.17’de Pazarcık ilçemizde;müteakiben aynı gün saat 13.24’te Elbistan ilçemizde meydana gelen depremler;dehşet verici bir yıkımı tetiklemekle kalmamış çapı oldukça geniş bir alanıetkilemiştir. Ardı arkası kesilmeyen sarsıntılara sebep olmuştur. Fayların zemineyakın mesafeden kırılmasına yol açmıştır. Vatandaşlarımızın evde ve uykudaoldukları bir zamana tekabül etmiştir. Hava şartlarının son derece olumsuzseyrettiği bir zamanda gerçekleşmiştir. Etki-risk analizleri açısından konudeğerlendirildiğinde, hepimizi üzüntüye boğan doğal bir yıkımla karşı karşıyaolduğumuz açıklıkla görülecektir. Depremle sarsılan 10 ilimizde hayatmücadelesi veren yaklaşık 13,5 milyon vatandaşımızın çok ciddi mağduriyetlereuğradığı da ortadadır. Ayrıca ilk depremde hasar gören binalar ikincisindetamamen yıkılmıştır. Eşine benzerine az rastlanır bir afet nedeniyle dördüncüseviye alarm kararı alınmış ve yedi günlük yas ilan edilmiştir. Deprem dünyanınve insan hayatının değişmez bir gerçeği olsa da gözlerimizde yaş, yüzümüzde keder,yüreğimizde ateş vardır ve acımız tarifi olmayan cesamettedir. İki el nasıl kibir baş içinse, hepimiz depremzede kardeşlerimizle biriz, onların tekrar normalbir yaşama dönmeleri için kenetlenmiş hâldeyiz. Yaralarımızı saracağız, yıkımıtelafi edeceğiz, depremden etkilenmiş şehirlerimizi gülzara çevireceğiz,çelikleşmiş kardeşlik hissiyatımıza su vereceğiz, can vereceğiz, destekvereceğiz. Sadece 10 ilimize değil, Türkiye’mizin de üzerine göçen binalarıteker teker kaldıracağız, hepimiz tek bilek olup Türk bayrağınıdalgalandıracağız; kem gözler, kötü niyetler, kurusıkı atan gafiller bilmese deTürkiye’ye sonuna kadar sahip çıkacağız.

PARTİ OLARAK SEFERBERLİK RUHUYLA HAREKETE GEÇTİK

Partiolarak, deprem haberini alır almaz seferberlik ruhuyla harekete geçipmilletvekillerimizden oluşan bir heyeti derhâl afet bölgesine göndermiştik.

Teşkilatlarımızve Ülkü Ocaklarımız depremin yaşandığı her alanda canla başla enkaza müdahilolmuş, her türlü özveriyi ve fedakârlığı sergileyerek devreye girmiştir. Bugünekadar, faziletli ve feragat dolu çalışmalarımız Afet ve Acil Durum YönetimiBaşkanlığıyla eş zamanlı, uyumlu ve koordineli bir şekilde ifa ve idameedilmiştir. Milletvekillerimiz ve dava arkadaşlarımız AFAD’ın yardımkampanyasına ayni ve nakdî yardımlarla destek olmuşlardır. Kan ihtiyacıolanlara kan verdik. Çare arayanlara çare ürettik. Barınma, giyecek ve yiyecektaleplerini imkânlarımız nispetinde gidermeye çalıştık. Moloz yığınları altındakalan kardeşlerimize elimizi uzattık, arama kurtarma faaliyetlerinde aktifolarak yer aldık. Elverişsiz hava şartlarına rağmen tam bir haftadır geceligündüz devam eden enkaz kaldırma ve hayat kurtarma mücadelesinde devletimizingönüllü şekilde yanında olduk. Müteşekkir olduğum dava arkadaşlarımız uyumadı,yorulmadı, yılmadı, vazgeçmedi, il il, ilçe ilçe, köy köy yardım çağrılarınakoştu. Az sonra temas edeceğim üzere, devletimiz ve hükûmetimiz en aşağılıkkaralama ve iftira kampanyalarına aldırış etmeden tarihî görevinin gereğinidört başı mamur şekilde yaptı, buna da devam etmektedir. Milliyetçi HareketPartisi Genel Başkanı olarak depremden zarar görmüş illerimizi ve tümvatandaşlarımızı bir program dâhilinde ziyaret etmek amacıyla geçen haftaaldığım kararı tatbik etmek için makul bir zaman kollamıştım. O zaman gelmiştir,şimdi vakit yollara düşme vaktidir. Osmaniye, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman,Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana ve Malatya’da milletimle tekyürek olacağım tek ses olacağım, mahzun illerimizin ve mağdur vatandaşlarımızınhepsini birden, çalışmaların aksamasına fırsat vermeden sırayla ziyaretedeceğim.

MHP NEREDE DİYE SORANLARI CİDDİYE ALIP CEVAP VERECEK DEĞİLİM

MilliyetçiHareket Partisi nerede diye soranları ciddiye alıp cevap verecek değilim. Ancakyine de bir hatırlatma yapmadan geçmeyeceğim. Biz her yerdeyiz, gözpınarlarından sicim gibi akan yaşlardayız, viraneye dönmüş gönüllerdeyiz, kimsevar mı diye soran dillerdeyiz, beton blokların arasında can arayan, yetimyavruların başını okşayan, ailesini kaybetmiş mazlumların yanında duran, Fatihaokuyan, tabutlara omuz veren, milletimizin derdiyle dertlenen hem kahırlı hemsevdalı hem de kararlı yürekleriz. Devlet nerede diyenlere de bir çift sözümpek tabii vardır ve olması da doğaldır. 'Deprem bölgesinde her şey var, sadecedevlet yok.' diyen kanı bozuklar size söylüyorum; devlet baktığınız vebastığınız her yerde tüm heybetiyle, tüm haysiyetiyle, tüm hükümranlığıylahavidir, hâkimdir, hadimdir. Şu hassas günlerde ağır konuşuyorum, kimse kusurabakmasın, ama mecburum; devlet yok diyen kalite ve karakter yoksunları iç işgalcephesinde konuşlanmış iş birlikçi sefillerdir. Bunlar baksa da göremez, görsede itiraf edemez. 30 yıl eğri büyüyen bir ağacın bir anda doğrulmasını elbettebeklemiyoruz. Ancak kızgın kireci elle yoğurmanın, insani defosu aleni olanmüfteri ve müfsitlere tahammül etmekten daha evla olduğuna da her şeyimizleinanıyoruz. Felaketi fırsata çevirmek isteyen simsarlar görülmektedir. Umudunuiktidarın yıpranmasına bağlayan izansızlar işbaşındadır. Menfaatperestler,sosyal medya gösterisi yapan haşaratlar, acılarımızı malzeme yapan ucuz reklammeraklısı aymazlar, tribüne oynayan asalaklar hepsi birden ortalığa üşüşmüştür.Felaketin derece ve düzeyi büyük olunca ister istemez arama ve kurtarmaçalışmalarında bazı gecikmeler, mücbir eksiklikler yaşanmaktadır. Milletimizin,kederli ailelerimizin ve hepimizin başı sağ olsun diyorum. Biriz, diriyiz,beraberiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Sağ olun, var olun, Cenabıallah’a emanetolun."