Milliyetçi Hareket Partisi’nin Kıbrıs Politikaları

06 Aralık 2022 12:33
Okunma
174
Milliyetçi Hareket Partisinin Kıbrıs Politikaları

MilliyetçiHareket Partisi’nin Kıbrıs Politikaları

Doç.Dr. Nasrullah UZMAN*

Dr.Öğr. Üyesi Aybüke YALÇIN**

Yaklaşık 300 yıl kadar süren Türkhâkimiyetinden sonra Kıbrıs’ın idaresi Berlin Antlaşması ile 1878 yılındafiilen İngiltere’ye geçti. İngiltere, 36 yıldır fiilen işgal altında tuttuğuKıbrıs’ı 1914 yılında ilhak etti. Türkiye, Lozan Barış Antlaşması’nda bu ilhakıresmen tanımak durumunda kaldı. Bununla birlikte Kıbrıslı Türklerin hukukistatülerini Lozan’ın 21. maddesi ile belirledi. Buna göre: “5 Kasım 1914 tarihinde Kıbrıs adasındayerleşmiş bulunan Türk uyrukları, yerel kanunun saptadığı şartlar içinde,İngiliz uyrukluğunu edinecekler ve bu kimseler Türk uyrukluğunuyitireceklerdir. Bununla birlikte, işbu Antlaşmanın yürürlüğe girişindenbaşlayarak iki yıllık bir süre içinde, Türk uyrukluğunu seçme yetenekleriolacaktır; bu durumda, seçme hakkını (option) kullandıkları tarihi izleyecek oniki ay içinde Kıbrıs adasından ayrılmaları zorunlu olacaktır. İşbu Antlaşmanınyürürlüğe girdiği tarihte Kıbrıs adasında yerleşmiş olup da bu tarihte, yerelkanunun öngördüğü şartlar içinde yapılmış başvurma üzerine İngiliz uyrukluğunuedinmiş bulunan ya da edinmekte olan Türk uyrukları da bu yüzden Türkuyrukluğunu yitireceklerdir. Şurası kararlaştırılmıştır ki Kıbrıs Hükümeti’nin,Türk Hükümeti’nin rızası olmaksızın Türk uyrukluğundan başka bir uyruklukedinmiş olan kimselere, İngiliz uyrukluğunu reddetme yeteneği olacaktır.[1]

Türkiye, Kıbrıs’ta meskûn olup daİngiliz uyruğunu terk ederek Türkiye’ye göç etmek isteyen Kıbrıslı TürklerinLozan’a göre kabul edilmelerini ve Mübadele, İmar ve İskân Kanunu’na göre uygunyerlere iskân edilmelerini kararlaştırdı. Kıbrıs’tan Türkiye’ye yaklaşık 20 binTürk’ün göç etmesi planlanıyordu. Bununla birlikte ilk etapta göç edenlerinsayısı beklenenin çok altında kaldı. Çünkü Lozan’a göre tabiiyet seçme hakkınıTürkiye’den yana kullanan; fakat Kıbrıs’ı vaktinde terk etmeyenler mecburenİngiliz tabiiyetinde kaldılar. Esasen Türkiye de Kıbrıs’ta Türk varlığınındevamından ve Türk nüfus çoğunluğunun korunmasından yanaydı. Nitekim Türkiye,Lozan’ın 21. maddesi kapsamında Türkiye’ye göç etme hakkına sahip olan;tabiiyet tercihini Türkiye’den yana kullanan; fakat bu hakkı zamanındakullanmadığı için hak kaybına uğrayan Kıbrıslı Türklerin sonradan göç etmetaleplerini geri çevirdi. Böylece adadaki Türk nüfus yoğunluğunu korumakistedi. Atatürk Dönemi’nden itibaren Türkiye’nin Kıbrıs politikasının esası, adadakiTürk nüfus yoğunluğunu korumak; hatta artırmak üzerine kurgulandı[2].

İkinci Dünya Savaşı sonrasındaİngiltere, dış politikasında ciddi bir değişikliğe gitti ve bu değişikliğin deetkisiyle Kıbrıs’taki egemenliğini gevşetti. Yunanistan ENOSİSİ ise Kıbrıs’ıkendisine bağlamak üzere harekete geçti. Fakat Türkiye’nin müdahil olmasıylaYunanistan’ın bu hareketi akamete uğradı. Nihayetinde 1960 yılında Kıbrıs’taTürkler ve Rumların katılımıyla Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Fakat Yunanistan’ınve Kıbrıslı Rumların esas gayesi ENOSİSİ gerçekleştirmekti. Bu amaçla Rumlar,kurdukları EOKA Terör Örgütü ile 1963 yılından itibaren Türkleri katletmek veenosisi gerçekleştirmek için harekete geçti ve 1974’e kadar yüzlerce KıbrıslıTürk’ü katletti, Türklere ait köyleri boşalttı. Neticede Türkiye, asgari yaşamşartları ortadan kalkan, can, mal ve ırz güvenliği tehlikeye düşen KıbrıslıTürkleri kurtarmak üzere harekete geçti ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nıgerçekleştirdi. Böylece adada güvenliği sağladı ve dünyanın gözleri önündegerçekleşen insanlık dışı katliamlara son verdi. 1975 yılında Kıbrıs TürkFedere Devleti, 1983 yılında da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kuruldu.

Bu çalışmada genel seçimbeyannamelerine göre Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan itibaren Milliyetçi HareketPartisinin (MHP) Kıbrıs’a yönelik yaklaşımı ortaya konulacaktır. MilliyetçiHareket Partisi, müstakil olarak girdiği her seçimde (1977, 1995, 1999, 2002,2007, 2011, 2015 ve 2018), seçim beyannamelerinde Kıbrıs’a yer vermiştir.Anlaşılacağı gibi burada değerlendirilen hususlar ilgili seçim yılı itibariyleMilliyetçi Hareket Partisinin, iktidar olması hâlinde Kıbrıs konusundaizleyeceği politikalar hakkındaki vaatleri içermektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi, 1977 MilletvekilliğiGenel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nde Kıbrıs’ı hem Kıbrıs’ta yaşayan Türklerhem de Türkiye’nin itibar ve güvenliği bakımından son derece önemli bir millîdava olarak tanımlamıştır. Kıbrıs’ta taviz verilmesine ve Rum üstünlüğüne imkântanınmasına karşı çıkmıştır. Ege Adaları ve Ege Kıta Sahanlığı konusunda da hiçbirtaviz verilmemesi gerektiğini savunmuştur. Ege’deki adaların, uluslararası anlaşmalarauygun bir statüye en kısa zamanda kavuşturulacağını vurgulamıştır. Yunan MegaloideacılarınınENOSİS emellerinin Kıbrıs’ı çıkmaza sürüklediğine işaret etmiş; gerek millîgüvenlik ve çıkar açısından gerekse coğrafyanın gereği olarak Kıbrıs’ın tamamenTürkiye’ye ait olmasını gerektiğini savunmuştur. Ege’nin bir Yunan denizi olmadığınadikkat çekmiş, uluslararası bir geçit yolu olduğunu belirtmiştir. Türkiye’ninkıta sahanlığı hakları bakımından Ege denizinde Yunan emellerini saldırgan bulduğunuaçıklamıştır. Dünya barışı ve dengesi bakımından Türkiye ile Yunanistanarasında iyi komşuluk ve ittifak ilişkilerinin kurulması gerektiğini; fakat Yunanistan’ınhaksız davranış ve taleplerinin buna mani olduğunu ifade etmiştir.[3]

Milliyetçi Hareket Partisi, 1995 MilletvekilliğiGenel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nde KKTC politikasının, KKTC’nin dost vemüttefik ülkeler tarafından bir an önce tanınmasını sağlamak olduğunubelirtmiştir. Yunanistan ile Kıbrıs da dâhil olmak üzere mevcut sorunlara barışçıve karşılıklı iyi niyet prensibi dâhilinde çözüm aranması gerektiğini ifadeetmiştir. Kıbrıs’ta federal bir devletin kurulacağına ihtimal vermediğinibelirtmiş; bu sebeple KKTC’nin ya en kısa zamanda Birleşmiş Milletler’e üyebağımsız bir devlet statüsüne kavuşturulmasını ya da taksim yapılmak suretiyleTürkiye’ye otonom statüsü ile bağlı bir kanton hâline getirilmesini savunmuştur.[4]

Milliyetçi Hareket Partisi, 1999 MilletvekilliğiGenel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nde “Türk Dünyası ile İlişkiler” başlığıaltında “Kıbrıs Meselesi” şeklinde müstakil bir başlık açmıştır. BuradaKKTC’nin Türk milletinin gözünde "yavru vatan" olarak yer ettiğini veKKTC’nin var oluş mücadelesinin, Türkiye açısından hayati ve stratejik önemesahip olduğunu; Kıbrıs davasının, sadece Kıbrıslı Türkler için değil, TürkiyeCumhuriyeti için de millî bir dava olduğunu belirtmiştir. Türkiye’nin, KıbrısTürk halkına her türlü desteği vermekle mükellef olduğunu, Kıbrıs’ın bir Yunan adasıhâline dönüştürülmesine hiçbir şekilde izin verilemeyeceğini savunmuştur. Kıbrıssorununun, ancak iki toplumun karşılıklı güven ve uzlaşması sonucundaçözülebileceğine dikkat çekmiş, insanî ve kalıcı bir barışın sadece bu yollasağlanabileceğini ifade etmiştir. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Rum kesimineyaklaşımını tek taraflı, dayatmacı ve kabul edilemez olarak tanımlamış veeleştirmiştir. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda Türkiye’ye karşı takipettiği siyasetin düşmanca olduğunu belirtmiştir.[5]Milliyetçi Hareket Partisi, 2002 Milletvekilliği Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi’ndebaşta Kıbrıs davası olmak üzere, bütün uluslararası meselelere dar siyasi hesaplarınötesinde, millî çıkarlarımızın gerektirdiği bir duyarlılıkla yaklaştığını ifadeetmiştir. Kıbrıs’ın, her zaman öncelikli bir yere ve öneme sahip, hayati önemtaşıyan millî bir dava olduğunu savunmuştur. Kıbrıs’ta, ancak siyasi eşitlik veiki egemen halk ve devlet arasında yeni bir ortaklık yapılanması temelinde adilve kalıcı bir çözüm bulunabileceğini ileri sürmüştür. Fakat bulunacak çözümünTürkiye’nin etkin ve fiilî garantisini olumsuz yönde etkilememesi gerektiğinisavunmuştur. Avrupa Birliği’nin yaklaşımını ve uzlaşmaz tutumunu, siyasiçözümün önündeki en büyük engel olarak göstermiştir. KKTC’nin ve KıbrıslıTürklerin yıllardır büyük bir sabır ve feragatle sürdürdüğü onurlu mücadeleyiTürkiye her şartta desteklemeye devam edeceğini öne sürmüştür. Siyasi çözümöncesi Kıbrıs’ın zorlamayla Avrupa Birliği’ne üye olmasının ciddi sonuçlarıolacağına dikkat çekmiş; böyle bir zorlama halinde, Türkiye’nin sessiz kalmayacağınıileri sürmüştür. Türkiye’nin, Kıbrıs ve Ege gibi hayati konularda meşruçıkarlarımız ve uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan haklarımızı koruyaraksonuçlandıracağını; Avrupa Birliği üyeliği uğruna, Kıbrıs Türklerini ve KKTC’yifeda etmeyeceğini belirtmiştir.[6]Milliyetçi Hareket Partisi, 2007 Milletvekilliği Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi’ndeyine Kıbrıs’ın Türkiye’nin en önemli millî davası olduğuna dikkat çekmiş, Türkiye’ninKıbrıs üzerinde Kurucu Antlaşmalardan kaynaklanan vazgeçilemeyecek vetartışılamayacak ahdi hak ve yükümlülüklerinin olduğunu belirtmiştir. Türkiye’ninetkin ve fiili garantisinin sulandırılmasını ya da olumsuz etkilenmesini hiçbirşart altında kabul etmeyeceğini vurgulamıştır. Kıbrıs Rum tarafının AvrupaBirliği’ne üye olduğunu, bu yüzden Kıbrıs politikasının kapsamlı bir şekildegözden geçirilmesi gerektiğini ve yeni şartların gerekli kıldığı yeni esaslarabağlanmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etmiştir. 2007 yılı itibariyle gelinennoktada, Kıbrıs’ta gerçekçi bir çözümün ancak iki bölgeli, iki milletli ve ikidevletli bir ortaklık yapılanma ile mümkün olduğunu öne sürmüştür. KıbrısTürklerinin, karamsarlık ve çaresizliğe hapsedildiğini, bu durumun düzeltilmesiiçin de yeni bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini; bu amaçla da Türkiye’ninmali destek imkânlarının azamiye çıkarılmasını, yeni bir ekonomik dönüşüm vegelişme planı hazırlanmasını ve bu planın milli bir heyecanla uygulanması içinsomut adımlar atılmasını sağlamayı vaat etmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi,Avrupa Birliği’nin diğer birçok konuda olduğu gibi Kıbrıs meselesinde deikircikli bir tutum takınmasını eleştirmiş; iktidar olması hâlinde KKTC ile ekonomikiş birliği ve ticaretin önündeki engelleri kaldırmayı ve Savunma ve İş BirliğiAntlaşması imzalanması için çalışmalara süratle başlamayı savunmuştur.[7]

Milliyetçi Hareket Partisi, 2011 MilletvekilliğiGenel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nde de Türk dünyası politikaları bağlamındaKıbrıs’la da başta ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel olmak üzere, her alandailişkileri geliştirmeyi dış politikasının temel hedeflerinden biri olarakbelirlemiştir. Kıbrıs’ın, Türkiye’nin en önemli millî davası olduğunu bubeyannamede de özellikle vurgulamış, Türkiye’nin Kıbrıs üzerinde uluslararası antlaşmalardankaynaklanan hak ve yükümlülüklerinden vazgeçmeyeceğini, her ne ad altındaolursa olsun Kıbrıs Türklüğünün yok edilmesine izin verilmeyeceğini ifadeetmiştir. Tıpkı önceki beyannamede olduğu gibi burada da Kıbrıs’ta çözümünancak iki bölgeli, iki milletli ve iki devletli bir ortaklık yapılanmasıylamümkün olduğunu ileri sürmüştür. Kıbrıslı Türklerin onlarca yıldır sürdürdüğü onurlumücadeleyi desteklemeye devam edeceğini, Kıbrıslı Türklerin varlığını tehditedecek her türlü yaklaşıma karşı çıkacağını belirtmiştir.[8]

Milliyetçi Hareket Partisi, 2015 MilletvekilliğiGenel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nde Kıbrıs’la ilgili 2011 yılındaki tezlerinidevam ettirmiştir. Ayrıca Türkiye’nin tek taraflı ve iyi niyetlipolitikalarının yeterli olmadığını, Kıbrıs’ta çözüm için Rum yönetiminin ve AvrupaBirliği’nin de iyi niyetli ve yapıcı bir şekilde yaklaşması gerektiğinibelirtmiştir. Rum tarafının uzlaşmaz tutumunda Avrupa Birliği’nin kendilerilehine takındığı tutumun önemli bir etken olduğunu düşünen Milliyetçi HareketPartisi, Avrupa Birliği ile yürütülecek müzakere sürecinde Kıbrıslı Türklerin menfaatlerinisonuna kadar savunmaya devam edeceğini, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği üyeliğine önşart olarak ileri sürülmesine bedeli ne olursa olsun karşı çıkacağını net birşekilde ifade etmiştir. Kıbrıs’ta yeniden başlayan müzakerelerin; KıbrısTürklüğünü azınlık statüsüne indirecek ve adadaki varlığını tehlikeye atacak,iki kesimlilik ve siyasi eşitlik anlayışını zayıflatacak bir düzlemdesürdürülmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını öne sürmüş ve Kıbrıs’taKıbrıs Türkü’nü 1974 öncesi şartlara zorlayacak hiçbir oldubittinin kabuledilmeyeceğini açıklamıştır. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde samimiyetsizbir tutum takınmasını eleştirmiştir. İktidara gelmesi hâlinde Kıbrıs’a elektriksağlayacak Mersin Taşucu-KKTC Yeşilköy Denizaltı Elektrik İletim Kablosu Projesi’nikamu garantisi altında hızla gerçekleştireceğini belirtmiştir.[9]

Milliyetçi Hareket Partisi, 2018 MilletvekilliğiGenel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nde ise Kıbrıs Rum Yönetimi ve AB’ninuluslararası hukuka ve millî çıkarlarımıza aykırı bir şekilde bölgede arama vesondaj çalışmaları yapması engellenmesini, KKTC’nin bölgenin kaynaklarındanistifade etmesinin sağlanmasını savunmuştur. Türkiye’nin Doğu AkdenizHavzası’ndaki enerji rekabetinde aktif rol üstlenmesini, Türkiye’nin deniz altıdoğal gaz boru hattı ve LNG terminali projeleriyle sahip olduğu jeopolitikavantajı değerlendirmesini istemiştir. Önceki seçim beyannamelerinde olduğugibi 2018 Beyannamesi’nde de Türkiye açısından Kıbrıs’ın millî bir davaolduğuna işaret etmiş; Türkiye’nin Kıbrıs’ta kurucu antlaşmalardan kaynaklananahdî hak ve yükümlülükleri olduğunu belirtmiş ve hiçbir şart altında Türkiye’ninetkin ve fiilî garantisinin sulandırılmasının ya da olumsuz etkilenmesininkabul edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, bir kezdaha Kıbrıs’ta tek gerçekçi, uygulanabilir ve yaşayabilir çözümün iki bölgeli,iki milletli ve iki devletli bir ortaklık yapılanması ile mümkün olduğunuvurgulamıştır. Fakat böyle bir yapının kurulabilmesi için Türkiye’nin ve KKTC’ninhaklarının ve milli çıkarlarının korunması gerektiğini belirtmiştir. Ancak buşartla Kıbrıs Rum yönetimi ile BM gözetiminde diplomatik görüşmelerindesteklenmesi gerektiği uyarısında bulunmuştur. Kıbrıs’ta Rum tarafının çözümütıkama girişimlerine ve çözümsüzlüğün, Türkiye ve KKTC aleyhine bir silaholarak kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtmiştir.[10]

Milliyetçi Hareket Partisinin Kurucu GenelBaşkanı Alparslan Türkeş, Kıbrıs doğumludur. Dolayısıyla Ada’yı ve yaşananlarıbizatihi tecrübe eden bir lidere sahip olduğu için Milliyetçi HareketPartisinin Kıbrıs’a yönelik politikaları daha bilinçlidir. Bunun yanı sıradiğer birçok konuda olduğu gibi Kıbrıs konusunda da Milliyetçi HareketPartisinin bölgesel/küresel gelişmeleri yakından takip ettiği, bu gelişmelereyönelik politika ürettiği, vaat, söylem ve politikalarında tutarlı olduğugörülmektedir. Gerek Alparslan Türkeş gerekse Devlet Bahçeli döneminde yapılanmilletvekilliği genel seçimleri için yayımlanan seçim beyannameleri bunun somutgöstergesidir. 1977, 1995, 1999, 2002, 2007, 2011, 2015 ve 2018 Seçim Beyannameleribir bütün olarak değerlendirildiğinde Milliyetçi Hareket Partisinin, KıbrıslıTürklerin hak ve menfaatlerini gözettiği, Kıbrıs konusundaki vaat vetespitlerinde tutarlı olduğu net bir şekilde görülmektedir. Türk dünyasının birparçası olarak nitelendirdiği Kıbrıs’ı, millî bir dava olarak tanımladığı vebenimsediği anlaşılmaktadır. Türkiye’nin, uluslararası antlaşmalardan doğan hakve mesuliyetlerinden hiçbir şekilde vazgeçmemesi gerektiğine sürekli olarakvurgu yapan Milliyetçi Hareket Partisi, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerinin herşartta sonuna kadar savunulması gerektiğini vurgulamış ve Kıbrıslı Türklerinonurlu mücadelesini desteklemeyi temel politika olarak benimsemiştir.



* Ankara Hacı Bayram Veli ÜniversitesiE-posta: nasrullah.uzman@hbv.edu.tr.

** Ankara Hacı Bayram Veli ÜniversitesiE-posta: aybuke.yalcin@hbv.edu.tr.

[1] Lozan Barış KonferansıTutanaklar-Belgeler, Çev. Seha L. Meray, İkinci Takım, C. II, İstanbul, YapıKredi Yay., 2001, s. 7-8.

[2] Nasrullah Uzman, Türkiye’nin Mültecive Muhacir Politikaları (1923-1947), Ankara, Atatürk Araştırma Merkezi, 2018,s. 215-216.

[3] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (1977) “Türk Milleti Uyan!”, Ankara, 1977.

[4] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (1995), Ankara, 1995.

[5] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (1999) “Lider Türkiye’ye Doğru”, Ankara, 1999.

[6] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (2002) “Türkiye’nin Onurlu Geleceği”, Ankara, 2002.

[7] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (2007) “Millî Duruş ve Kararlılık Belgesi”, Ankara, 2007.

[8] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (2011) 2023’e Doğru Yükselen Ülke Türkiye Sözleşmesi”, Ankara, 2011.

[9] Milliyetçi Hareket Partisi Seçim Beyannamesi(2015) “Huzurlu ve Güvenli Gelecek”, Ankara, 2015.

[10] Milliyetçi Hareket Partisi SeçimBeyannamesi (2018) “Millî Diriliş Kutlu Yükseliş”, Ankara, 2018.