SEMİH YALÇIN'DAN; ŞİMŞEK, KILIÇDAROĞLU, BABACAN, YARKADAŞ VE YANARDAĞ'A SERT TEPKİ

27 Eylül 2022 14:32
Okunma
211
SEMİH YALÇINDAN; ŞİMŞEK, KILIÇDAROĞLU, BABACAN, YARKADAŞ VE YANARDAĞA SERT TEPKİ

SEMİH YALÇIN'DAN; ŞİMŞEK, KILIÇDAROĞLU, BABACAN, YARKADAŞ VE YANARDAĞ'A SERT TEPKİ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, Habertürk Gündem programında, Eski CHP Milletvekili Berhan Şimşek'in ÖSYM Başkanı ile ilgili yorumlarına sert tepki gösterdi. Şimşek'in, MHP’ye yakın bir isim olan ÖSYM Başkanı Aygün’ün bakan ile yıldızı barışmadığı için görevden alındığını söylemesi üzerine, telefonla programa katılan Yalçın, Şimşek'e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Daha sonra sosyal medya hesabı Twitter üzerinden 4 Ağustos 2022 Perşembe günü bir açıklama yapan Yalçın, şu ifadelere yer verdi:
"Habertürk yönetiminin, uzunca bir süredir doğrudan partimiz aleyhinde tavır içine girdiği ve şiddeti adım adım artan bir tonla MHP muarızlığını sahnelediği gözlerden kaçmamaktadır. Habertürkün MHP aleyhindeki yayınlarını ısrarla devam ettirmesi üzerine zaman zaman partimizce verilen sert tepkilere televizyon yönetiminden pişkin ve cüretkâr bir üslupla cevap verilmiş, 'olgulara dayanmayan ve hakkaniyetli olmayan iddialarda bulunduğumuz' öne sürülmüştü. Bu örneklerden birisi de şu anda yayımlanmakta olan Habertürk Gündem’de Kürşat Oğuz’a gönderdiğimiz ÖSYM Başkanı ile bilgilerin Berhan Şimşek gibi yazısı turası silinmiş birisinin insafsızlığına teslim edilmesidir. Habertürkün bu davranış tarzında ele alınacak taraf bulunmayan programlarında dikkati çeken yanlışlardan en büyüğü; Mecliste temsil edilen ve maşerî vicdanı aksettiren MHP’nin kurumsal kimliğinin, medya kuruluşu sıfatıyla hedef alınmasıdır. Gazeteciliğin temel normları arasındaki tarafsızlık ilkesine aykırı olan bu tutum, Türkiye’de yerleşik demokratik teamüllere de mugayir ve hukuksuzdur. Ayrıca Habertürkün hakikatleri setreden densiz ve volümü patronu tarafından ayarlanmış cevaplarında yer alan ifadeler, çalışanların veya televizyonu yöneten maaşlı kadroların kullanmaya yeltenebileceği bir üslup değildir. MHP’nin kurumsal kimliğini ve siyaset anlayışını eleştiren söz konusu kinayeli ve göndermeli ifadeler, düpedüz patronaj aklı ve şark kurnazlığı numunesidir. Haddini bilmez MHP aleyhtarı yayınların arkasında patronunun teşvik ve dayanağı olmasa hiçbir Habertürk çalışanının bu kadar cüretkâr olması mümkün değildir. Halkın sesi, Hakk’ın savunucusu olması gereken Habertürk; sahibinin sesine dönüşmüştür. Milletin birlik ve bütünlüğü, devletimizin bekası için mücadele eden MHP aleyhinde bilinçli ve programlı surette hayata geçirilen yayın politikalarının arkasındaki patronajı görüyoruz. Habertürkün partimiz aleyhindeki yayınlarının arkasında bu kara kanalın sahibi olan Turgay Ciner’in MHP’ye husumeti yatmaktadır. Uyarılarımızın kulağına küpe olmadığını gördüğümüz Turgay Ciner, geçmişteki siyasi tartışmalar üzerinden Habertürk çalışanlarını MHP’ye ve Cumhur İttifakına maksatlı olarak saldırtmaktadır. Ciner, neyine ve kimlere güvenmektedir? Görünen o ki Habertürk ince ince safını tayin etmiş, kendine yeni bir misyon belirlemiştir. Habertürk; Cumhur İttifakı aleyhtarlığı, felaket tellallığı ve haysiyet cellatlığı taşan yayın politikalarında Amerikancı Fox TV’yi ve Oda TV’yi yalnız bırakmamaya karar vermiştir. Son yerel seçimlerden beri Habertürkün yayın politikalarında terazinin miyarı şaşmış, sol kefesi ağır basmaya başlamıştır. Bu tür yanlı yayınlar, Cumhur İttifakına muhalif politikacılar ve nevzuhur partilerin temsilcileri ekranlara çıkarılarak hâlen ısrarla sürdürülmektedir. Habertürkün sahibi olan Ciner’in, ABD’de giriştiği yatırımlar malumdur. Milletin sırtından kazandığı milyarları yatırım bahanesiyle ABD’ye taşıyan ve kendine New York’ta saray yavrusu malikâne satın alan Ciner, sıkışınca okyanus ötesine sığınanların yolundan gitmeye adaydır. Ciner’in, Türkiye’de Amerikan yönetimi tarafından el altından desteklenen zillet cephesine siyasi yatırım yapmasının da tesadüf olmadığı kanaatindeyiz. Turgay Ciner, millet düşmanlarına Azrail kesilen MHP’nin ve vazgeçilmez millî çıkarlarımızın karşısında yer almış, zilletçiliğe soyunup PKK’nın siyasi kanadının ve terör sevicilerin yanında saf tutmuştur.
MHP KADROLARI, SAHADA 7/24 VATAN VE DEMOKRASİ NÖBETİNDEDİR
Bu televizyon kanalının, son günlerde zillet ittifakının sözcülerinin ağzından zaman zaman darbe çığırtkanlığı yaptığı da gözümüzden kaçmamaktadır. Hukuksuzluk ve Jakobenizmi davet eden siyaset zangoçlarının, uğursuz çanlarını bu ekrandan çalmaya başlaması da pek manidardır. Gezi’ci ve darbeci mahfillerin çevirdiği dümenler, yeni bir kirli oyunun hazırlıklarına benzemekte, burnumuza kötü kokular gelmektedir. Malum ekranlarda CHP ve yoldaşlarının milleti ve millî iradeyi ağızlarına almaması ve sürekli tribünlere oynaması hayra alamet değildir. Görünen o ki CHP’nin, demokrasi ve hukuk düzenine müdahale hastalığı nüksetmiştir. Eskiden beri CHP’nin pek mahir olduğu millî irade cellatlığı, yeni bir kisveye bürünmüştür. Hükûmeti demokratik yollardan düşüremeyeceklerini ve Cumhur İttifakını yıpratamayacaklarını anlayanlar, cuntacı kodlarına yaslanarak antidemokratik yollara başvurma niyetlerini açık etmektedir. Anlaşıldığı üzere CHP’nin asıl gayesi, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemini ortadan kaldırmak ve Cumhurbaşkanı’nı işbaşından uzaklaştırmaya yönelik Amerikan merkezli bir planı hayata geçirebilmektir. Zilletçilerin basın ayağındaki payandaları; planlı bir kalkışma için söz birliği etmiş gibi, iktidarı yıpratma zilletçilerin basın ayağındaki payandaları; planlı bir kalkışma ve için söz birliği etmiş gibi, iktidarı yıpratma ve karalama politikalarına hız vermiştir. Zillet cephesinde olup bitenler, bir yerli komedi filminin nakaratında söylendiği gibi, 'Organize işler bunlar.' dedirtmektedir. Oysa bu şer iş birliğinin işlemlerinden zarar gören ne iktidar ne MHP ne de Cumhur İttifakıdır; asıl zarara uğrayan, doğrudan Türk devletidir. Habertürk; yazılı gazetecilikte havlu attıktan sonra TV kanalından MHP ve Cumhur İttifakı ile kavgayı ve darbe sevdalılarının safını seçerek en büyük yayın hatasını işlemiş, böylece görsel alandaki hedeflerinden sapıp siyaset ringine çıkmakla nakavt olmayı peşinen kabullenmiştir. Habertürkün Türk milletinin siyasetteki sesi olan MHP’ye düşmanca yayınlarını sevk ve idare etmek, Turgay Ciner’in yanına kâr kalmayacaktır. Elbet bir gün kendisiyle hesaplaşılacaktır. Ciner, milletten kazandıklarıyla millete tuzak kurmanın faturasını ödeyecektir. Kendisinin ve el altından destek verdiği CHP ile ayakçılarının hesap etmediği bir husus vardır ki o da millet gerçeğidir. Millet iradesinin üstünde hiçbir beşerî kuvvet ve kudret yoktur. Siyasetin alternatifi, millî siyasettir. İktidarın gerçek sahibi partiler değil, millettir. Çözüm sandıkta, çare millettedir. Şimdiden uyarıyoruz: MHP, her türlü kirli oyunu milletiyle birlik olup bozacaktır. MHP ve Ülkücü Hareket, müteyakkız ve dimdik ayaktadır. MHP kadroları, sahada 7/24 vatan ve demokrasi nöbetindedir."
KILIÇDAROĞLU, TARASCONLU PALAVRACI'NIN GÜNÜMÜZDEKİ İZDÜŞÜMÜ GİBİ
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mesnetsiz söylemleri üzerine 10 Ağustos 2022 Çarşamba günü sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı. Açıklamasında, Kılıçdaroğlu'nun her gün desteksiz söylemlerde bulunduğunu hatırlatan Yalçın, "Palavranın sermayesi sınırsız. Kaynağı, projesi var mı?" diye sordu. Yalçın'ın açıklaması şöyle:
"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugünlerde desteksiz atışlarına her gün bir yenisini ekliyor. Bakıyorsunuz, seçimde ezici çoğunlukla cumhurbaşkanı seçiliyor… Kemal Kılıçdaroğlu; sonra bir günde ekonomiyi düzeltiyor, iki günde ülkeyi dünya devi hâline getiriyor. Bilumum salgınları bitirip bütün mültecileri yolluyor. Kaynağı, projesi var mı? Canım, palavranın sermayesi sınırsız! Kılıçdaroğlu Kemal Bey, Fransız Yazar Alphonse Daudet’nin tiplemesi ve sözde aslan avcısı Tarasconlu Palavracı’nın günümüzde siyaset hayatımızı şenlendiren izdüşümü gibi… Düz ovada boş tüfekle keklik avına çıkan Kılıçdaroğlu’nun bol keseden sıraladığı vaatler, bir Silifke türküsünü hatırlatıyor: 'Aslı yok yaylasında bin beş yüz koyunum var benim. Herkes kesesinden yesin içsin, saltanatım var benim.' Bütün bunlar yetmiyor; Kemal Kılıçdaroğlu bir de Sayın Genel Başkan'ımıza laf yetiştirmeye çalışıyor, milliyetçilikte şampiyonluğunu ilan ediyor! Kılıçdaroğlu Kemal Bey’e soralım! Hem HDP-PKK’nın hamisi hem Demirtaş’ın şakirdi ve sözcüsü, hem demokratik özerklik isteklerinin destekçisi hem de Marks’ın müridi iken; nasıl milliyetçi olunuyor? Bu arada bütün dünya Sultan Abdülhamit Han sondaj gemisini konuşuyor, Kılıçdaroğlu görmüyor, görmezden geliyor. Zillet ittifakının çapsız sözcülerinden biri kamuoyu önünde bir gazeteciye alenen küfrediyor, beslemesi de darp ediyor, Kılıçdaroğlu sesini bile çıkarmıyor. Kılıçdaroğlu, zillet ittifakı ile arkasına saklanan kripto aktör HDP-PKK’dan oluşan 6+1 mavracılar kumpanyasının Cumhurbaşkanlığı adaylığı için biçilmiş kaftan… Kel başa şimşir tarak!"
ALİ BABACAN, CHP'NİN HİMAYE ETTİĞİ HDP-PKK'YA YALAKALIK PEŞİNDE
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, kamuoyunda ilgi çekebilmek için sık sık MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye saldıran DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı sert çıkıştı. Yalçın, 14 Ağustos 2022 Pazar günü yaptığı açıklamada, Babacan; CHP'NİN HİMAYE ETTİĞİ HDP-PKK’ya yalakalık peşinde." dedi. Açıklamasında, siyasi rakip bellediği herkese çamur atan izansız ve edepsiz Babacan’ın dili sivri, nefesinin de yalan ve iftira koktuğunu kaydeden Yalçın, şunları kaydetti:
"Allah kimseyi ahlak yoksunu, yeteneksiz ve kifayetsiz muhteris eylemesin! Devasız bir partinin başında bulunan Ali Babacan; kin ve intikam uğruna, bırakınız ayağına, boğazına kadar vesayetçi siyasi şiddete batmış durumda. Siyasi rakip bellediği herkese çamur atan izansız ve edepsiz Babacan’ın dili sivri, nefesi de yalan ve iftira kokuyor. Kendi keline bile merhemi olmayan Ali Babacan, kamuoyunda ilgi çekebilmek için sık sık Genel Başkan'ımız Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırıyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türk gençliğinin ve teşkilatlarının şiddet eylemlerinden, disiplinsiz hareketlerden uzak durması için ömrünü harcayan bir siyasi figür… Devlet Bahçeli’nin ardındaki MHP kadroları ve Ülkücü Hareket; sokak hareketlerine de şiddete de tevessül etmez. Türkiye’de uzun yıllardan beri şiddet denince akla PKK ve siyasi temsilcileri geliyor. Onu, ideolojik genleri dolayısıyla CHP takip ediyor. İki kavgacı mahfil, parlamentoda da dışarıda da bozacıyla şıracı gibi… Babacan ve benzerleriyse sadece şakşakçı… Milletimiz soruyor! Ey Babacan; suretihaktan görünüyorsun da şiddet eylemlerinin, sokak hareketlerinin ve terör olaylarının merkezindeki CHP’ye neden yamaklık ediyorsun? Niçin CHP’nin himaye ettiği HDP-PKK’ya yalakalık peşindesin?"
YALAN HABER TÜKETİCİSİ YARKADAŞ YİNE MESLEKİ İİHTİSASINI KONUŞTURDU
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbsul Milletvekili Semih Yalçın, 16 Ağustos 2022 Salı günü resmî Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, asparagas haber tüketicisi olan Barış Yarkadaş'a sert tepki gösterdi. Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"CHP’de vekil iken yalan ve iftira müstahsili, gazetecilik ederken de asparagas haber tüketicisi olan Barış Yarkadaş, katıldığı bir TV programında yine mesleki ihtisasını konuşturmuş. Yarkadaş, Sayın Genel Başkan’ımızın 4 Eylül’de Sivas’tan erken seçim çağrısı yapabileceğini öne sürmüş. Yalanı avuç avuç içen, gerçeğin bir damlasını bile yutamaz. Sonunda, kendisi de ona inananlar da yalanda boğulur. Bize medya çevrelerinden ulaşan son bilgilere göre, TV kanalları çalışanlarını boğulma tehlikesinden koruma kararı almış. Martavalcı Yarkadaş’a 4 Eylül’den itibaren ekran yasağı uygulanacakmış!"

TELE-1, SON GÜNLERDE MHP ALEYHİNDE ALGI OPERASYONLARINA HIZ VERDİ
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, "MHP ortalıkta yok" iddiasını ortaya atan Tele-1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'a da sert tepki gösterdi. Yine resmî Twitter hesabı üzerinden açıklama yapan Yalçın, şunları kaydetti:
"MHP sahaya şubat ayında indi, seçim minderine erken çıktı. Yahu, MHP meydanlara ineli, aylar yıllar oldu. TV dünyasının tele-yayıncısı Tele-1, Merdan Yanardağ’ın sermayesi olan küçük ve bir o kadar da düşük kaliteli bir kanal. Kuruluşundan bu yana siyaset dünyasında ucuz pazarlama yapıyor. Tele-1, son günlerde MHP aleyhinde algı operasyonlarına hız verdi. Geçen gün CHP’li Tekin Bingöl bu kanala çıkıp gülünç ve temelsiz iddialar ortaya atmış. Neymiş efendim; MHP ortalarda yokmuş, meydanlarda değilmiş. Üstelik CHP’nin birinci çıktığı yerlerde harekete geçen teşkilat mensuplarımız, anlatma ve aydınlatma toplantıları için yüzlerce ilçeyi dolaştı. Öncesinde ise bölge ve il toplantılarını gerçekleştirdi. MHP’nin şubat ayında İzmir’den verdiği start, medyada sayısız haber ve programa konu oldu. Bu gözü küllü CHP’liler ya Türkiye’de siyaset yapmıyor ya da hayal dünyasında yaşıyor. MHP seçim minderine erken çıktı. Zinde ve güçlü bir teşkilata sahip olan MHP, seçim minderine erkenden çıktı. Zilletin kumanda merkezi CHP’ye ve zillet ittifakı destekçisi olan bilumum medya organlarına, özellikle de CHP’nin gözleri mahmur vekillerine, 'İyi uykular!' diyoruz. Atı alan MHP, Üsküdar’ı çoktan geçti! İstikamet; önce Sivas, sonra bütün Anadolu! Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok diyorsan ÇAĞRIM SANA."
DEVLET BAHÇELİ’YE “SİYASİ DİNAZOR” DİYEN THE GURDİAN’A, SEMİH YALÇIN’DAN ÇOK SERT TEPKİ
İngiliz gazetesi The Guardian’da yayımlanan bir makalede MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den “aşırı milliyetçi siyasi dinozor” diye bahsedilmesine MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, çok sert tepki gösterdi.  Yazılı açıklama yapan Yalçın; şunları kaydetti:
“İngiltere'de yayımlanan sol tandanslı The Guardian'da kaleme alınan bir yazıda, Genel Başkan’ımız Sayın Devlet Bahçeli aleyhinde hakaret içeren aşağılık ifadelere yer verilmiştir. The Guardian, sadece belirli bir siyasi temayülü yansıtan yayın organından ibaret değildir. O, aynı zamanda emperyalist Anglosakson politikalarının da propagandasını yapmasıyla maruftur. Türkiye'yi dize getiremeyen küresel aktörlerin; başarısızlıklarını, siyasi hakaretler ve mesnetsiz suçlamalarla telafi etmeye çalışması manidardır. Diğer yandan; Batılı ülkelerin yayın organlarında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli aleyhinde yazıların çıkması, partimizin doğru yolda olduğunun ve takip ettiği politikaların olumlu sonuç verdiğinin göstergesidir. Demek ki MHP her zaman olduğu gibi hedefi on ikiden vurmuş, Türkiye üzerinde emperyalist emeller besleyen ülke ve aktörlerin hesaplarını bozmuştur. Demek ki millî iradenin gücü; antidemokratik yöntemlere başvurarak tahakküm, istila ve vesayet peşinde güç tüketen bedhahlara galebe çalmıştır. Anglosakson-Angloamerikan zihniyetinin, CIA ve MI6 gibi istihbarat örgütleri yoluyla organize suç örgütlerinin elebaşlarını sahte belgelerle yemleyip fonlayarak Türkiye'de hükûmet darbesi tezgâhlamaya çalıştığı herkesçe bilinmektedir. Hâl böyleyken, bahse konu yayın organının MHP'ye dönük mafya yaftalaması pek gülünç kaçmaktadır. MHP; Hakk'ın ve hakikatin müdafi, halkın aksisedasıdır. MHP'yi güçlü kılan amil, Türk milletinin vicdanında edindiği seçkin yerdir. Anglosakson-Angloamerikan kültürünün; başka ülke ve milletlere üstünlük taslamaya, tahakküme dayalı uluslararası politikalara ağırlık verdiği, cümlenin malumudur. Bunun içindir ki başını ABD ve İngiltere'nin çektiği yayın organları, bu ülkelerdeki uluslararası kuruluşlar ve para emici lobiler; Türkiye'deki mevcut meşru iktidarı yıkmak için yoğun mesai sarf etmektedir.  2023 Haziran'ına doğru seçim sathı mailine yaklaşıldıkça, Türkiye'de AK Parti ve MHP tarafından tesis edilen Cumhur İttifakının arkasındaki millî iradeyi bükme çabalarına hız verilecektir. Sayın Devlet Bahçeli'nin liderliğindeki MHP; uluslararası arenada sömürge yükü taşıyan fincancı katırlarını ürkütmüş, züccaciyeye dalan siyaset fillerini kendi savanalarına kovalamıştır. Ayrıca Sayın Devlet Bahçeli, siyasi hayatı boyunca vefa kavramı şahsiyetinde bütün hususiyetleriyle mündemiç bulunan bir siyasi lider olarak temayüz etmiştir. Vefa, Türk milletinin karakter özelliklerinden ve yaşatılması gereken yüksek hasletlerinden biridir. Vefa; siyaset ötesi, ulvi bir anlam ifade etmektedir. Sayın Genel Başkan’ımızın Alaattin Çakıcı'ya gösterdiği vefa ve yakınlık üzerinden af hazırlığı gibi temelsiz iddialar ortaya atılarak partimizin karalanmaya çalışılmasına asla müsaade etmeyiz.
 Bu arada CHP'li Muharrem Efendi'yi de aslı astarı olmayan işlere burnunu sokarak MHP aleyhinde algı çalışması yapmak yerine, gerçekleri saptırmadan ‘erkekçe’ siyaset yapmaya davet ediyoruz. Bilinmelidir ki gerek Cumhur İttifakı gerekse MHP, millet iradesini ve Türkiye'nin bütünlüğünü hedef alan alçakça saldırılara karşı hazırlıklıdır. Küresel aktörlerin sinsi planları önünde en büyük engel olan, maşeri vicdanı temsil eden MHP'nin; tutarlı ve tavizsiz duruşu asla değişmeyecektir. MHP; Türkiye aleyhinde karanlık senaryolar yazıp hayata geçirmeye çalışanları, millî değerlerimizi çiğnemeye kalkanları, yalan ve iftira edebiyatına tenezzül edenleri etkisiz hâle getirmeye kararlılıkla devam edecektir.”
CİNNET HÂLİ İÇİNDE OLAN HÜSEYİN ÇELİK'E KANDİL YARAŞIR
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, MHP hakkında mestensiz değerlendirmelerde bulunan Eski AK Partili Bakan Hüseyin Çelik'e sert tepki gösterdi. Twitter adresinden açıklama yapan Yalçın, "Hakikatte Hüseyin Çelik gibilerin layık olduğu parti, PKK’nın siyasi temsilcisi olan partilerdir. Eminiz ki bölücüler güruhundan gelecek teklife H. Çelik kemali memnuniyetle evet diyecektir. Çünkü H. Çelik’in kendini mensup hissettiği ve bir türlü itiraf edemediği yer orasıdır. Şuuraltında yatan bu mensubiyet hissidir ki onu müzmin ve şiddetli bir MHP muhalifi hâline getirmiştir. O bakımdan kanaatimizce cinnet hali içinde olan Hüseyin Çelik’e Kandil yaraşır." dedi.