Türkiye'nin Ciğerleri Yandı. Türk Milleti, Kahreden Orman Yangınlarına Karşı Tek Yürek Oldu DEVLET BAHÇELİ: SABOTAJ İHTİMALİNİN ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDİLMELİDİR

21 Eylül 2021 12:10
Okunma
67
Türkiyenin Ciğerleri Yandı. Türk Milleti,  Kahreden Orman Yangınlarına Karşı Tek Yürek Oldu DEVLET BAHÇELİ: SABOTAJ İHTİMALİNİN ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDİLMELİDİR

Türkiye'nin Ciğerleri Yandı. Türk Milleti,  Kahreden Orman Yangınlarına Karşı Tek Yürek Oldu
DEVLET BAHÇELİ: SABOTAJ İHTİMALİNİN ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDİLMELİDİR
Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde aşırı yağışlardan kaynaklanan sel ve heyelan felaketleriyle mücadele edilirken, ardından Akdeniz ve Ege bölgelerinde meydana gelen orman yangınları büyük bir üzüntüye sebep oldu.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Doğu Karedeniz bölgesinde yaşanan sel ve heyelanla ilgili yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"İçinden geçtiğimiz günlerde, yurdumuzun değişik bölgelerinde meydana gelen sel ve heyelanlardan üzüntü duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum. Başta Rize ve Artvin olmak üzere, aşırı yağışlardan kaynaklı felaketlere maruz kalan yörelerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Doğal afetlerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Afet bölgelerimizde yaşayan yöre insanımızın samimiyetle yanındayız, her desteği de vermeye hazırız. Ayrıca tüm gazetecilerimizin 24 Temmuz Gazeteciler Gününü ve Basın Bayramını kutluyor, gönülden selam ve sevgilerimi paylaşıyorum."
Bu arada MHP heyeti de felaketzedelere destek olmak ve yaralarını sarmak için Rize’ye gitti. Heyette MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, MHP MYK Üyesi Musa Küçük ve MHP Rize İl Başkanı İhsan Alkan yer aldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, yaşanan sel ve heyelan felaketi sonrası, Milliyetçi Hareket Partisi heyeti olarak Rize Çayeli'ne ulaştıklarını bildirdi. Ziyaretlerin ilkini Rize Çayeli Belediyesine yaparak "Geçmiş olsun." dileklerini ilettiklerini aktaran Yıldırım, "Genel Başkan’ımızın selamlarını ve geçmiş olsun dileklerini ilettik. Devletimizin kudretiyle inşallah yaralarımızı birlikte saracağız." dedi. Sonrasında, sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı sonsuzluk yurduna uğurladıklarını kaydeden Yıldırım, "Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Rabb’im rahmetiyle muamele etsin, yakınlarına sabır ve dayanma gücü versin, Türk’ü ve Türk yurtlarını her musibetten muhafaza etsin." şeklinde konuştu.
Yıldırım, MHP heyeti olarak Büyükköy beldesi ve Muradiye beldesine ziyarette bulunduklarını ve "Geçmiş olsun." dileklerini ilettiklerini de söyledi.  "Zararlarını ortadan kaldırmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız." diyen Yıldırım ayrıca, İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Rize Valisi Kemal Çeber ile birlikte Güneysu Kaymakamlığında sel felaketiyle ilgili bilgi aldıklarını, bu vesileyle mağdur vatandaşlarımızın taleplerini de iletme imkânı bulduklarını ifade etti.
Yıldırım, "MHP heyeti olarak, Rize’de yaşanan sel felaketinden etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Her konuda elimizden ne gelirse eksiklerini görecek, yaralarını saracağız inşallah. Allah’ın izniyle, Müslüman Türk’e de yakışan dayanışma ve yardımlaşma ruhuyla, devletimizin de desteğiyle bu musibetin üstesinden geleceğiz." temennisinde bulundu. MHP heyeti daha sonra İkizdere ilçesine ziyarette bulundu.
BAHÇELİ: YANGINLARDA HAYATINI KAYBEDENLERE RAHMET, YARALILARA ŞİFA DİLİYORUM

Niçin ve nasıl çıktığı henüz tespit edilemeyen, büyük ihtimalle hain bölücü terör örgütü PKK'lılar tarafından çıkartıldığı tahmin edilen yangınlarda yüz binlerce hektar orman alanı ile pek çok yaban hayvanı yok oldu. Toplam 9 kişinin ölümü ve yüzlerce kişinin yaralanmasına sebep olan yangınlar, yerleşim alanlarına da sıçradı ve burularda yaşayan vatandaşlara ait çok sayıda ev ve iş yeri ile binlerce büyük ve küçükbaş hayvan da yanarak can verdi.
Tüm çabalara rağmen günlerce süren yangınları söndürebilmek için görevliler ve vatandaşlar el ele vererek canla başla mücadele etti. Türk milleti yangınlara karşı tek yürek oldu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, orman yangınlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Sadece ormanlar değil yüreğimiz de yandı. Ciğerlerimiz kavruldu. Güney il ve ilçelerimiz diken üstündedir. Sabotaj ihtimalinin üzerine kararlıca gidilmelidir. Ormanlarımızı yakanlar en ağır şekilde, en acımasız biçimde cezalandırılmalıdır." dedi.
MHP Lideri Bahçeli, orman yangınlarıyla ilgili yaptığı açıklamalarda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Yangınlarda hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar dileyen Bahçeli, şunları söyledi:
"Yaralarımız sarılacaktır, mağduriyetler giderilecektir, küle dönen orman alanları daha da yeşillendirilecek, buralara eskiye nazaran daha fazla ağaç dikilecektir, ancak kundakçılar, hainler, Vandallar yaptıklarının bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Sadece ormanlar değil yüreğimiz de yandı. Ciğerlerimiz kavruldu. Güney il ve ilçelerimiz diken üstündedir. Sabotaj ihtimalinin üzerine kararlıca gidilmelidir. Ormanlarımızı yakanlar en ağır şekilde en acımasız biçimde cezalandırılmalıdır. Orman yakmakla insan canına kıymak aynıdır. İnsan ve doğa katillerine hayat zindan edilmelidir. Devletin nefesi canilerin ensesindedir. İnanıyorum ki, devam eden soruşturmaların neticesinde her şey netlik kazanmış olacaktır. Yeşile, ağaca, orman canlılarına kıyanların insan olması mümkün değildir. Özellikle Antalya, Kayseri, Kütahya, Osmaniye, Adana, Muğla, Mersin başta olmak üzere; il ve ilçelerimizde meydana gelen yangın felaketlerinden zarar gören vatandaşlarımıza büyük geçmiş olsun diyorum. Elbette ormanlarımızın nasıl ateşe verildiği, kundakçıların hüviyet ve aidiyetleri kısa süre içinde çok daha netlik kazanacaktır. Failler er ya da geç ortaya çıkarılacak, dünya da başlarına yıkılacaktır. Ağacımızı yakanlar analarından doğduklarına bin pişman olacaklardır."
FAİLLER ER YA DA GEÇ ORTAYA ÇIKARILACAK, DÜNYA DA BAŞLARINA YIKILACAKTIR
"Şu anda Türkiye, iç ve dış tertipçileri az çok belli olan kaos ikliminin hakimiyet kurma riskiyle karşı karşıya olmakla birlikte, yıkım projesi tahkim ve takviye edilen muhtemel iç kargaşa ve çatışma ortamına sürüklenme tehdidiyle yüz yüzedir. Bu itibarla aziz Türk milletinin dikkatli, sabırlı ve teyakkuz hâlinde duruş göstermesinde sayısız yarar bulunmaktadır. Elbette ormanlarımızın nasıl ateşe verildiği, kundakçıların hüviyet ve aidiyetleri kısa süre içinde çok daha netlik kazanacaktır. Failler er ya da geç ortaya çıkarılacak, dünya da başlarına yıkılacaktır. Kaldı ki toplumsal huzurumuzu baltalamak, millî birliğimizi budamak için hangi mahfillerde oyunlar kurulduğu hangi güçlerin casuslarıyla ve iş birlikçileriyle müteyakkız hâlde olduğu yakında bütün çıplaklığıyla tespit, hatta teşhir edilecektir. Bilinmelidir ki, kurt kışı geçirse de yediği ayazı asla unutmayacaktır. Dost ve müttefik pozu veren hiçbir muhasım ülke Türkiye’nin toplumsal birliğini çözemeyecek, kardeşlik bağlarını çürütemeyecektir. Türk-Kürt arasına fitne tohumu ekmek için geceyi gündüze katan canilerin hevesleri kesinlikle beyhudedir ve emel sahiplerinin kursaklarında kalmaya mahkûmdur. Kürt kökenli kardeşlerim Türk milletinin sevdalıları, eşit ve ebedÎ mensuplarıdır. Hiçbir tahrik ve tacize kapılmayacaklarına dair inancım tamdır. Yangın afetlerinin yaşandığı bölgelerde her kardeşimin ne kadar zor olsa da sağduyu ve soğukkanlı davranış sergilemesi safiyane ve samimi dileğimdir. PKK’nın hıyanet ve melaneti Kürt kökenli kardeşlerime asla teşmil ve tevzi edilemeyecektir. Bu ülke bizimdir, Türkiye 84 milyonun tamamının şeref ve namus mihveridir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye Türk milleti büyük bir ailedir. Kaynaşma ve kucaklaşma hasletleriyle her müşkülatın üstesinden gelinecektir. CHP ne yaparsa yapsın, bölücü ve terörist HDP neyi söylerse söylesin, Türk milletinin muazzam ve müessir varlığı felaketleri göğüsleyecek, gerginliği yumuşatacak, gerilimi yatıştıracaktır. Orman alanlarımız eskisinden daha da gür ve güzel olacaktır. Türk milletinin her ferdi gerekirse fidan olup bu cennet vatanın toprağına dikilmeye sonuna kadar hazırdır."
TÜRK MİLLETİ BUGÜNLERİ AŞACAKTIR. MİLLETİME GEÇMİŞ OLSUN DİYORUM
"Hükûmet aktif olarak sahadadır, bakanlarımız, milletvekillerimiz ve bürokratlarımız afet bölgesinde canla başla çalışmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, yangından zarar gören vatandaşlarımızın yanında madden ve manen yerini alacak, gücü ve imkânları nispetinde yardım elini uzatacaktır. Bu hususta dava arkadaşlarımız, il ve ilçe teşkilatlarımızla birlikte tüm belediyelerimiz ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaşmakla ve gereğini yapmakla mükelleftir. Zor günleri dayanışma ve yardımlaşma hissiyatıyla aşmak mümkündür. Paylaşmak, darda kalanları hatırlamak, acıları müştereken hafifletmek, kayıpları el birliğiyle telafi etmek hem inancımızın hem de millî kültürümüzün saygın bir vasfı, bizlere yüklediği temel bir vicdan görevidir. Kardeşlik köprülerimizi yıkmak için el ovuşturanları ortak anılarımızdan, ortak acılarımızdan, ortak kaderimizden ve beraberce kucaklayacağımız daha nice asırların ruhundan aldığımız ilham ve iradeyle hayal kırıklığına uğratmak vazifemizdir. Felaketlerin yaşandığı zamanlar aynı zamanda millet şuurunun kamçılandığı, muhteşem bir uyanışa geçtiği zamanlardır. Türk milleti bugünleri aşacak, çok daha güçlü çok daha kenetlenmiş hâlde tarihî yolculuğuna devam edecektir. Kötü niyet sahipleri ise kuşkusuz yaptıklarının hesabını demokratik ve hukuk zemininde vereceklerdir. Milletime geçmiş olsun diyorum. Ormanlarımızı yakanların adaletin ateşiyle yanmalarını diliyorum. Konya Meram’da cinayete kurban giden ve orman yangınlarında hayatlarını kaybeden aziz vatandaşlarımıza, diğer yandan Antalya’da gencecik yaşta vahşice katledilen Azra Gülendam Haytaoğlu kızımıza Cenabıallah’tan rahmet, tedavi gören vatandaşlarımıza da şifalar niyaz ediyorum. Ağacımızı yakanlar analarından doğduklarına bin pişman olacaklardır. Türk milleti, Türk devleti ve Milliyetçi Hareket Partisi buna kararlıdır."
ÜLKÜ OCAKLARINDAN YANGINZEDELER İÇİN YARDIM KAMPANYASI
Ülkü Ocaklarının da yangın bölgelerindeki çalışmaları aralıksız devam etti. Antalya ve Muğla başta olmak üzere birçok bölgede devam eden yangınların söndürülmesi için canla başla mücadele eden Ülkü Ocaklı gençler, bir yandan da yangınzedelerin yarasını sarmaya çalıştı.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın talimatlarıyla yangın bölgelerinde çalışmalarını sürdüren Ülkü Ocakları teşkilatları, söndürme ve soğutma çalışmaları hakkında da sosyal medya hesapları üzerinden durum bilgilendirmesi yaptı. Hali hazırda yardım kampanyaları da devam eden Ülkü Ocakları, yangınzedelerin zararlarını karşılamak için bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Yangınzedelerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için yardım tırlarını da bölgelere gönderen Ülkü Ocakları, hazırladıkları paketlere mutfak gereçleri, battaniye, yiyecek ve hayvanlar için yem ekledi.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Yıldırım'ın duyurusu ile yangınzedeler için yardım kampanyası başlatıldı. Yıldırım'ın duyurusunu yaptığı kampanya ilanında, "Ülkemizin çeşitli noktalarında devam eden yangınlarda zarar gören vatandaşlarımızın bir nebze de olsa acılarını dindirebilmek ve yaralarını sarabilmek için yardım elimizi uzatıyoruz." ifadelerine yer verildi.
"Türk milleti neşe ve sevinçte bir olduğu kadar acı ve tasada da birdir ve beraberdir." vurgusu yapılan yardım kampanyasına ilk desteği her zaman olduğu gibi MHP Lideri Devlet Bahçeli verdi. Kampanyanın duyurulmasının ardından sosyal medyada oldukça ilgi gören kampanyaya destek vermek isteyenler; MHP il ve ilçe teşkilatları, MHP belediyeleri ve Ülkü Ocakları il ve ilçe teşkilatlarına başvurarak makbuz karşılığında ayni yardımlarda bulunabilecek. Ayrıca nakdÎ yardımlar, havale ve EFT yoluyla yalnızca banka hesaplarına kabul edileceği bildirildi. Bağışların "Ziraat Bankası IBAN TR65 0001 0000 0145 1817 3050 39" numarasına yapılabileceği belirtildi.
BAHÇELİ'NİN TALİMATIYLA YANGINZEDELERE KÜÇÜK VE BÜYÜKBAŞ HAYVAN DAĞITILDI
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfının ardından MHP de yangınlarda hayvanlarını kaybeden ailelere 5 keçi, 5 koyun ve 2 düve yardımı yapılması maksadıyla kampanya başlattı. Yardım kampanyasının ilk etabı 9 Ağustos 2021 Pazartesi günü başladı.
Bu konuyla ilgili MHP Genel Merkezinden yapılan bilgilendirmede şöyle denildi:
"Ülkemizde yaşanan üzücü orman yangılarına müdahaleler sürerken zarar gören vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için yardımlaşma ve dayanışma seferberliği başlatıldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli de bu seferberliğe ilk destek verenlerden oldu. Sayın Bahçeli'nin talimatlarıyla; 'Hayvanları orman yangınlarında telef olan köylülerin acısını hafifletmek ve bütçelerine katkı sağlamak maksadıyla MHP il, ilçe teşkilatları ve belediyelerinden ailelere 5 keçi, 5 koyun ve 2 düve yardımı yapılması' maksadıyla başlatılan kampanyanın ilk etabı 9 Ağustos 2021 Pazartesi günü Antalya ili Manavgat ilçesinde gerçekleştirilecektir. 2 Ağustos 2021 tarihinde başlayan kampanyamız kapsamında; 9 Ağustos 2021 Pazartesi günü saat 09.00’da Antalya Manavgat Çeltikçi İlköğretim Okulu bahçesinde ihtiyaç sahiplerine 300 adet küçükbaş, 30 adet büyükbaş hayvan dağıtımı yapılacaktır. Program, MHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Sadir Durmaz, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım, MHP MYK Üyesi ve Antalya Milletvekili Sayın Abdurrahman Başkan ve MHP Antalya İl Başkanı Sayın Hilmi Durgun’un katılımları ile düzenlenecektir."
MHP'nin başlattığı yardım kampanyası kapsamında Antalya'nın Manavgat ilçesinde orman yangınlarından zarar gören vatandaşlara 327 küçükbaş, 36 büyükbaş hayvan dağıtımı yapıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla "Hayvanları orman yangınlarında telef olan köylülerin acısını hafifletmek ve bütçelerine katkı sağlamak maksadıyla MHP il, ilçe teşkilatları ve belediyelerinden ailelere 5 keçi, 5 koyun ve 2 düve yardımı kampanyasının ilk yardımı gerçekleştirildi. Manavgat ilçesindeki Çeltikçi İlköğretim Okulu bahçesinde,  program düzenlendi.  Programda, yangından zarar gören ve hayvanları telef olan vatandaşlara ilk etapta 327 küçükbaş ve 36 büyükbaş hayvan dağıtımı yapıldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Durmaz, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, 28 Temmuz'da Manavgat'ta başlayan ve Türkiye'nin birçok noktasında peş peşe meydana gelen orman yangınlarının kendilerini üzdüğü dile getirdi. Zorlu arazi şartları ve olumsuz hava koşulları nedeniyle müdahalenin güçleştiği alanlarda devletin imkân ve kabiliyetinin, milletin fedakârca dayanışma ruhunun zararın daha da büyümesine engel olduğunu vurgulayan Durmaz, "Aziz milletimiz neşe ve sevinçte bir olduğu gibi tasa ve kederde de bir olmuştur. Devletiyle el ele vererek, yeşil vatan müdafaası yapmıştır. Artık yaraları sarma, derde derman olma vaktidir." dedi. Orman yangınlarından tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların da mağdur olduğunu belirten Durmaz, Manavgat'ta 283 büyükbaş, 2 bin 786 küçükbaş olmak üzere 3 bin 69 hayvanının telef olduğunu bildirdi.  
Devletin ilgili kurumlarının tespit çalışmalarını yaptığını anlatan Durmaz, şunları kaydetti:
"Hiçbir vatandaşın mağdur edilmeyeceği ilan edilmiştir. MHP olarak yaraların sarılmasında hükûmetin atacağı her adıma desteğimiz tamdır. Hem mağdur vatandaşa hem de yanan alanlara sahip çıkacağız. Bunun için afet yardım koordinasyon merkezleriyle koordineli şekilde afetzedeler için yardım malzemeleri gönderdik, göndermeye devam edeceğiz. Yangınlarda hayvanları telef olan vatandaşın acılarını hafifletmek için yardımlarımız devam ediyor. Bugün tüm il, ilçe teşkilatlarımız, belediyelerimiz ve Ülkü Ocaklarımızla ilk orman yangının çıktığı ve büyük kayıplara neden olan Manavgat'ta hayvanları telef olan vatandaşlarımıza 327 küçükbaş, 36 büyükbaş olmak üzere 363 baş hayvanı teslim ediyoruz. MHP olarak varlık sebebimiz olan Türk milletinin yanında ve emrindeyiz."  
Karaöz Mahallesi'nde bir büyükbaş ve 12 küçükbaş hayvanı telef olan Ahmet Kılıç da MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye teşekkür ederek yeni hayvanlarına kavuşmasından mutluluk duyduğunu söyledi.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ'DEN, KKTC'YE TARİHÎ ZİYARET
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kalabalık bir heyetle birlikte 19 Temmuz 2021 Pazartesi günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) gittiler.
Bahçeli, Ercan Havaalanı'nda uçaktan Oğuzhan Asiltürk ile kol kola indi. Şentop'un uçağında Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve bazı milletvekilleri, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Çiğdem Karaaslan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk de yer aldı.
Oğuzhan Asiltürk, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesiyle dikkatleri çeken, ardından Saadet Partisinin Cumhur İttifakına katılması yönünde açıklama yapan ve son olarak da parti içinde Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’na karşı kongre sürecini başlatmıştı.
BAHÇELİ: DÜN DE BUGÜN DE YARINDA KIBRIS TÜRK'TÜR, TÜRK KALACAKTIR
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Dün de bugün de yarın da Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır." dedi.
Bahçeli'nin 26 Temmuz 2021 Pazartesi günü Kıbrıs meselesiyle ilgili yaptıkları yazılı basın açıklaması şu şekilde:
"Millî ve tarihî haklarımız üzerinde kuşku uyandırmaya çalışan iç ve dış odakların uzun süreden beri estirdikleri husumet ve hıyanet rüzgârı hız kesmeden devam etmektedir. Türk milleti bu muhasım ve mütecaviz kuşatmaya misliyle mukabele ve müdahale etmeye hiç şüphe yok ki muktedirdir. Ne kadar haklı olsak da bölgesel ve küresel alanda, ülkemizi doğrudan veya dolaylı şekilde ilgilendiren her konu başlığı ya sürüncemeye bırakılmakta ya da çözümsüzlüğe havale edilmektedir. Maalesef önü arkası planlanmış, diplomasinin ayak oyunlarıyla perçinlenmiş oyalama mekanizmaları yıllardır tedavülde tutulmaktadır. Yaklaşık 60 yıldır Kıbrıs meselesi ülke ve dünya gündeminin ağırlık merkezidir. Kıbrıs Türklüğünün hak ve çıkarlarıyla, eşitliğe ve egemenliğe dayalı devlet ve toplum hedefi sürekli engellenmiş, sürekli yokuşa sürülmüştür. Yunanistan takviyeli Rum kesiminin iyi niyetten uzak tavrı Kıbrıs’ta adil, kalıcı, hakkaniyetli ve sürdürülebilir nitelikli çözüm ikliminin yeşermesini sabote etmiş, bilahare çıkmaza sürüklemiştir. Bugüne kadarki tecrübelerle somutlaşan yalın gerçek şudur: Kıbrıs’ta çözümden korkan, barış ve uzlaşmadan kaçan yegâne taraf Rumlar olmuştur. Rumların uzlaşmaz tutumu tüm müzakere etaplarını boşa düşürmüş, sekteye uğratmıştır. Rumların, Ada’nın tek sahibi gibi hareket etmesi, üstelik ve küstahça Kıbrıs Türklüğüne azınlık muamelesi yapması tarihî gerçeklerle bağdaşmayan, coğrafyanın ruhuyla örtüşmeyen bir hezeyan, bir çarpıklık, bir densizliktir. Bu nedenle Kıbrıs’ta ortaklık devleti kurulması bugünkü ortamda imkânsız bir hâle gelmiştir. Bunun faili de AB ve ABD’nin ön yargılı siyasetinden güç alan Rum-Yunan zihniyetidir. Kıbrıs Türklüğü kendi kaderini kendi tayin etmeye, kendi göbek bağını kendi kesmeye hazırdır, buna da kararlıdır. Kurulan müzakere masalarını dağıtan, uzlaşmaya yanaşmayan, çözüm ümitlerini dinamitleyen Rumların tüm çabaları beyhudedir. 7-11 Kasım 2016’da İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında ele alınan; 'yönetim ve güç paylaşımı, AB, ekonomi ve mülkiyet' başlıklı konularını çözümsüzlükle düğümleyen Rumlardır. 28 Haziran-7 Temmuz 2017’de yine İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında düzenlenen Kıbrıs Konferansına Türkiye’nin yanı sıra diğer garantör devletler Yunanistan ve Birleşik Krallık, gözlemci olarak AB ile Ada’daki iki taraf katılmış, yine bir sonuç alınamamıştır. Geçtiğimiz nisan ayının son günlerinde Cenevre’de yapılan Kıbrıs Konferansından da makul ve umut edilen bir netice çıkmamıştır."
 KIBRIS'TA İKİ AYRI DEVLET VARLIĞI ARTIK HERKESÇE KABUL EDİLMELİDİR
"Birleşmiş Milletler himayesinde on yıllardır süregelen Kıbrıs görüşmeleri hiçbir işe yaramamış, deyim yerindeyse bir arpa boyu mesafe alınamamıştır. Bu kapsamda federasyonu esas alan görüşme trafiğinin hiçbir anlamının kalmadığı, iki devletli çözümden başka bir seçeneğin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet varlığı artık herkesçe kabul edilmelidir. AB’yle birlikte ABD’nin, bunun yanında Rum-Yunan ortaklığının iki devletli çözüm teklifini kabul etmemesi Kıbrıs Türklüğü için önemsiz bir ayrıntıdan ibarettir. 46 yıl kapalı hâlde tutulan Maraş’ın mülkiyet haklarına riayet edilerek açılması, bu açılımın Kapalı Maraş’ın %3,5’una tekabül eden pilot bir bölgede başlayacak olması pek çok çevreyi rahatsız etmektedir. Yeni mağduriyetlerin oluşmasına ortam açmadan, dahası var olan mağduriyetleri gidermek suretiyle Kapalı Maraş’la ilgili müspet tasarrufun isabetli ve yerinde bir karar olduğu tartışmasızdır. ABD’nin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu açılımı reddeden açıklamaları ise Türk milleti nezdinde yok hükmündedir. Egemenliğin ve mülkiyet haklarının üzerinde hiçbir ülke hiçbir uluslararası kuruluş olamayacaktır. Kıbrıs Türklüğü iradesine sahip çıkacak, Türkiye’de sonuna kadar arkasında duracaktır. Herkes hesabını buna göre yapmak zorundadır. Kıbrıs Türk Devleti’nin tezahürü geri dönülemez bir amaçtır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, 20 Temmuz 2021’de açıkladığı Cumhurbaşkanlığı binası ile parlamento binası yapılma hedefi betonlaşmanın, yeni bir inşaat hamlesinin değil, bağımsız bir devlet hâlinin ilk harcıdır. Bilerek ya da bilmeyerek bu gerçeği anlamakta direnen içimizdeki ENOSİS iş birlikçilerinin ne söylediğinin, neye hizmet ettiklerinin hiçbir kıymeti de yoktur. Özellikle Kıbrıs Türk Devleti’nin ayak sesini duyan fiili AKEL mensubu, aynı zamanda uyuyan mason ve komünist Mustafa Akıncı’nın istismar ve inkâr yüklü beyanatları EOKA militanlığına özendiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Kıbrıs Türklüğünün eşit egemenliğe dayanan, eşit uluslararası statüsünü tescil edecek tarihî ve stratejik kararını sonuna kadar desteklemektedir. Emperyalizmin fonladığı, Türkiye düşmanlığı hususunda âdeta yarışa giren satılmış bir kısım medyanın, bu medyanın devşirilmiş kalemlerinin ne yazdığı, neyi propaganda ettiği bizim nazarımızda değersizdir. Türkiye aleyhtarlarından para alanların aynı şekilde emir aldıkları, bununla da yetinmeyerek düşmanın kılıcını salladıkları ulu orta meydandadır. Geldiğimiz bu aşamada özgür medyadan değil, güdümlü, kukla ve esaret altına alınmış medyadan bahsetmek en doğru tariftir."
 MERHUM DR. KÜÇÜK'Ü, DENKTAŞ'I VE TÜM ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM
"Kıbrıs Türklüğünün sesini kısmaya, varlığını ortadan kaldırmaya, bekasını ve istiklalini yıkmaya ne içimizdeki sömürge artıklarının ne de haricimizdeki müstevli emellerinin gücü yetmeyecektir. Tek devletli çözüme karşı çıkan, Kapalı Maraş’ın açılmasına itiraz eden mihrakların ne dediğinden daha çok tarihin ve milletin iradesine kulak vermek şarttır, yapılan da çok şükür budur. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın siyasi ve stratejik sonucu 47 yıl sonra vasat bulmuş, Kıbrıs Türk Devleti ufukta görünmüştür. Ok yaydan çıkmış, artık geriye dönüş yolu kapanmıştır. Güney Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis’in son gelişmelerden sonra, Kıbrıs Türklerine verilen AB pasaportlarının iptaliyle ilgili hazırlığa girmesi de nafile ve art niyetli bir siyasetin deşifresidir. Kıbrıslı Türklere ayrılıkçı diyen bu palikarya zihniyeti esasen Türk düşmanlığını geçim kapısı gören bir sefildir. Uluslararası toplumun vicdan ve adalet ilkelerine müzahir şekilde, Rum-Yunan ortaklığının kumpaslarını görmesi, Maraş konusunda hukuka uygun adımları tasvip etmesi, Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de paylaştığı yapıcı, gerçekçi ve iyi niyetli çözüm tekliflerini desteklemesi vazgeçilmez önemdedir. Doğu Akdeniz’in huzur, barış ve istikrarı buna bağlıdır. Dün de bugün de yarın da Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Tarihin akış istikametinin hilafına kürek çekmek boşuna bir emektir. Ankara’yla Kıbrıs’ın kaderi birdir. Anadolu coğrafyası nasıl vatanımızsa, Kıbrıs’ta öyledir. Vaki gerçek hiçbir baskı ve tahakküm karşısında değişmeyecektir. Güvence, Kıbrıs Türklüğünün geleceğine sahip çıkma azmi, eşsiz dirayeti, kabına sığmayan vatan sevgisi, siyasi iradesinin de millî niteliğidir. Kıbrıs Türklüğünün istikbalini Türkiye ile birlik ve dayanışma içinde düşünen Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın duruşu sağlam, mücadelesi cesur ve takdire şayandır. Bu düşüncelerle Sayın Ersin Tatar’a göstermiş olduğu yakın ilgiden, samimi ev sahipliğinden ve şuurlu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor KKTC hükûmetiyle birlikte üstün başarılar diliyorum. Kıbrıs davasının yol başçıları olan Merhum Dr. Fazıl Küçüğü, Merhum Rauf Denktaş’ı, Beşparmak Dağları’na kanlarını döken aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden mücahitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 47’nci yıl dönümü münasebetiyle Kıbrıslı Türk soydaşlarımla kucaklaşmaktan duyduğumu memnuniyeti bir kez daha ifade ediyor, hepsini hürmet ve muhabbetle selamlıyorum."
YAŞ’TA YENİ KOMUTA KADEMESİ BELLİ OLDU: DÜNDAR GİTTİ, AYSEVER GELDİ
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 4 Ağustos 2021 Çarşamba günü yapılan YAŞ toplantısında yeni komuta kademesi belli oldu. Toplantıya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz katıldı. İki saat süren toplantı sonrası Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni komuta kademesi belirlendi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen YAŞ toplantısının ardından alınan kararlar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylandı. Kararlar,  Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından duyuruldu.
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal’ın görev sürelerinin bir yıl uzatılmasına karar verilirken hâlen 240 olan general ve amiral sayısının 30 Ağustos 2021 tarihi itibarıyla 266 yükseltileceği belirten Kalın şöyle devam etti: “30 Ağustos 2021 tarihinden geçerli olmak üzere; Kara Kuvvetleri Komutanlığından Korgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Ali Sivri Orgeneralliğe, Tümgeneral Levent Ergün ve Metin Tokel Korgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından Tümamiral Kadir Yıldız Koramiralliğe, Hava Kuvvetleri Komutanlığından Tümgeneral Rafet Dalkıran Korgeneralliğe terfi ettiriliştir.”
Kalın, şunları kaydetti:
“Kara Kuvvetleri Komutanlığından Tuğgeneraller İlkay Altındağ, Sebahattin Kılınç, Gültekin Yaralı, Rafet Kılıç, Fedai Ünsal, Tuncay Altuğ, Rasim Yaldız ve Aydın Cihan Uzun Tümgeneralliğe; Deniz Kuvvetleri Komutanlığından Tuğamiral Yalçın Payal ve Hasan Özyurt Tümamiralliğe; Hava Kuvvetleri Komutanlığından Tuğgeneral Orhan Gürdal ise Tümgeneralliğe terfi ettirilmiştir. Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, devletimize, silahlı kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz. Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinin aileleri ile birlikte sağlık ve mutluluk getirmesini temenni ederiz.”
30 Ağustos 2021 tarihinden geçerli olmak üzere; 17 general ve amiral bir üst rütbeye, 56 albay ise general ve amiralliğe yükseltilirken 44 general ve amiralin görev süreleri bir yıl, 320 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatıldı. Kararlara göre, 1 general yaş haddi nedeniyle 1 Eylül 2021 tarihinden, 29 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2021 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edildi. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar yaş haddi nedeniyle emekliye sevk edildi, 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever Kara Kuvvetleri Komutanı olarak atandı. Aysever, 2003’te Tuğgeneral, 2007’de Tümgeneral, 2012’de Korgeneral oldu. 2016’da 2. Kolordu Komutanı’yken, FETÖ’nün darbe girişimi sonrası toplanan ilk YAŞ kararıyla orgeneralliğe terfi ettirilip, 1’inci Ordu Komutanlığına atandı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MHP LİDERİ BAHÇELİ’Yİ EVİNDE ZİYARET ETTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısı sonrasında 4 Ağustos 2021 Çarşamba günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi evinde ziyaret etti. Erdoğan, Bahçeli ile Beytepe’deki evinde bir araya geldi. Basına kapalı yapılan ziyaret, yaklaşık 50 dakika sürdü. Ziyarette Erdoğan'a, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da eşlik etti. Görüşmenin ardından Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aracına kadar uğurladı.
SEÇİM BARAJI %7 OLARAK TESCİLLENDİ, BAŞKA DEĞERLENDİRMEYE GEREK KALMADI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın seçim barajı kararının % 7 olarak tescillendiğini, artık başka bir değerlendirmeye gerek kalmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da daha önce MHP'nin seçim barajının % 7 olmasına olumlu baktığını açıklamıştı.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin Afganistan'dan tamamen çekilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dış politika konuları hakkında görüşlerini açıklayan Bahçeli, seçim barajının % 7 olacağını bildirdi.
Zillet İttifakı’nın Türkiye'ye kurulmuş tuzak, iradelerinin ise yabancı başkentlerin kontrolünde olduğunu belirten Bahçeli, "Diğer yandan seçim barajının 'yüzde 5 mi, yüzde 7 mi olsun' tartışmaları lüzumsuz emek ziyanıdır. Cumhur İttifakı'nın iki ana partisi, kurulan bir komisyon marifetiyle, seçim sistemi ve barajın oranı hususunda samimi ve iyi niyetli şekilde görüşmeler yapmışlardır. Televizyon ekranlarında bilirkişilik taslayan kerameti kendinden menkul şahıslarla, gazete köşelerinde ahkâmlar kesen bazı kalem sahiplerinin seçim barajı etrafında anlamsız tartışmaları körüklemek istedikleri anlaşılmaktadır." dedi.