SEMİH YALÇIN’DAN; KILIÇDAROĞLU, ÇÖLAŞAN, DAVUTOĞLU VE ŞEN’E SERT TEPKİ

18 Ağustos 2021 14:30
Okunma
21
SEMİH YALÇINDAN; KILIÇDAROĞLU, ÇÖLAŞAN, DAVUTOĞLU VE ŞENE SERT TEPKİ

SEMİH YALÇIN’DAN; KILIÇDAROĞLU, ÇÖLAŞAN, DAVUTOĞLU VE ŞEN’E SERT TEPKİ
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, "Kılıçdaroğlu zıvanadan çıkmış kırık tahta gibi muallakta kalan üslubuyla panik hâlinde MHP’ye saldırmaktadır." dedi.
Yalçın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli ile ilgili sarf ettiği sözleri sebebiyle sosyal medya hesabı Twitter üzerinden açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nu sert sözlerle eleştiren Yalçın, şunları kaydetti:
"Cumhur İttifakının siyasi hayatımız üzerindeki yön verici etkisinin kalıcı hâle gelmesi ve 2023 sonrasında da ittifakın varlığını sürdüreceğinin anlaşılması, zillet cephesini telaşlandırdı. Başını CHP’nin çektiği zillet ittifakı ve yancılarının belirlediği yeni strateji doğrultusunda, Cumhur İttifakının güçlü ortağı MHP’nin Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye dönük planlı ve hesaplı haysiyet cellatlığına hız verildi. Bilhassa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; başarısız muhalefet çıkmazından kurtulmanın çaresini Atatürk aziz hatırası üzerinden kriz tellallığına soyunup Sayın Devlet Bahçeli'ye sardırmakta ve mevcut sorunların faturasını MHP’ye çıkarmakta buldu. Kılıçdaroğlu, son günlerdeki çatık kaşlı, tedirgin, gergin, dengesiz, sinirli ve saldırgan üslubuyla MHP’yi hedefe koyarken; yel değirmenlerine hücum eden Don Kişot’a ne kadar da benzedi. Genel Başkan’ımızın 'Atatürk bizim kırmızı çizgimizdir.' diyerek Türk tarihine, Türklüğe sahip çıkmasına dahi tahammül edememektedir. Bu durum Kılıçdaroğlu ve CHP için ayıplı bir hâldir. Kılıçdaroğlu çaresiz… Partisi ve avenesi alternatif politikalar üretmekten aciz. Bu yüzden, zıvanadan çıkmış kırık tahta gibi muallakta kalan üslubuyla panik hâlinde MHP’ye saldırmaktadır. Kılıçdaroğlu'nun zaman zaman milliyetçi kitleleri ayartmaya çalışan riyakâr ve trajikomik cümleleri ise komşunun evini soymaya yeltenen pişkin hırsızın hane sahiplerini kucaklamasını andırıyor."
AHMET DAVUTOĞLU'NUN İDDİALARI KURU GÜRÜLTÜ
 Semih Yalçın, Siyasi Etik Yasası ile ilgili olarak MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye yönelik ifadeleri sebebiyle Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nu sert dille eleştirdi. Yalçın, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
"Bir iki sözümüz de çınar yaprağı giyinip siyaset sahnesinde raks eden 'mazul ve sakıt sadrıesbak' Ahmet Davutoğlu'na: Davutoğlu'nun Cumhur İttifakını Siyasi Etik Yasası tartışmalarıyla vurmaya heveslenmesi, elinde yay olmadan ok atmaya benziyor. Siyasi Etik Yasası tartışmalarına bakıp Cumhur İttifakında yumuşak karın vehmeden Davutoğlu'nun iddiaları kuru gürültü. Ancak kendi karnı fazla şişkin. Deriden yapılmış bir müzik aleti gibi kuru gürültü çıkardığı için, geçmişte Davuloğlu unvanıyla tanındığı henüz unutulmadı."
EMİN ÇÖLAŞAN'DA PSİKOPATİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU VAR
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye "açık mektup" şeklinde bir yazı kaleme alan Sözcü Gazetesi Yazarı Emin Çölaşan'ı yine sert ifadelerle eleştirdi. Resmî Twitter hesabından Çölaşan’a cevap veren Yalçın, şunları yazdı:
"Düşkün gazeteci Emin Çölaşan, gece uyurken sırtı her açık kaldığında ertesi sabah ağrılarının ve batınındaki şişkinliklerin çaresini MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'ye açık mektup döşenmekte buluyor. Ne kadar ağrısı, sızısı varsa bize şikâyet ediyor. Emin Çölaşan'ın yorgansızlığıyla kronik MHP kâbuslarının tıp dilinde karşılığı ve çaresi bulunmuyor. Biz naçizane teşhisimizi koyalım: ‘MHP-mani’den kaynaklanan psikopatik kişilik bozukluğu. Bu yazısı turası silinmiş gazeteci müsveddesinin yakınmalarını bizim kaşağımız bir nebze dindiriyor olmalı ki üstü açık uykuları sonrası kendini pürtelaş bize kaşıtıyor. Sonra da Türkiye gerçeklerinden kopuk vaziyette, gaflet uykusuna geri dönüyor."
ASIL ARAŞTIRILMASI GEREKEN ERSAN ŞEN GİBİ HUKUKÇULARDIR
Semih Yalçın, "Sedat Peker'in iddiaları araştırılsın." diyen Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen'e cevap verirken, "Asıl endişe duyulması ve araştırılması gereken şey, Ersan Şen gibi hukukçuların FETÖ ve HDPKK propagandalarına alet olmasıdır." dedi.
Yalçın, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarda Ersan Şen'in açıklaması ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir zamanlar adalet terazisi insaf, vicdan, hakkaniyet ve aklıselimle tartan Ceza Hukukçusu Ersan Şen’de son zamanlarda fikrî ve ilmî mürtedlik alametleri gözleniyor. E. Şen’de; âdeta FETÖ’nün sihirli asası değmişçesine, bölücü başının selamı gelmişçesine hükûmet ve Cumhur İttifakı aleyhtarı bir söylem ve tavır değişikliği var. E. Şen,  HDP’nin kapatılması istemiyle yeniden dava açılması tartışılırken; parti kapatmaya karşı olduğunu hukuki gerekçelerle değil, sudan bahanelerle ortaya koydu. İhanetin ve bölücülüğün acentesi olan HDP’nin kapatılmasını istemediğini böylece ikrar etmiş oldu. E. Şen, parti kapatmanın bir işe yaramayacağı tezine hukuki ve vicdani dayanak bulamayacağı için, siyasi mugalatalara başvurdu. Türk vatandaşlarının birliğini, devletin bekasını Anayasa temelinde müdafaa yerine açıkça millet ve devlet düşmanı HDP’nin avukatlığına soyundu. Ceza Hukukçusu E. Şen, aynı muzır kanalda birkaç gün önce de organize suç örgütü elebaşının dile getirdiği uçuk iddialar konuşulduğu sırada 'Yargı bağımsızlığı tam olarak uygulanabilseydi Türkiye’nin temiz siyaset sorunu olmazdı.' dedi. Oysaki bu ifade, yargının FETÖ tasallutu atında olduğu 2016 öncesi dönem için geçerli. Bugünkü yargı sisteminin bağımsız olmadığını ileri sürenler, FETÖ’yü temize çıkarma çabasındaki iş birlikçi ve destekçilerdir. Gerek yargıda gerekse devletin bütün kurumlarına yuvalanan FETÖ’cüler 15 Temmuz 2016’dan sonra birer birer temizlendi ve kalıntılarının da temizliği titizlikle sürdürülüyor. Ersan Şen’in mesleki birikimine güvenerek siyaset kurumuna ayar vermeye cüret ederken yediği herzelerden biri de eline yabancı servisler tarafından dosya tutuşturulan bir suç örgütü liderinin Türkiye’nin istikrarını hedef alan iddialarının teker teker araştırılmasını istemesi. Her önüne gelenin dillendirdiği ipe sapa gelmez iddia ciddiye alınsa, asıl o zaman ne temiz siyaset ne de yargı bağımsızlığı kalır. Türkiye gibi güçlü bir ülkede, göbek taşında ısıtılan hamam koğuculuğuna rahmet okutan sefil dedikodular ciddiye alınarak iş görülmez. Yurt dışında yüzlerce kaçak FETÖ firarisi ve PKK militanı bulundukları ülkelerde sosyal medya üzerinden başka binlerce temelsiz iddia ortaya atsa hepsini araştıracak mıyız? 9. Yargı erki ve siyaset kurumu arasındaki ilişkiler açısından asıl endişe duyulması ve araştırılması gereken şey, Ersan Şen gibi hukukçuların FETÖ ve HDPKK propagandalarına alet olmasıdır."
KENAN ALPAY'IN EN BÜYÜK KAHRAMANI BARZANİ'DİR
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, MHP’yi hedef alan Yeni Akit Gazetesi Yazarı Kenan Alpay hakkında açıklama yaptı. Yalçın açıklamasında, "MHP üzerinden istihfaf ederek eleştirmek, Kenan Alpay gibilerin kripto hüviyetlerini ele vermektedir." dedi.
Yalçın, açıklamasında şunları kaydetti:
"Toplumumuzda kendi değerlerinden habersiz, cehaletin pençesinde kıvranan nesillerin varlığı; sosyolojik bir gerçekliktir. Hiç istemesek de Türkiye’de içinden yetiştiği topluma yabancı, öz değerlerine husumet besleyen kuşaklar yetişebilmektedir. Millet olgusuna ve millî değerlere düşmanlık; özellikle Marksist, bölücü ve ayrılıkçı çevrelerin tefrik edici özelliğidir. Bu, bizim pek yadırgamadığımız bir husustur. Burada Türk düşmanlığı söz konusudur. Ancak eli kalem tutan ve aydın geçinen K. Alpay türünden kalemşörlerin, muhafazakârlık ve dindarlık kisvesi altında millî değerlere düşmanlık etmesini kabullenmekte zorlanıyoruz. Burada gizli bir etnik rahatsızlık izharı ve dışavurumundan korkulan bir Türk düşmanlığı söz konusudur. Adı geçen köşe yazarının öteden beri MHP muarızı olduğu malumumuzdur. Ancak bu şahıs, HDP İzmir İl Binasında meydana gelen menfur hadise ile ilgili söylemler ve tartışmalar üzerinden MHP düşmanlığını açığa vurmuş asıl niyetini açık etmiş, içindeki erik kurularını taşırmıştır. Kenan Alpay'ın en büyük kahramanı Barzani'dir. Asıl derdinin; MHP değil, onun temsil ettiği millî değerler olduğu ortaya çıkmıştır. Milletimizin hassasiyetlerini hazmedemeyip binlerce yıllık kardeşlik mirasına saldırarak, bu mirası MHP üzerinden istihfaf ederek eleştirmek, K. Alpay gibilerin kripto hüviyetlerini ele vermektedir. Kenan Alpay denen zat hayatı boyunca her fırsatta bölücü ihanet şebekelerinin pek çok görüşünü "İslamcılık" etiketiyle savunan bir nevzuhurdur. Barış için Öcalan'a bile olumlu bir misyon yükleyebilen K. Alpay’ın en büyük kahramanı ise Barzani’dir. MHP'ye saldıran bir PKK sevicidir. Kendisi yukarıda ifade ettiğimiz bu vurguları yaparken en büyük düşman olarak gördüğü Türk milletini aşağılamayı ihmal etmeyen buram buram azınlık ırkçılığı vurguları ile MHP’ye saldıran bir PKK sevicidir. Bu tür adamlar var olma sebepleri olan mekanizmalar ortadan kalktığı zaman hayatlarına normal olarak devam edip, bir sonraki yandaş olacağı mahfili beklemek için dünyaya gelmişlerdir."