BAŞBUĞ’A VEFA

09 Haziran 2014 17:21
Okunma
1057
BAŞBUĞA VEFA


Başbuğ Alpaslan Türkeş’in ölüm yıl dönümünde, yurdun dört bir tarafından on binlerce Ülkücü, Ankara’ya akın etti.

MHP lideri Bahçeli, Başbuğ’un doğduğu köyden getirilen toprağı mezarına serpti, kırmızı-beyaz karanfiller bıraktı ve ibrikle suladı.
 
YENİ DÜŞÜNCE - MHP'nin merhum Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş, vefatının 17. yılında kabri başında törenle anıldı.
Yurdun dört bir tarafından Ankara'ya akın eden on binlerce Ülkücü, Başbuğ’u her zaman olduğu gibi bu yıl da yalnız bırakmadı.
Kur'an-ı Kerim okunması ile başlayan anma törenine, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra TBMM Başkanvekili Meral Akşener, MHP Grup Başkanvekilleri Yusuf Halaçoğlu ile Oktay Vural, Türkeş'in oğulları Tuğrul Türkeş ile Ahmet Kutalmış Türkeş, parti yöneticileri ve çoğunluğunu Ülkü Ocaklarının oluşturduğu binlerce partili katıldı.
Bahçeli, Türkeş'in doğum yeri olan Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi Köşkerli köyünden getirilen toprağı serpti, kırmızı-beyaz karanfiller bıraktı ve bakır bir ibrikle suladı.
Başbuğ'un mezarı başında partililere hitap eden Devlet Bahçeli, 17 yıldır her 4 Nisan'da manevi bir görevi yerine getirmek için anıt mezarda toplandıklarını belirterek merhum Alparslan Türkeş'in aziz hatıralarını dua, hürmet ve minnetle yâd ettiklerini, Fatihaları ruhuyla buluşturduklarını, geride bıraktığı hizmet ve eserlere şükran duyduklarını bildirdi.
Bahçeli, Türkeş'in 80 yıllık yaşamında zorluklardan asla yılmadığını, hiçbir tehditten korkmadığını, inandığı doğrularından ve hedeflerinden taviz vermediğini belirtirken, Türkeş'in Türk siyasetine yeni bir soluk, yorum ve vizyon getirdiğini vurguladı.
Türkeş'in millî, manevi ve tarihî değerlerden bir siyaset modeli kurduğunu ve Türk milletinin vicdanına tercüman olduğunu ifade eden Bahçeli, özetle şunları söyledi:
"Türk milliyetçiliğinin fikir sahasında kalmayıp siyaset sahnesine inişi, bir plan dâhilinde sosyal ve ekonomik sorunlara cevaplar üretmesi, merhum Türkeş Bey'in öncülüğünde gerçekleşmiştir. Bizatihi kendi sözleriyle ifade edecek olursak, Türk milliyetçiliği akımı, Milliyetçi Hareket Partisiyle tarihte ilk defa siyasi bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur ve elbette milliyetçilik, Türk-İslam ülküsünün ana damarı olarak yarınlarımıza feyiz vermiş, ön açmış, yüreklendirmiş ve dalga dalga büyüyerek son vatanımızda sayıları 8 milyona yaklaşan insanımızın ocağından tütmüştür. Bu, hakikaten de çok ciddi bir kazanım ve sonuçtur… Milliyetçi-Ülkücü Hareket, bunların her zaman farkında olacaktır. Gafiller, millî değerleri inkâr etse de bu milletin yılmaz ve yenilmez savunucusu olan Türkiye sevdalıları, inkârı ihanet görmeye ısrarla devam edecektir. Bu aynı zamanda, geçmişimize ve muhterem ecdadımıza vefa ve gönül borcumuzun bir gereğidir."