AKÇAY: PENSİLVANYA'DAKİ TERÖRİSTBAŞI TÜRKİYE'DE YARGILANMALIDIR

21 Ağustos 2019 10:06
Okunma
21
AKÇAY: PENSİLVANYADAKİ TERÖRİSTBAŞI TÜRKİYEDE YARGILANMALIDIR

AKÇAY:
PENSİLVANYA'DAKİ TERÖRİSTBAŞI TÜRKİYE'DE YARGILANMALIDIR

"15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü" dolayısıyla TBMM'de "15 Temmuz Özel Oturumu" düzenlendi. Oturumda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli adına konuşan MHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, 15 Temmuz'un Türk milletinin iradesine sahip çıktığı gün olduğunu belirterek, "FETÖ'nün bütün bağlantıları tespit edilip, ortaya çıkarılmalıdır. FETÖ ile mücadele devam etmeli ve Pensilvanya'daki teröristbaşı Türkiye'de yargılanmalıdır." dedi.
FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı hain darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. Başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi, ülkemiz için çok önemli bir dönüm noktası oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yıkmayı hedefleyen ve bu amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla yıllardır sessiz ve derinden teşkilatlanmış bir avuç FETÖ'cü hain 15 Temmuz 2016 tarihinde gece kanlı bir darbeyi sahneye koydular. Bu hain girişimle devletimiz, milletimiz, ordumuz, millî bütünlüğümüz ve iç barışımız alçakça bir saldırının hedefi haline getirildi. Savaş uçaklarıyla, tanklar ve zırhlı araçlarla millete kurşun yağdıran bu hainlerin karşısına çıkan Türk milletinin yiğit evlatları tek yürek oldu; tankların üzerine çıktı, namlunun önüne durdu ve canı pahasına demokrasi düşmanlarına geçit vermeyerek bir destan yazdı. Darbeye direnen 251 vatan evladımız şehit oldu, 2 bin 195 kişi de yaralandı. Türk milleti olarak kendilerine minnettarız.
"15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü" ilan edilen 15 Temmuz, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da tüm yurtta çeşitli etkinliklerle anıldı.
TBMM Genel Kurulu, 15 Temmuz 2019 Pazartesi günü özel gündemle toplandı. Özel oturumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. TBMM Başkan Vekili Celal Adan tarafından resmî tören ile karşılanan Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti. Erdoğan'ın Genel Kuruldaki yerini almasından sonra İstiklal Marşı okundu ve özel oturum başladı.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 15 Temmuz şehitlerine rahmet dileyerek konuşmasına başladı.
"Milletimiz o geceki fedakârlıkları ve vatanperverlikleri asla unutmayacaktır." diyen Şentop, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu hain ve kanlı tertibin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve gayesini çok iyi bildiğimiz darbe girişimi ait olduğu geleneğin diğer örnekleri gibi doğrudan doğruya milletimizi ve istiklalimizi hedef almıştır. Bu yüce ve Gazi Mecliste toplanmamız büyük önem taşımaktadır. Hepimizin farkında olması gereken husus, darbelerin ve darbe girişimlerinin sadece iktidarı değil, topyekûn ülkemizi hedef aldığıdır. En ufak tavizin büyük bedellere yol açacağını zihinlerimizden çıkartmamalıyız. Türkiye 15 Temmuz gecesi gerçek yüzünü ve iş birlikçi karakterini göstermiş olan FETÖ’ye karşı başarılı bir mücadele yürütmüştür. Bu örgütün hangi uluslararası alanlara hizmet ettiği açıktır. 15 Temmuz darbe geleceğinin son ve en kanlı halkasıdır. 15 Temmuz istiklalimizi hedef almıştır. Yıl dönümünde burada toplanmamız çok önemlidir. Darbe ve darbe girişimleri demokrasiyi hedef almıştır. Bu nedenle darbeciliğe yönelik mücadele en ufak tavizin büyük bedellere yol açacağını unutmamız gerekiyor. 15 Temmuz gecesi millete kasteden güruhun ibretle üzerinde durulması gereken birçok yönü vardır. Türkiye 15 Temmuz gecesi gerçek yüzünü gösteren FETÖ'ye karşı başarılı bir mücadele yürütmüştür. Bu örgütün hangi amaçlara hizmet ettiği açıktır."

FETÖ İLE HUKUK İÇİNDE KALARAK MÜCADELE EDİLMELİ
FETÖ'nün her ülke için bir tehdit olduğunu da unutmamak gerektiğini hatırlatan Şentop, şunları kaydetti:
"15 Temmuz gecesi iradesine sahip çıkan vatandaşlarımıza ateş açabileceğini gösteren bu terör örgütüne karşı oluşan mutabakatı devam ettirmemiz önem taşımaktadır. Bu terör örgütüne karşı hukuk içinde kalarak mücadele etmeli ve bu mücadeleyi yürütmeyi sürdürmeliyiz. Terörün küreselleştiği zamanda FETÖ'nün her ülke için bir tehdit olduğunu unutmamak gerekir. Türkiye'nin yaşadığı ve 15 Temmuz’da zirveye çıkan tecrübeyi her dost ülkeyle paylaşıyoruz. 15 Temmuz gecesi iradesine sahip çıkan vatandaşlarına, emniyet güçlerine ateş açacak kadar cani olduğunu gösteren örgüte karşı mutabakatı devam ettirmemiz hayati önem taşımaktadır. FETÖ bir cinayet şebekesidir. Şunu peşinen belirtmeliyiz ki 100 yıl önce vatanımızı işgal etmek isteyen düşman 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin atasıdır ve her ikisinin de gayesi aynıdır. Amasya Tamimi'nden başlayarak bugüne kadar gelen yalnızca işgale direniş ruhu değildir. Aynı zamanda bu direnişin milletle yapılabileceği fikrî, millî iradeden miras kalan bir hususiyettir. Amasya Tamimi'nde milletin istikbalini ve milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır kararı 15 Temmuz'da sokağa çıkıp meydanları hainlerden temizleyen aziz milletimizin direnişiyle tahakkuk etmiştir. 100 yıl önceki süvarilerimizle 15 Temmuz gecesi tankları durdurmaya çalışan şehit millet ruhunun ortaya çıktığı mücessem hâlidir. Türkiye büyük bir devlettir. Kendisine dostane uzatılan her eli uzatmaya, adalete dayalı her teklifi müzakere etmeye hazırdır. Aksine tavırların ve dayatmaların alıcısı yoktur, olmayacaktır. 15 Temmuz gecesi yüce Meclis bombaların hedefi hâline gelmişken buradan ayrılmayan, parti ayrımını bir tarafa bırakıp darbeye karşı duran her bir vekil arkadaşımıza, siyasi partililerimize şükranlarımı sunuyorum. Dönemin TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman başta olmak üzere, o darbe girişimine karşı duran milletvekili arkadaşlarımız Gazi Meclisin mirasına ne kadar layık olduklarını göstermişlerdir."

MUŞ: MECLİS, İKİNCİ KEZ GAZİ UNVANINA KAVUŞMUŞTUR
Şentop, konuşmasını tamamladıktan sonra TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerine 15 Temmuz'la ilgili konuşma yapmaları için söz verdi.
AK Parti Grup Başkan vekli Mehmet Muş; "Bundan tam 3 yıl önce aziz milletimiz tanklara karşı gövdesini siper ederken, bizler de buradan darbeci hainlere meydan okuyorduk." diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Aziz milletimiz işgale hiçbir zaman boyun eğmemiştir. Bu milletin özünde vatan şuuru hep var olmuştur. Vatan üzerinde yaşanan bir toprak parçası değil, aziz şehitlerin bizlere emanetidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1919'da Samsun'a ayak bastığında, Amasya ve Sivas'ta bu millete güvenmiştir. Milletimiz büyük bir kahramanlık destanı yazmıştır. Bu aziz millet şehitler vermiş, gaziler vermiş ama bu vatanı vermemiştir, bayrağı yere düşürmemiştir. Asker kılığına girmiş bu darbecilerin planı Meclisin iradesini gasp etmekti. Cumhurbaşkanı’mızın, hükûmetimizin, milletvekilimizin, askerimizin, polisimizin, milletimizin hemen teslim olacağını düşündüler. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o geceki sözler tarihte önemli bir yere oturmuştur.17/25 Aralık'ta başaramadıkları darbe girişimini 15 Temmuz'da yapacaklarını zannettiler. Bu aziz milletin evlatları önce vatan diyerek bu vatanı savunmuştur. Vatansever ordu mensupları bu darbe girişimine iştirak etmemiştir. Ömer Halisdemir gibi vatan kahramanları darbecilerin karşısına dikilmiştir. Biz bu darbecileri asker olarak nitelemiyoruz. Mecli'i açık tutarak, darbecilere meydan okuyarak, darbecilerin planları altüst etmiştir. Kurtuluş Savaşı'nda top sesleri duyulurken yılmayan Meclis, ikinci kez Gazi Meclis unvanına kavuşmuştur. Bu kutlu Meclis tüm dünyaya demokrasi dersi vermiştir. Darbeci hainler ve iş birlikçileri yakalanmış ve yargıya teslim edilmiştir. Bağımsız yargı hak ettikleri cezaları vermektedir. FETÖ ile mücadele sona ermemiştir, bu mücadele sürmektedir. Bundan sonra her kim millete silah doğrultmayı düşünürse karşısında milletimizi bulacaktır. Aziz milletimiz darbe dönemini kapatmıştır. TBMM'den bir kez daha çağrımızı yineliyoruz, FETÖ elebaşını topraklarınızda himaye etmeyin, Türkiye'ye teslim edin. Hiçbir gerekçe darbecileri aklayamaz. Bu vatan hepimizin. TBMM'nin üyeleri olarak bizler de gösterdiğimiz ortak duruşu millî meselelerde devam ettirmeliyiz. Ortak bir duruş sergilemeliyiz. Farklılıklarımızı zenginlik sayarak ortak aklı egemen kılabiliriz."

CHP’Lİ ÖZKOÇ'A AK PARTİLİLERDEN SERT TEPKİ
CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç'un, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu adına yaptığı konuşmaya Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştirileri sebebiyle AK Partililer tarafından sıra kapaklarına vurularak tepki gösterildi.
Özkoç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Cumhuriyet tarihimizi en kanlı darbe girişimidir. Bu uğurda yaşamını yitiren şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin öncesi ve sonrası vardır. Öncesinde dershaneler, yurtlar, Türkçe Olimpiyatları, yargıda güvenlikte örgütlenme ve siyaset araç olarak kullanmak. Bu dönemde kim FETÖ'ye yardımcı olmuştur, bunun cevabını Sayın Cumhurbaşkanı vermektedir. 'Ne istedilerse verdik.' demişlerdi. Asıl olay tam bu değildir, asıl olay Balyoz ve Ergenekon davalarıdır. Uzun yıllardan beri örgütleniyor. Türkiye'yi tek başına idare eden bir kişi nedeniyle hiç bu kadar güçlü konuma ulaşmamıştı. Savcı Zekeriya Öz'ün önü açılıyordu. Dönemin Başbakan’ı sayesinde darbenin tüm hazırlıklarını yapıyordu. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı müebbet hapse mahkûm ediliyordu. Darbeci subaylar önemli yerlere atanıyordu. Hainler görev başına getiriyorlardı. Adil Öksüz denen sözde imam istihbarata ve emniyete rağmen Türkiye'de cirit atıyordu. Darbeyi ne MİT ne istihbarat haber verdi. Adil Öksüz yakalandı kelepçelendi sonra eline pasaport verildi, bırakıldı. Zekeriya Öz elini kolunu sallayarak yurt dışına çıktı. Çözüm güçlü parlamentodadır. 15 Temmuz gecesi Gazi Meclisimizde ölümü göze alan tüm siyasi partiler güçlü parlamenter sistem yenden tesis etmeliyiz. Enkazı kaldırmalıyız. Yen darbeler oluşmasına engel olmalıyız. Güçler ayrılığının temelinde güçlü Meclis, bağımsız yargı ve denetlenebilir yürütme olmalıdır. 15 Temmuz kendi halkına kurşun sıkan FETÖ'ye de ona yol verenler de asla unutturmayacaktır. Eğer kurucu lider arıyorsak o liderin adı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bir rejim arıyorsak o laik ve demokratik parlamento sistemidir. 15 Temmuz FETÖ'cü generallerim emriyle köprüler kesiliyor, Gazi Meclis bombalanıyordu. CHP, milletvekiller ve diğer siyasi parti milletvekili arkadaşları TBMM'ye gelerek 'Öleceksek bu çatı altında ölelim.' dediler ve demokrasimize sahip çıktı. Halk tankların önüne geçti. 251 insanımız şehit düştü. El birliğiyle meşru direnme hakkını kullandık."

BOSTANCI: CHP’Lİ ÖZKOÇ, FETÖ'NÜN EKMEĞİNE YAĞ SÜRDÜ
Özkoç, konuşması sırasında AK Partili vekillerin sert tepkisi ile karşılaşıp sık sık yuhalandı.
AK Parti Grup Başkan Vekili Naci Bostancı da Özkoç'un provokatif açıklamalar yaptığını ileri sürerek söz hakkı aldı.
Bostancı da Özkoç'a cevap vererek, "Biraz önce konuşmayı yapan Özkoç da takip etmiştir, bir numaralı hedef Sayın Cumhurbaşkanıdır." dedi.
Özkoç'un konuşmasının Marmaris'teki darbecilerin düşüncesine paralel düştüğünü savunan Bostancı, şunları söyledi:
"Marmaris'i hatırlayın Sayın Özkoç. Sizin konuşmanız Marmaris'e paralel düşüyor. Burada millet iradesine kastetmiş bir terör örgütüne karşı toplandık. Burada farklı partiler var ama temelde hususiyetimiz ortak. Türkiye'nin geçmişinde neler olduğunu hepimiz biliyoruz.
Sayın Özkoç 'Ergenekon ve Balyoz'dan bahsetti. Onları kim yargılamıştı FETÖ. O zamanda sahtekâr yöntemlerle bu işleri yürüttüğünü söylüyordunuz. Aynı yöntemlerle 17-25 Aralık'ı yönetenleri alkışlıyordunuz. Burada olması gereken darbeye ortak duruştur. Terör örgütünün ekmeğine yağ sürecek bir konuşma sergilenmiştir. Bunun için çok üzgünüm."
Bostancı'nın bu konuşmasına karşılık Özkoç, "Burası TBMM. Beni ve milleti konuşturmamak sizin alışkanlığınız. Bu darbe girişimine alet olan, darbe girişimine zemin hazırlayanları, Zekeriya Öz için 'Ben senin arkandayım.' diyenleri soruşturmak TBMM'nin görevidir. Hiç kimseye peşinen söyleyeceğimiz bir şey yoktur. Yargının bağımsız olduğu bir ülke istiyoruz. Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz." diye konuştu.

AKÇAY: 15 TEMMUZ, YAKIN TARİHİMİZİN EN HAİN KALKIŞMASI
MHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, konuşmasına Genel Kurulu ve aziz Türk milletini selamlayarak başladı.
"Yakın tarihimizin en hain kalkışması olan 15 Temmuz 2016 tarihinin 3. yıl dönümü münasebetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu özel birleşiminde toplanmış bulunuyoruz." hatırlatmasında bulunan Akçay, şöyle devam etti:
"15 Temmuz alçak FETÖ tertibinde, Genelkurmay Karargâhı işgal edilmiş, köprüler tutulmuş, tanklar cadde ve sokaklara çıkmış, kamu kurumları ve askerî üs bölgeleri kurşunlanmış, bombalanmış, ele geçirilmeye çalışılmıştır. Millet malı olan uçak ve helikopterlerle vatandaşlarımız ve polislerimiz şerefsizce hedef alınmış; Gölbaşı’ndaki Polis Özel Hareket Başkanlığı bombalanarak 51 polisimiz şehit edilmiştir. Bu darbe girişimi, Cumhurbaşkanı'nı, hükûmeti, topyekûn devleti, Türk milletini, millî iradeyi ve siyaset kurumlarını hedef almıştır. Millî irade ve hukuk yok edilmek, ülkemiz kaosa sürüklenerek iç savaş çıkarılmak istenmiştir.15 Temmuzda eli kanlı FETÖ'cü teröristler, Türkiye Cumhuriyeti'ni ele geçirmek, ülkemizi işgal etmek için darbe girişiminde bulunmuştur ancak Türk milleti canı pahasına tankların önünde durmuş, gözünü kırpmadan kurşunlara meydan okumuş, bombalara etten duvar örmüştür. Şehit olmuş ancak devletimize diz çöktürmek isteyen hainlere geçit vermemiştir. Bu anlamda 15 Temmuz, Türk milletinin iradesine sahip çıktığı, yeniden diriliş destanını yazdığı gündür. 15 Temmuz’da içinde bulunmakla iftihar ettiğimiz millî iradenin tecelligâhı Gazi Meclisimiz tarihinde ilk kez bombalanmış ve kurşunlanmıştır. Meclis’imiz milletimizin şanına yaraşır bir şekilde şahlanan birlik ruhuyla FETÖ’cü hainlerin ve efendilerinin oyunlarını bozmuş, Meclisin işgalini önlenmiştir."

251 KAHRAMANIMIZ ŞEHİT, 2734 VATANDAŞIMIZ YARALI
Hainler tarafından 251 kahramanımızın şehit edildiğini, 2 bin 734 vatandaşımızın da yaralandığını hatırlatan Akçay, şunları kaydetti:
"Darbecilerin bombalarına, kurşunlarına göğsünü siper eden, tankların önüne çıkarak darbe girişimine direnen şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerken kahraman gazilerimize, darbeye karşı ülkemize ve demokrasiye sahip çıkan aziz vatandaşlarımıza şükran ve saygılarımızı sunuyoruz. FETÖ, asırlardır devam eden Anadolu’nun istila planlarının 21. yüzyıldaki adıdır. Yıllar boyunca din kisvesi ve cemaat maskesiyle topluma ve devlet kurumlarına sinsice sızan FETÖ terör örgütü, bir virüs gibi toplumu ve devlet kurumlarını felç etme girişiminde bulunmuştur. Devlet, onun bunun yuvalanacağı, informel yapıların sızıp gizli gündemini icra edeceği bir yer değildir, olmamalıdır. Devlet, Türk milletinin siyasi teşkilatlanması, egemenliğinin güvencesi, istikbalinin garantisidir.15 Temmuz hadisesi bize göstermiştir ki anlamsız çekişmeler, sonuçsuz polemikler, demagojiler, sert kutuplaşmalar bitmelidir. Hepimiz temel millî meselelerde ve hedeflerde buluşabilmeliyiz. Ucuz siyaset bezirgânlarına fırsat verilmemelidir. Düşman bellidir. Canına kastedilen Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletidir. Bu düşmanlara karşı birleşemeyeceğiz de neye karşı, kime karşı birleşeceğiz? Ayrımız gayrımız yoktur. Müştereklerimiz farklılıklarımızdan daha çoktur. Anımız birdir, adımız birdir, ahdimiz birdir; biz Türk milletiyiz, 7 bölge, 4 mevsim, 81 vilayetle hep birlikte Türkiye’yiz. Emperyalist uşağı, kripto FETÖ’cüler ve demokrat kisveli PKK muhipleri ülkemizi kaosa sürüklemek için fırsat kollamaktadır. Bu nedenle siyasi görüşümüz ne olursa olsun hainlere karşı birlik olmak zorundayız."

"KONTORLLÜ DARBE" VE "TİYATRO" GİBİ SÖYLEMLER
Akçay, FETÖ’cü hainlerin Türkiye'nin varlığını, millî birliği, bütünlüğü ve demokrasiyi hedef alırken, bazı siyasilerin de 15 Temmuz Darbe Girişimi hakkında "tiyatro", "kontrollü darbe" gibi söylemlerle FETÖ'cü hainlerin propagandasına varan konuşmalar yaptığını hatırlattı.
15 Temmuz kalkışmasına "tiyatro", "kontrollü darbe" diyenlerin bizatihi kendilerinin kontrollü siyasetçiler olduğunu ifade eden Akçay, şöyle dedi:
"15 Temmuza 'tiyatro.', 'kontrollü darbe.' diyerek FETÖ ağzıyla konuşanlar,  251 şehide, 2 binden fazla, 2 bin 700 gazimize ne diyecektir? Hatta bunların bazıları FETÖ’yle mücadele sürecinin basın özgürlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu bile söylemiş, FETÖ kuruluşlarına sahip çıkmış, FETÖ'cü tutukluları meydanlarda alkışlatmıştır. Değerli milletvekilleri, ihanetin özgürlüğü olmaz, millete karşı suçun özgürlüğü olmaz, cinayetin özgürlüğü olmaz, işgal heveslerinin özgürlüğü olmaz, darbeye teşebbüsün özgürlüğü olmaz. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra FETÖ’yle acil, etkin mücadele edilsin, Türkiye tekrar darbe tehdidiyle karşı karşıya kalmasın diye OHAL Yasası çıkarılmıştı. OHAL, millete pusu kuran hainlere karşı alınmış, anayasal ve acil bir tedbirdir. OHAL yasasıyla kamu kurum ve kuruluşlarında, bürokraside, sosyal hayatta, ekonomide, üniversitelerde FETÖ’yle topyekûn ve süratle mücadele edilmiştir, edilmektedir ve edilmeye de devam edilmelidir. ABD'nin ve bir kısım Batılı devletlerin 15 Temmuz hadisesi ve terör örgütleriyle ilgili ikiyüzlü tavırları tehlikenin geçmediğini, tehditlerin devam ettiğini göstermektedir. FETÖ'cü hainler, PKK’lılardan sonra, ABD ve Avrupa’nın ikinci gözdesi hâline gelmiştir. ABD ve Avrupa FETÖ’nün avukatlığına soyunmuştur çünkü suç ortaklığı gün gibi ortaya çıkmıştır; çünkü FETÖ bunların ucuz maliyetli maşasıdır, Truva Atı'dır. 15 Temmuzda darbe ve işgal girişiminde hedefine ulaşamayan hainler ve efendileri ekonomik operasyonlara da girişmişlerdir. Ekonomik dengelerle oynanarak, kur üzerinde baskı kurularak, sıcak para kozu kullanılarak Türkiye köşeye sıkıştırılmak istenmiştir."

FETÖ İLE MÜCADELENİN EYLEM OLMALI
Akçay, daha önce değişik vesilelerle dile getirdiği bazı hususları özetle yeniden dile getirmek istediğini belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:
"FETÖ’yle mücadelede devlet aklı topyekûn devrede olmalıdır. Sınırlı sayıda kişinin, kısıtlı sayıda devlet ve siyaset adamının gayret ve çabasıyla FETÖ’yle mücadele etmek imkânsızdır. FETÖ'yle mücadelenin bir stratejisi olmalı, siyasi ve hukuki eylem planı hazırlanmalıdır. Fikrî temelleri, millî hedefleri, hukuki sınırları belirlenmelidir. FETÖ'cülüğün standart bir tanım ve tasviri yapılarak bu terör örgütüyle mücadelenin öncelikleri belirlenmelidir. Biriken sosyal maliyetler, devlete karşı yükselen ön yargılar ve toplumsal tabana yayılan mağduriyetler giderilmelidir. 15 Temmuz Darbesi’nin her türlü elemanları, her alanda, siyasi elemanları ve FETÖ’nün bütün bağlantıları tespit edilip yargı önüne çıkarılmalıdır. Tabii ki bunlar önemli ölçüde yargı önüne çıkarılmış, önemli bir kısmı da mahkûmiyetlerini almışlardır. FETÖ’nün en son ferdi yakalanıp adalete teslim edilinceye kadar FETÖ’yle mücadeleye devam edilmeli, Pensilvanya’daki teröristbaşı ülkemize getirilerek yargılanmalıdır. Türk milleti dün olduğu gibi bugün de devletimizin kudretiyle hiçbir hain güce boyun eğmeyecek, yenilmeyecektir ancak unutulmamalıdır ki tarih, geçmişten ders çıkarmayanların hezimetleriyle doludur. Milliyetçi Hareket Partisi meseleye siyaset dışı bakmakta, tarih penceresinden millî şuur ve ruhla yaklaşmaktadır. Hiçbir ayrım yapmadan, bayrak, vatan ve millet ortak paydasında buluşmanın zamanı çoktan gelmiştir ve dileyelim ki bu zaman geçmemelidir. Sözlerime son verirken, ‘15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günümüzün yeni bir dirilişe vesile olmasını diliyor, bütün şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum, gazilerimize de minnetlerimizi sunuyorum."
Genel Kuruldaki özel birleşim, daha sonra İP ve TİP adına yapılan konuşmalarla birlikte sona erdi.