MHP’Lİ SELİM YURDAKUL: MHP OLARAK KANSERİ YENMEK VE TÜRK MİLLETİNİ TEHDİT EDEN TÜM HASTALIKLARI BERTARAF ETMEK İSTİYORUZ

30 Ağustos 2018 18:08
Okunma
536
MHPLİ SELİM YURDAKUL: MHP OLARAK KANSERİ YENMEK VE TÜRK MİLLETİNİ TEHDİT EDEN TÜM HASTALIKLARI BERTARAF ETMEK İSTİYORUZ

MHP’Lİ SELİM YURDAKUL: MHP OLARAK KANSERİ YENMEK VE TÜRK MİLLETİNİ TEHDİT EDEN TÜM HASTALIKLARI BERTARAF ETMEK İSTİYORUZ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Antalya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, "MHP olarak, kanseri yenmek ve Türk Milletini tehdit eden tüm hastalıkları bertaraf etmek için ülke çapında bir mücadele programı oluşturulmasını savunuyoruz." dedi.
“1-7 Nisan Kanser Haftası” ile ilgili yaptığı basın açıklamasında kanserle mücadele ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Yurdakul, kanserin hücrelerin anormal bir hız ile çoğalması sonucu önce doku sonra organlar ve akabinde organizmanın yani vücudun tamamını etkileyen bir hastalık olduğunu belirtti.
Yurdakul, “MHP olarak, millî bir politika çerçevesinde vatandaşlarımızı, hastalıklar meydana gelmeden korumak ve hastalıkları erken tespit etmek üzere bir sağlık yol haritası programı geliştirdik. Aile Hekimliği başta olmak üzere birinci basamak sağlık hizmetlerini olgunlaştıracak ve vatandaşlarımıza bunu ücretsiz olarak sağlayacağız." görüşüne yer verdi.
Hareketsiz yaşam tarzının meydana getirdiği obeziteyle ve bunun yanı sıra tütün ve tütün ürünlerinin tüketimiyle yeteri kadar mücadele edilmediğini kaydeden Yurdakul, daha önce yüzde 23,2’ye düşen 15 yaş üzeri sigara içme oranının son yıllarda yeniden artarak yüzde 27’lere ulaştığını ve bu sebeple kanser vakalarının da günden güne arttığını ifade etti.
Meclis Sağlık Komisyonu Üyesi ve aynı zamanda hekim de olan MHP'li Yurdakul; açıklamasında şu bilgilere yer verdi:
"2017 yılında 160 Bin vatandaşımıza ilk defa kanser teşhisi kondu. Ülkemiz tüm imkân ve kaynaklarıyla bir an önce vatandaşlarını daha hastalık oluşmadan koruyacak bir sağlık seferberliği başlatmalıdır. Tütün, alkol ve tüm bağımlılıklarla mücadele etmek için mecliste arka arkaya toplantılar düzenliyoruz. MHP olarak vatandaşlarımızı kötü alışkanlıklardan koruyarak ve ülkemizi daha hareketli bir yaşama kavuşturacak sportif ve kültürel etkinlikleri artırmak istiyoruz. Tedavi edici hizmetler ve ilaçlara bütçeden her yıl milyarlarca lira aktarıyoruz. Sağlığa 2017 yılında sadece sosyal güvenlik kurumu tarafından 77 milyar lira harcandı. Bunun da 25 milyar lirası ilaç harcaması, 51 milyar lirası ise tedavi giderleri. MHP olarak kurulmasını ve geliştirilmesini arzu ettiğimiz milli bir ilaç endüstrisi meydana getirebilirsek 25 milyar liranın tamamı ülkemizde kalır. Yine önleyici tıp yaklaşımı sayesinde de 51 milyarlık bütçeyi üretim ekonomisini besleyecek yatırım ve teşviklerde kullanmak mümkün olacaktır. Zaten arzumuz; hem sağlık çalışanlarını hem de vatandaşlarımızı birlikte memnun eden ve aile hekimlerimizle öncelikle koruyucu sağlık hizmetlerine önem veren, eğitime ve AR-GE çalışmalarına öncelik veren ve her alınacak kararda ilgili tüm tarafları toplayarak onların görüş ve onayını alan ideal bir Türk sağlık sistemini meydana getirmek."
Yurdakul, açıklamasında koruyucu tıp ve erken teşhisin yanı sıra tütünden uzak durmanın ve hareketli yaşamın önemine de dikkat çekti.
YURDAKUL'DAN "DÜNYA OTİZM GÜNÜ" AÇIKLAMASI
Yurdakul, yayımladığı yaptığı başka bir basın açıklaması ile de MHP'nin "Dünya Otizm Farkındalık Günü" hakkındaki duyarlılığını gündeme getirdi.
Otizmli bireyler ve aileleri için MHP olarak araştırma önergesi verdiklerini hatırlatan Yurdakul, şunları ifade etti:
"Kısaca Otizm olarak bilinen “Otizm Spektrum Bozukluğu”, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluktur. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı görülmüştür. Yapılan çalışmalarda, doğan her 10.000 çocuktan 147'sinin otizmli doğduğu bilinmektedir. Günümüzde rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur. Erken tanı ile otizmli bireyler sağlık, eğitim ve sosyal alanlarda iyi yönde gelişmeler göstermektedirler. Bu nedenle erken tanı, bu hastalık ve etkilerinin daraltılması için en önemli adımdır. Koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve otizm farkındalığının artırılması ile erken tanı önünde bir engel kalmayacaktır. Otizmli bireylerimiz uygun şartlardaki eğitim ve rehabilitasyon programlarıyla toplumla uyumu geliştirilebilen vatandaşlarımızdır. Devlet ve millet el ele verirse, otizmli bireylerimizin kendilerine ve topluma faydalı birer birey haline gelmeleri mümkün olacaktır. Toplumsal farkındalık, anahtar kelimemiz. 21. yüzyılda ve bunca teknoloji ve iletişim alt yapısında bu farkındalığı oluşturmak gerçekten çok kolay. Yeter ki samimiyetten ayrılmayalım. Yeter ki dinlemekten vazgeçmeyelim. Bu yolla Büyük Türk milleti çok daha büyüyecektir. Farkındalık konusunda her bir adımlık ilerlemenin karşılığında ülkemiz 10 adım daha ileriye varacaktır. 'Dünya Otizm Farkındalık Günü' bir milat olarak alınmalı, Türk milleti ve devleti olarak otizmli bireylere olabildiğince destek olarak mutlu, huzurlu ve müreffeh bir toplum olma yolunda hızla ilerlemeliyiz."
DEVLET MİLLET EL ELE HAYATI KOLAYLAŞTIRACAĞIZ
Yurdakul, Meclis kürsüsünde yaptığı bir konuşma ile de "Down Sendromlu Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu"nun tüm partilerin ortak girişimiyle kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Devlet millet el ele hayatı kolaylaştıracağız." dedi.
"Yasama organı olarak bunun gibi ortak girişimler ile Türk Milletine hizmet etme şansını yakalamaktan dolayı MHP olarak çok mutluyuz." diye konuşan Yurdakul, şunları söyledi:
"Down Sendromlu vatandaşlarımızın aileleri bizlere ulaştıklarında söylediğimiz gibi; ülkemiz ve devletimiz yeterince büyük. O nedenle milletimiz hiç endişe etmesin; Down Sendromlu kardeşlerimiz için devlet ve millet el ele vererek, onların hayatlarını kolaylaştıracağız. Genetik kökenli Down Sendromu rahatsızlığından dünyada 6 milyon, ülkemizde ise 70 Bin vatandaşımız etkilenmektedir. Ortalama her 800 doğumda 1 Down Sendromlu çocuk dünyaya gelmektedir. Erken teşhis ile uygun bir eğitim ve sosyalleşme imkânına sahip olan Down Sendromlu bireyler, topluma uyumlu, kendi ihtiyaçlarını rahatlıkla kendi karşılayabilen ve uygun iş imkânları ile birlikte kendi ayakları üzerinde durabilen birer birey olarak topluma kazandırılabilmektedir. Uygun destek programları ile Down Sendromlu bireyleri sosyal ve ekonomik hayata entegre etmek ve onları güçlü birer birey haline getirmek mümkündür. Zaten ülkemiz, Türk aile yapısındaki kuvvetli bağlar, birlik ve beraberlik anlayışı üzerine kurulmuştur. Güçlü bir Türkiye, güçlü bireyler ve güçlü toplumdan oluşacaktır. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı her anlamda güçlü kılmak, devletin ve Türk milletinin aslî görevidir."
Konuşmasında, Devlet Bahçeli’nin “MHP varsa, engel yoktur. MHP varsa, engel çıkaranlar ayıklanacak, engeller kaldırılacaktır. MHP varsa, huzur vardır, ümit vardır, engelli kardeşlerimize açılmış sıcak ve müşfik gönüller vardır. Engelliliğin önündeki tüm engelleri kaldırmayı amaçlıyoruz ve bunu inşallah günü geldiğinde başaracağız." şeklindeki sözlerini de hatırlatarak, şöyle dedi:
"Allah’ın izniyle Down Sendromlu bireylerimiz için de Meclis çatısı altında büyük bir samimiyetle çalışacağız. Tüm samimiyetimizle Türk milletinin huzuru ve refahı için önerilerimizi sunuyoruz. Engellilerin öncelikli olarak işe yerleştirilmeleri, üretime katkıda bulunmaları ve topluma kazandırılmaları sağlanacaktır. Bunları ve çok daha fazlasını sağlamak, MHP’nin esas meselesidir. Tüm amacımız, bu genetik farklılığa sahip vatandaşlarımızı erken teşhis yoluyla hayata hazırlamaktır. Vatandaşlarımızın sağlık alanında ihtiyaç duydukları fiziksel ve ruhsal tedavilerini sağlamak, eğitim hayatında ve kaynaştırma hususlarında destek sunmak, meslek sahibi yapmak ve nihayet bu kardeşlerimizin toplumla uyumlu özgür, bağımsız ve eşit birer vatandaş olmalarını sağlayacağız. Bu, millete vefanın bir gereğidir. Aynı zamanda vatan sevgisinin de bir çeşit ifadesidir."