ÖMER SEYFETTİN

17 Mayıs 2019 14:14 Murat Gedik
Okunma
86
ÖMER SEYFETTİN

Ömer Seyfettin; Türk hikâyecisi, şair, dilci ve fikir adamı.
Dağıstan göçmeni bir Türk ailesinin çocuğu olan Ömer Seyfettin’in babası subay ve annesi de asker çocucuğudur. 11 Mart 1884’de Gönen’de dünyaya gelen Ömer Seyfettin’in ailesi babasının mesleğinden dolayı İnebolu, Ayancık  ve sonra İstanbul’a yerleşmiştir. Önce Mekteb-i Osmaniye ve Askerî Baytar Rüşdiyesini bitirdikten sonra Edirne Askerî İdadisine (1896) kaydolmuştur. Burayı bitirdikten sonra İstanbul’da “Mekteb-i Harbiye-i Şahane”ye başlayan Seyfettin, 1903 yılında Makedonya’da başgösteren ayaklanmalardan dolayı son sınıftayken sınıf acilen mezun edilip Makedonya’ya görevli olarak gönderilmiştir. Selânik ve Pirlepe’de görev yapan Seyfettin, isyanın bastırılmasından sonra Kuşadası Piyade Taburuna katılır, rütbesi “teğmen”dir (1904). İzmir’de jandarma okulunda ögretmenlik yapmış ve isyanın bastırılmasında göstermiş olduğu başarılardan dolayı iki liyakat madalyası ile ödüllendirilmiştir. 1909 yılında tekrar Makedonya’ya gönderilen Ömer Seyfettin, sınır yerleşim yerlerinde çete takibiyle uğraşmış ve Köprülü’de Askerî Rüştiye Mektebinde üsteğmen rütbesiyle öğretmenlik yapmıştır. “31 Mart Vak’ası”nı bastırmak için İstanbul’a gelen Hareket Ordusunda Ömer Seyfettinde vardı. İstanbul’dan Selânik’e dönen Seyfettin’in İttihat ve Terakki ile ilişkisi doğrudan başlamıştır.
Ömer Seyfettin’in, ilk yazı denemelerine daha rüştiyedeyken girişmekle birlikte, ilk yazısının “Mekteb-i Harbiye”nin birinci sınıfındayken, 1900 yılında yayımladığı görülmektedir. O, hikâyeci olarak şöhret yapmasına rağmen, edebiyat âlemine şiirle adım atmıştır. “Servet-i Fünun” akımının etkisinde yazılmış bir kaç şiiri o yıllarda Mecmua-ı Edebiye’de çıkmıştı. 1900 ile 1902 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmış olan şiirlerine bakılınca, Ömer Seyfettin’in, hem dil hem de şiir anlayışı bakımlarından “Edebiyat-ı Cedide”cilerden çok fazla etkilendiği açıkça görülmektedir.  Çocuk yaşta edebiyata merak saldığını Seyfettin bir mülakatta şöyle dile getirir: “Daha çocukken evimizde bir çok divanlar vardı. Onları okuya okuya edebiyata heves ettim.” 
Ömer Seyfettin’in İzmir günlerinde, edebiyata yönelmede, Baha Tevfik’le çevresindekilerden, “sade lisan” konusunda da kendi mütevazı çevresinde “Dilde Türkçülük” düşüncesinin öncülüğünü yapan Türkçü Necip Bey’den etkilendiği görülmektedir. Bütün davranışlarında akılcılığı yürütme çabası, Baha Tevfik’le tam bir aynılık göstermektedir.  Ömer Seyfettin, Hüsün ve Şiir dergisinin İttihat ve Terakki katkısıyla adını Genç Kalemler olarak değiştirilen bu dergide “Yeni Lisan” hareketini başlatmıştır. Artık zaman ve enerjisini kültürel konulara vermek isteyen Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp’ın araya girmesiyle, tazminatını İttihat ve Terakki’nin ödemesiyle ordudan ayrılmış ve Selânik’e yerleşmiştir. 
Selânik günlerinde Ömer Seyfettin’i etkileyen, onu geniş ölçüde destekleyerek düşün ve sanat yoluna yerleştiren en büyük etkileyici güç Ziya Gökalp olmuştu. Dostlukları felaket günlerine kadar sürecek, Ömer Seyfettin daha ileri aşamalara geçerken bile onunla olan dostluğunu sürdürecektir.  “Bahar ve Kelebekler” adlı kısa hikâyesinin ‘Genç Kalemler’de yayımlanması ona ilk edebî başarısını kazandırmıştı.
Balkan Savaşı’nın başlamasıyla Ömer Seyfettin tekrar askere çağrıldı. Üsteğmen rütbesiyle Sırplara ve Yunanlılara karşı savaştı. Yunan ordusuna esir düşünce (1913), on ay kadar esirlik hayatından sonra İstanbul’a dönerek edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 3 yıl bir evlilik hayatı süren Ömer Seyfettin’in “Güner” adlı kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Güner ismi, kadınlara verilen ilk Türkçe ismin olduğunu arkadaşı Aka Gündüz bir röportajında dile getirmiştir. Bundan sonra Türk isimleri yayılmıştır.  6 Mart 1920’de henüz otuz altı yaşındayken vefat eden Ömer Seyfettin’in, yapılan otopsi sonrası hastalığının şeker olduğu anlaşılmıştır. Ülkenin bulunduğu durum ve özellikle Balkanlar’ın elden çıkması ve evliliğin devam edememesi bu hastalığa da mutlaka katkı sağlamıştır. Millî öykücünün eserleri halen canlılığını ve ülkülerini korumaktadır.