MURAT GEDİK: MHP OLMASAYDI BÖLÜCÜ ÖRGÜT GÜNEYİMİZDE BİR DEVLET KURMUŞ OLACAKTI

23 Şubat 2019 15:57 Murat Gedik
Okunma
59

MURAT GEDİK: MHP OLMASAYDI BÖLÜCÜ ÖRGÜT GÜNEYİMİZDE BİR DEVLET KURMUŞ OLACAKTI

EVİN GÖKTAŞ
Hollanda Türk Federasyonu Genel Başkanı Murat Gedik, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) denildiğinde, Ülkü Ocakları ve Ülkücü Hareket ile toplumun her alanında aktif olan bir hareketten bahsedildiğini hatırlatarak, “MHP Türk’ün tarihteki milliyetçi anlayışını temsil eden harekettir. MHP;  Türk varlığı için vardır. Türkiye’nin ve Türk milletinin sigortasıdır. MHP olmasaydı eğer bölücü örgüt güneyimizde bir devleti kurmuş olacaktı. Her şeye rağmen 50 yıl. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu hareket kıyamete kadar var olacaktır demektir. “ dedi.
Gedik, MHP’nin kuruluşunun 50. yıl dönümü ile ilgili olarak dergimizin yönelttiği soruları şöyle cevapladı.
MHP’nin Türkiye’nin geçmişi, bugünü ve geleceği açısından taşıdığı tarihî misyonu hakkında görüş ve değerlendirmenizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye Cumhuriyeti deyince akla asırlardan belli günümüze kadar Türklerin vermiş olduğu mücadele ve onların sahip olduğu millî ruh gelmektedir. Tarih boyunca farklı Türk boyları tarafından kurulmuş olan devletleri analiz ettiğimizde başarı ve mücadelenin arkasında insanımızdaki millî ruh ve inanmışlığın verdiği mücadele ruhunu görebiliriz. Türk milleti her daim kendine yurt seçtiği yerlerde kendine öz bir yapı oluşturmuş ve kendi değerlerinin ne kadar önemli olduğunu unutmamıştır. Devleti ebet-müddet anlayışı ile Türk milleti tarihte ve gelecekte dünyanın bir parçası olduğunu ve olmaya devam edeceğini açıkça ifade etmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi denildiğinde, Ülkü Ocakları ve Ülkücü Hareket ile toplumun her alanında aktif olan bir hareketten bahsederiz. MHP yukarıda bahsedilen Türk’ün tarihteki milliyetçi anlayışını temsil eden harekettir. MHP Türk milletindeki milliyetçi şuurun vücut bulmasıdır. Dolayısıyla MHP’nin temsil ettiği ülkü Türklüğün ayrılmaz parçası olarak Türk devletinin ilelebet var olması misyonuna sahiptir ve kendisine “Milleti yaşat ki devlet yaşasın.” sözünü ilham edinmiştir.
Milliyetçi ve Ülkücü Hareket ile MHP’nin bağını nasıl değerlendirmek gerekir?
Milliyetçi ve Ülkücü Hareket ile MHP’yi ayrı düşünmek imkânsızdır. Türk milliyetçiliği ve Ülkücülük bizler için bir yaşam felsefesidir; Türklük gurur ve şuur, İslam ahlak ve fazilet”dir. Yani milliyetçilik ve Ülkücülük, Türk’ün ruh köküne inmek ve ona göre hayatı okumak, etüt etmek ve yön vermektir. Milliyetçi Hareket Partisi ise işte bu anlayışın devletin yönetim ve Türk insanının yaşam biçimine yön vermek içindir. Günümüze baktığımızda buna Türk milletinde kuvayımilliye anlayışının canlı tutulup yaşatılması ve devletin de tekrar kuruluş ruhuna ya da fabrika ayarlarına geri dönmesi demektir. Şu bir gerçektir ki Türkiye Cumhuriyeti Türkçülük değerleri üzerine kurulmuş bir devlettir. Bu değerleri de en canlı ve samimi olarak benimsemiş olan Ülkücü Hareket ve onun yegâne siyasi alanda temsilcisi Milliyetçi Hareket Partisidir.     
TÜRKEŞ, TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE AKSİYONERLİĞİ TEKRAR ÖĞRETMİŞTİR
Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş, MHP’yi niçin kurma gereği duydu? Kurulduğu dönemdeki Türkiye’nin konjonktürünü nasıl değerlendirmek gerekir?
Milliyetçi Ülkücü Hareketin savunduğu Türk - İslam ülküsünün uygulanması ve toplumumuzun bu millî bilinci kaybetmemesi için mücadele veren son başbuğumuz rahmetli Alparslan Türkeş yaşadığı dönemde Türkiye ve dünya siyasetini iyi okumuş ve o dönemde Türkiye’nin içerisinde bulunduğu siyasi çıkmazlığı görmüştür. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu karanlık günlerde Alparslan Türkeş Türk milletinin öz değerlerini tekrar görmesi ve yaşatmasına vesile olarak milletimizi zor günlerde bu konuda heyecanlandırmış ve tarihî şuurun alevlenmesine vesile olmuştur. Başbuğ Alparslan Türkeş Türk milletinin tekrar huzur bulup yükselişe geçmesi için toplumun tamamını kapsayan bir hareketin önemliliğine vurgu yapmıştır. Başka ülkelerin Türkiye’yi kendilerine bağımlı hâle getirme mücadelesine karşın Ülkücü Hareket’in sahip olduğu milli şuur ile Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi yol haritasını belirleme misyonu ile MHP kurulmuştur. Alparslan Türkeş Türk milliyetçilerine aksiyonerliği tekrar öğretmiştir. Bunun en bariz örneği de Ülkücü Hareketin ta baştan belli Gülen hareketi adlı yapılanmaya göstermiş olduğu net tavırdır. Bu beynelmilel yapıya merhum Başbuğ’umuzun ve Sayın Liderimiz Devlet Bahçeli’nin seneler öncesinden koymuş oldukları mesafe bellidir. Ve nihayet 15 Temmuz hain girişiminde gerçek su yüzüne çıkmış ve FETÖ herkes tarafından artık görünmeye başlanmıştır. Ülkücü Hareket aksiyoner yapısıyla bunu seneler öncesinden görmüştü. O hain terör/darbe girişiminde Liderimizin duruşu ile Ülkücü Hareket’in destanlarına bir destan daha eklenmiştir.
Alparslan Türkeş’in fikriyatı ve düşüncesi bugün MHP tarafından tam anlamıyla sizce yaşatılmakta mıdır?
Rahmetli Başbuğ’umuz Türkeş beyin Türk - İslam fikriyatı günümüzde MHP tarafından yegâne olarak temsil edilmektedir. MHP Lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey’in ifade ettiği “Önce ülkem, sonra partim ve ben anlayışı” bu anlayışın önemli bir parçasıdır. MHP’nin yürüttüğü siyasetin temelini Dokuz Işık oluşturur. MHP iktidarda hangi parti olursa olsun devletin ve milletin çıkarlarını düşünen ve bu doğrultuda sahip olduğu millî şuur ile siyaset yapan bir kuruluştur. Zaman içerisinde siyasette izlenen yolun değişmesi kaçınılmazdır. Önemli olan partinin temsil etmiş olduğu Türklük şuurudur. İşte bu sebepten dolayı Ülkücü Hareketin düşmanları hiç boş durmamışlar ve her türlü parçlama girişimine girmişlerdir. Şehtilerimizi, 12 Eylül’ü ve çekilen onca işkenceleri bir kenara bırakıp bu harekete karşı yapılan haince çıkışları göz önünde bulundurursak, MHP’nin bugünü ve dünü arasında hiçbir fark olmadığını daha iyi kavrayabiliriz. Dikkat ediniz “Türkeşsiz Türk milliyetçiliği” diye bir zamanlar ihanet içinde olanların, bugün Bahçelisiz MHP diyerek yapmadıkları kalmadı. Yükseliş Koleji MÇP-MHP kurultayında MHP’yi ele geçirme girişimleri, Başbuğ’un tam 19 milletvekili ile grup kuracakken birkaçının ayrılması gibi girişimleri iyi okumak lazım. Bu girişimleri iyi okumazsak en son yaşanan tarla kurultay hadisesini iyi kavrayamayız. Dikkat edin bu üç hadisede de aktörler ya açıktan ya da perde arkasından hep aynı kişilerdir. İlginç değil mi? Sadece bu olaylara bakmak bile Başbuğ Türkeş’in fikriyatı ve düşüncesinin MHP tarafından yaşatıldığına dair delildir. Başbuğ’un DYP-SHP Koalisyonuna  güvenoyu vermesinin sebebi ve günümüzde yaşananlar aynı düşüncenin getirisi değil midir? 
9 IŞIK, HER İNSAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ VE SİYASETİ AŞAN BİR ESERDİR
Türkeş’in “9 IŞIK” adıyla şekillendirdiği doktriner Türk milliyetçiliği fikri, bugün Türk gençliği tarafından yeterince idrak edilmiş midir?
Buna hangi açıdan baktığınıza bağlı. Başbuğ’umuzun 9 Işık eseri her Türk milliyetçisi tarafından okunması ve idrak edilmesi gereken bir eserdir. Daha doğrusu her insan için aslında önemli bir eserdir. 9 Işık emaneti siyaseti aşan bir eserdir. Orada Türk töresi ve İslam ahlakı ağırlıklı olarak işlenmektedir. Özellikle 9 Işık’ın ilk üçü (milliyetçilik, Ülkücülük ve ahlakçılık) mümkün olduğu kadar insanımıza okutulmalı. Diğerleri önemsiz mi? Elbette değil, şahsiyetçilik ışığı da bir başka günümüz için çok önemli olan ışıktır. Daha doğrusu ben şuna inanıyorum, bu konuyu da hep açık yüreklilikle dile getiriyorum. 9 Işık’ı ezbere saymak önemli değil, önemli olan o kitabı şuurlu bir biçimde okuyup idrak etmektir. Ne diyor Başbuğ 9 Işık’ta? “İyi bir Türk millyetçisi olabilmeniz için, sağlam bir ahlaka sahip olmak gerekir.” Bu kafa yorulması gereken en önemli konulardan biridir. Bizim ahlak anlayışımız nedir, Başbuğ burada tam olarak ne demek istiyor? Bu sorulara cevabı tam olarak kavradığımızda Başbuğ’u idrak söz konusu olacaktır. Peyami Safa da diyor ya, ilmî açıdan benimsenmiş bir Türk milliyetçiliği. Yani duygusallık üzeri değildir, gerçekler üzeri kurulmuş bir Türk milliyetçiliği, bunu yakaladığımız anda 9 Işık idrak edilmiş demektir. İşte bu son konuda gençlik tarafından alınması gereken daha çok yol var diye düşünüyorum. Tabii burada bir genelleme yaptım, yoksa elbette 9 Işık’ı tam idrak etmiş gençlerimiz çok şükür varlar.
Türkiye’deki milliyetçi ve vatanseverlik duygusunun bu kadar fazla yoğun olmasında MHP’nin payı ve katkısı sizce ne olmuştur?
Bu konuda az önce 9 Işık sorusunda olduğu gibi. Tamam milliyetçilik ve vatanseverlik yoğun ama buradada maalesef çoğunluk duygusallık üzeri. Genel manada Türk insanında milliyetçilik ve vatanseverlik vardır. Bu bize Türklüğün vermiş olduğu değerlerden gelmekte. Asırlar öncesine ait olan mitolojimize bakarsak, Orhun Abideleri’nde yazanlara bakarsak, milliyetçilik ve vatanseverlik olmazsa olmazlardandır. Yani özümüzde var milliyetçilik ve vatanseverlik, ben buna Türk’ün Ruh kökü olarak bakmaktayım. Bizim milliyetçilik anlayışımızı, yani Ülkücülerin, Başbuğ’umuz 9 Işık’ta ele almıştır. Bir de unutmamak gerekir, Türkiye Cumhuriyeti daha önce de bahsetmiş olduğum gibi Türkçülük üzerine kurulmuştur. Neden, işte bu da yine tarihten alınan ilhamla olmuştur. Bu yaklaşımın da elbette toplum üzerinde etkisi vardır. MHP’nin bunda payı var mıdır? Açık söylemek gerekirse MHP, yani Ülkücü Hareket olmasaydı, milliyetçilik ve vatanseverlik anlayışı benim düşünceme göre özünden koparılmış değerler olurlardı. Cumhuriyetin kuruluşundan sonrasına bakalım, milliyetçilik üzerine kafa yormuş ve yön vermiş olanlar hep Ülkücü Hareketin, yani MHP’nin bilakis içınde olmuşlardır ya da MHP’ye saygı ile yaklaşmışlardır. Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Galip Erdem, Dündar Taşer gibi insanlar MHP aracılığı ile gerçekçi ve şuurlu bir Türk milliyetçiliğinin ve vatanseverliğinin en azından toplumun önemli bir kesimine yerleştirmişlerdir. İşte MHP’nin de her şeye rağmen elli yıldır ayakta kalabilmesinde bu milliyetçilik anlayışı yatmaktadır. Şahışlara ve ortama göre değil, Türk ruh kökenine göre Türk milliyetçiliği anlayışı.
ÜLKÜCÜLER TÜRKİYE’NİN VE TÜRK VARLIĞININ SİGORTASIDIR
MHP, Türk milleti ve Türkiye’nin daha aydınlık yarınlara kavuşabilmesi için nasıl bir reçete sunmaktadır?
Bu sorunun cevabı çok basit; gerçekleri ve olabilecekleri önceden gördüğü için, ülkenin sorunları çözülemez hâle geldiğinde düğümü her zaman çözmektedir MHP. En canlı örnek 5 Temmuz hain girişimi idi. MHP bu haince darbe girişimine girişilmeden önce FETÖ’cüler hakkında ne düşünüyordu ve 15 Temmuz günü tavrı neydi? MHP olmasaydı 15 Temmuz’un neticesi ne olurdu? Başbuğ’un DYP-SHP koalisyonuna güvenoyuna bakalım, Meclis Başkanlığı seçimlerinde (hem 12 Eylül öncesi hem sonrası) tıkanıklığı gideren MHP’dir. Bunlar gibi çok örnekler verebiliriz. Bazıları var ki, MHP olmasaydı gelecekteki aydınlığı bizler şu an hayal bile edemezdik. Açılım ihanetine MHP’nin tavrı olmasaydı, bugün Türk ordusu Suriye ve Irak’ta terör örgütünün inine girebilir miydi? Bugün MHP olmasaydı güneyimizde bölücü örgüt bir devlet kurmuş olacaktı. Fazla söze gerek yok. Ülkücüler Türkiye’nin, daha doğrusu Türk varlığının sigortasıdır. Maalesef toplum bunu işi düşünce hatırlıyor. Ne yapalım  topluma küsülmez ki. Gerçekçi bir siyaset yürüttüğü için MHP şu ana kadar gereken yere gelemedi. Buna rağmen millet ve devlet konusunda her zaman düğümü çözen MHP olmuştur ve bizler aydınlık geleceğe inanabilmeyi devam ettirmişizdir. Bu gerçekçi siyaset Başbuğumuz Alparslan Türkeş döneminde neyse, bugün de Liderimiz Devlet Bahçeli döneminde aynıdır. Geleceğimiz aydınlık İnşallah. MHP’nin reçetesi hazır, yeter ki toplum yol versin. Bizler demokrasiye inanlardanız, toplum ne derse o. Toplum şu ana kadar bu ehliyeti maalesef vermedi, ama yok olmamıza da razı olmadı. Gerçi Tanrı Türk’ü korusun diyoruz da inan O Ülkücü Hareketi korumakta. Hamdolsun. Her şeye rağmen 50 yıl. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu hareket kıyamete kadar var olacaktır demektir. Kut almışlar bizlerle.
MHP’nin sizler, yani Avrupa Türklüğü için önemi nedir?
Söylediğim gibi MHP, yani Ülkücü Hareket, Türk varlığı için vardır. Nerede bir Türk varsa, ora ile ilgilenir ve elinden geleni yapmaya çalışır. Bugün Doğu Türkistan, Türkmeneli ve diğer mazlum Türkler için çırpınan bir başka siyasi parti var mı Türkiye’de? Samimi olarak çırpınan? MHP! Yok başka. İşte bu. Avrupa Türklüğüne de MHP’nin yaklaşımı budur. Orada yaşayan Türk varlığı kendi değerlerini kaybetmeden nasıl yaşatılabilir mücadelesi vermektedir Ülkücü Hareket. Avrupa’ya baktığınızda Ocaklar bugün neden vardır? Nasıl ki Türk insanı Türkiye Cumhuriyeti dışında da var ise ki çoğunluk bu, MHP’de Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını aşan bir bakışa sahiptir. Çünkü MHP dünyayı Türkçe okumakta, Türkçe etüt etmekte ve Türkçe yön verme mücadelesi içindedir. Bizlerin de bu kutlu Harekete zerre kadar katkısı olabilirse, ne mutlu bizlere!