MHP Genel Başkan Yardımcısı E. Semih YALÇIN: "1 KASIM'DA HALK, MHP’NİN HAKLILIĞINI TESCİL EDECEK"

28 Ekim 2015 12:10
Okunma
454
  MHP Genel Başkan Yardımcısı E. Semih YALÇIN: 1 KASIMDA HALK, MHPNİN HAKLILIĞINI TESCİL EDECEK


 
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı E. Semih Yalçın, 1 Kasım Seçimlerinde halkın, başta çözüm süreci olmak üzere ülkenin tüm meseleleriyle ilgili söylemlerinin doğruluğunu tescil ederek MHP'yi destekleyeceğini belirtti.
E. Semih Yalçın, 7 Haziran Seçimlerinden 1 Kasım Seçimlerine giden süreçle ilgili dergimize değerlendirmelerde bulundu.
Yalçın, "AKP ile koalisyon görüşmelerinde yer alan bir isim olarak söylüyorum. MHP bu süreçteki koalisyon görüşmelerinde her şeye hayır diyen bir politika izlemedi. Biz başta çözüm süreci olmak üzere Anayasa'nın başlangıç ilkelerinin değiştirilmesine, 17-25 Aralık sürecine ve cumhurbaşkanının anayasal sınırlar dışına çıkmasına 'Hayır.' dedik. Ama AKP ve CHP tarafından bilinçli olarak MHP hakkında 'Her şeye hayır!' diyen bir parti algısı oluşturulmaya çalışıldı. AKP, 1 Kasım Seçimlerinde umduğunu bulamayacağı gibi, elde ettiği 258 milletvekilliğini ve %41’lik oy oranını dahi göremeyecek.” dedi.
"Bugün eğer 1 Kasım'da seçimi tekrar ediyorsak bunun yegâne müsebbibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır." görüşüne yer veren Yalçın, şöyle devam etti:
"Çünkü kendi geleceği ve kendine dokunulmaması adına tek başına bir AKP iktidarını tekrar seçim denemek yoluyla kuracağı kanaatindeydi. Bu, kumar oynamaktı. Cumhurbaşkanının ne partisini ne de ülkeyi düşünme gibi bir derdi olmadığı için, Ahmet Davutoğlu üzerindeki tesiriyle ülkeyi bu noktaya getirdi."
7 Haziran Seçimlerinin "millete müracaat günü" olduğunu kaydeden MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, daha sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:
"7 Haziran, siyasi partilerimizin ülkenin geleceği ile alakalı olarak bir seçimi gerçekleştirme adına millete müracaat tarihiydi. Bunu hep birlikte yaşadık. Ortaya çıkan sonuç, 13 yıllık tek parti iktidarının sona erdirilmesi şeklinde tecelli etti. MHP de bunu doğru okudu. Milletin bir koalisyon hükûmeti istediğini, AKP'nin tek başına bırakılmaması gerektiğini, bu koalisyon hükûmetinin kurulmasını da bir zorunluluk olarak gördüğünü kamuoyuna açıkladı. Bunu yaparken farklılığımız şu oldu: Bizzat Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin de ifade ettiği gibi, MHP olarak çözüm süreci etrafında birleşmiş partilerden kurulacak bir koalisyon hükûmetinin çok daha uygun olacağına kanaat getirdik. 7 Haziran seçim sonuçlarının bu sonucu ortaya çıkardığını ifade ettik. Dolayısıyla bu hususların dikkate alınarak mümkünse bir AKP-HDP, AKP-CHP-HDP veya olmuyorsa bir üçüncü şık olarak AKP-CHP hükûmetinin kurulmasının daha mantıklı olacağını belirttik. O günden beridir de aynı görüşü savunduk. Öncelikle bu denenmeli ve bu olmadığı takdirde MHP ile koalisyon kurulması isteniyorsa eğer, MHP'nin bazı ilkelerinin olacağını, bunu kabul etmesi halinde ancak koalisyon hükûmetinin kurulabileceğini söyledik. Bütün bunlar olmuyorsa son bir şık olarak da, biz 7 Haziran sonrasında kaos ve krizin meydana gelmemesi adına bir erken seçimin de olabileceğini söyledik. Nitekim o gece Ahmet Davutoğlu ve etrafındaki AKP kurmayları sonuçları gördüğünde yenilgiyi hazmedemeyip erken seçimden ve azınlık hükûmeti kurmaktan bahseder olmuşlardı. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli de onlara bir cevap niteliğinde 'Böyle bir şeyle bizi korkutamazsınız. Eğer istiyorsanız hodri meydan!' demeye getirdi. Bu son şıktı. Ancak MHP, sürecin ilerlemesi ile birlikte Suruç Katliamı sonrasında ve terörün artması sebebiyle bu şartlardan vazgeçti. MHP bu şartlarda ülkede güvenlikli ve demokrasiyi yansıtabilecek bir erken seçimin olamayacağını gördü. Çözüm sürecinin iflas etmesi ve onun ardından PKK terör örgütünün çok hızlı ve sert bir şekilde eski hâline dönmesi sebebiyle, seçimin olamayacağı görüşünü kamuoyuyla paylaştı. Görüş ve düşüncelerimiz maalesef gerçekleşmedi."
 
"MHP 'HER ŞEYE HAYIR' DİYEN BİR PARTİ ASLA OLMADI."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, bilahare hükûmet kurma görevini devralan Ahmet Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanının tesiri ve vesayeti altında olması sebebiyle koalisyon görüşmelerinde ciddi anlamda mesafe alınamadığını vurguladı.
Davutoğlu'nun koalisyon kurmak yerine kuracakmış gibi gözüktüğünü belirten Yalçın, "Erdoğan'ın telkinlerine uyup koalisyon kurmama ve ülkeyi tekrar bir seçime veya onların ifadesi ile tekrar bir seçime götürmeyi başardılar." diye konuştu.
Yalçın, 1 Kasım süreci ile ilgili şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:
"Bugün eğer biz 1 Kasım'da seçimi tekrar ediyorsak bunun yegâne müsebbibi cumhurbaşkanıdır. Çünkü kendi geleceği ve kendine dokunulmaması adına tek başına bir AKP iktidarını tekrar seçim denemek yoluyla kuracağı kanaatindeydi. Bu bir kumar oynamaktı. Cumhurbaşkanının ne partisini ne de ülkeyi düşünme gibi bir derdi olmadığı için adım adım Davutoğlu üzerindeki tesiri ile ülkeyi bu noktaya getirdi. MHP bu anlamda her şeye hayır diyen bir parti olarak takdim edilmeye çalışıldı. Özellikle AKP ve CHP bu oyunu oynamaya çalıştılar. Çünkü muhtemel bir seçimde bir suçlu aranacaksa kendi tabanlarından oy alan MHP'nin yıpratılması gerekiyordu. Bu oyunu gerçekleştirdiler. Esasında bizim 'hayır' dediğimiz sadece ve sadece anayasanın değiştirilmemesiydi. Anayasa'yı değiştiremezsiniz diye bunların karşısına çıktığımızda hayır dediğimiz husus buydu. 17-25 Aralık sürecinin kapatılmasına hayır dedik. Çözüm sürecinin devam ettirilmesine hayır dedik. Cumhurbaşkanının anayasal sınırlar dışına çıkmasına hayır dedik. MHP'nin hayırları bunlardır. Bunların hepsi de millet ve devlet yararına olan hadiselerdir."
 
"90 YILLIK CHP, BU SÜREÇTE ACİZLİĞİNİ ORTAYA KOYDU."
MHP Genel Başkan Yardımcısı E. Semih Yalçın, koalisyon görüşmelerini değerlendirirken "Ortaya çıkan 45 günlük süreçte Ahmet Davutoğlu öncelikli olarak bütün partileri ziyaret etti. İkinci tur çalışmalarında özellikle CHP ile meşgul olmak suretiyle 32 günü heba etti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 32 gün sonrasında bir şaka gibi çıkıp 'Bana koalisyon kurmayı dahi teklif etmedi.' diyerek 32 gün boyunca ne yaptığını söylemekte aciz kaldı." dedi.
Kılıçdaroğlu'nun esasında büyük bir galibiyet elde etmediği hâlde seçimdeki başarısızlığını örtme adına koalisyonu çok istediğini ve arzu ettiğini kaydeden Yalçın, şunları söyledi:
"Kılıçdaroğlu koalisyon kurabilmek adına AKP'nin her şeyine 'evet' dedi. Her şeyine 'evet' dedi de ne oldu? 90 yıllık bir siyasi parti bu görüşmeler sonucunda acizliğini ortaya koydu. AKP siyaseten CHP'yi dolandırdı. Bu görüşmeler bittikten sonra Davutoğlu basının önüne geçip koalisyon 'Kemini bulamadık, geriye kalıyor tek yol seçim.' dedi. Yani daha bize gelmeden ve bir koalisyon hükûmeti teklif etmeden herkesin gözü önünde Ağustos ayında bunu ilan etti. Sonra da lütfen MHP'ye geldi. Sakalımızın altından geçmek adına MHP'ye geldi. Esasında çay içmeye geldi. Bize de tıpkı CHP'ye yaptığı gibi ciddi bir hükûmet kurma teklifi ile gelmediler. O toplantıda bulunan bir isim olarak söylüyorum, Davutoğlu'nun derdi başka idi. Bize uzun süreli bir koalisyon hükûmetinin tesisini teklif etmedi. Azınlık hükûmetine destek istedi. Seçim hükûmetine destek istedi. MHP bunları kabul etmeyeceğini daha önce kamuoyuna ilan etmişti ve açıklamıştı. Hatta Davutoğlu'nun teklif etmemesi üzerine Genel Başkanım cebinden kendi şartlarımızı ihtiva eden bir notu çıkararak 'Siz bizim şartlarımızı kabul edecek misiniz?' Eğer kabul edecekseniz elimi taşın altına sokacağım. Hatta elimizi değil, gövdemizi sokmaya hazırız.' dedi. Sonra bu şartları tek tek okudu. Ardından, bu şartların reddedildiğini gördük. Yani bu noktada hem teklif etmeyip hem kürsülere çıkarak MHP'nin her şeye hayır dediğini ilan eden Davutoğlu, maalesef yalan söylüyor. Bütün bu gelişmeler bizi bugüne getirdi. Netice itibariyle cumhurbaşkanı ve başbakanın marifetiyle bu ülke tekrar bir seçimi gidiyor. Bunu halkımız görecektir diye düşünüyoruz. Biz de halka anlatacağız ve anlatmaya da başladık. Sonucu hep birlikte göreceğiz."
 
"1 KASIM'DA HALK, SÖYLEMLERİNİ TESCİL EDEREK MHP'Yİ DESTEKLEYECEK."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "1 Kasım Seçimleri sonucunda nasıl bir tablo ortaya çıkacak?" şeklindeki sorumuzu cevaplarken "1 Kasım'da halkın söylemlerinin doğru olduğunu tescil eden halkın MHP'yi destekleyeceğini vurguladı.
13 yıllık iktidarının bir işe yaramadığını gören halkın AKP'ye 7 Haziran'da tek başına iktidar olma şansı vermediğini hatırlatan Semih Yalçın, şunları ifade etti:
"7 Haziran'dan sonra seçim sonuçlarına itibar etmeyen siyasi iktidarın, bir başbakanın, bir cumhurbaşkanının ayak oyunları halk tarafından görüldü. Dolayısıyla AKP âdeta kumar oynarcasına 'Tek başına iktidarı yakalayabilir miyim?' diye yeniden icat ettiği bu 1 Kasım Seçimlerinde umduğunu bulamayacağı gibi, elde ettiği 258 milletvekilliğini ve %41’likoy oranını dahi 1 Kasım’da göremeyecek. Benim öngörüm bu şekilde. MHP adına ise ivmemizde yükselmemin devam ettiğini, çok keskin bir şekilde ilerlediğimizi, halk nezdinde itibar bulduğumuzu görebiliyoruz. Çünkü çözüm süreci başta olmak üzere çoğu meselede MHP haklı çıkmıştır. MHP'nin şimdiye kadar yaptığı ikazlarının iktidar tarafından önemsenmediği bilinmektedir. Ama hakem millettir. Ne dediysek özellikle de terör konusunda doğruluğumuzu halk artık tescil edecek ve MHP'yi destekleyecektir. Biz ülkenin geleceği olduğumuz kanaatindeyiz. Ülkeyi bu sıkıntının içerisinden kurtarabilecek yegâne siyasi oluşumun MHP olduğu iddiasındayız. Daha da önemlisi köklü meseleleri çözecek iradenin MHP'nin uhdesinde olduğu kanaatindeyiz. Muhtemel bir MHP iktidarında terörü biz çözeriz. Halk nezdinde inanılırlığımızın en yüksek seviyede olduğu düşüncesindeyiz. Çünkü bütün gelişmeler MHP'nin politikalarını doğruladı. Temmuz ayından itibaren seçim güvenliğinin sağlanamayacağı kanaatindeydik. Bu sebeple erken seçim istemedik. Fakat gerek iktidar gerekse YSK seçimin yapılacağı kanaatinde hareket edilerek 1 Kasım tarihi tespit edildi. Umut ederiz ki güvenlikli bir şekilde bu seçim sonuçlandırılır. Ama endişelerimiz de çok yüksek. Bu saatten sonra seçim güvenliği ile ilgili olarak tekrar bir karar alınabilir mi ona da ihtimal vermiyorum."