Bahçeli, döviz kurundaki dalgalanma karşısında hükûmete tam destek verdi "KURU EKMEK, KURU SOĞANLA DA YAŞAMASINI BİLİRİZ, YETER Kİ BAĞIMSIZ YAŞAYALIM"

10 Eylül 2018 13:01 Yeni Düşünce
Okunma
79
Bahçeli, döviz kurundaki dalgalanma karşısında hükûmete tam destek verdi KURU EKMEK, KURU SOĞANLA DA YAŞAMASINI BİLİRİZ, YETER Kİ BAĞIMSIZ YAŞAYALIM

Bahçeli, döviz kurundaki dalgalanma karşısında hükûmete tam destek verdi
"KURU EKMEK, KURU SOĞANLA DA YAŞAMASINI BİLİRİZ, YETER Kİ BAĞIMSIZ YAŞAYALIM"
AHMET DENİZ AĞCA
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, döviz kurundaki dalgalanma karşısında hükûmete tam destek verdiklerini belirterek, "Hükûmetin ve devletin cesaretle arkasındayız. Varsın hasımlar üzerimize gelsinler, biz sırt sırta verelim. Bayrak düşmeyecek, Türkiye kaybetmeyecektir. Biz kuru ekmek, kuru soğanla da yaşamasını biliriz, yeter ki bağımsız yaşayalım. Başka Türkiye yok." dedi
ABD yönetimini çok sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Hükûmetin ve devletin cesaretle arkasındayız. Varsın hasımlar üzerimize gelsinler, biz sırt sırta verelim. Bayrak düşmeyecek, Türkiye kaybetmeyecektir." diye konuştu.
Bahçeli, parti Genel Merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi.
Hedef alınan Türkiye'nin düşmanlıkla eklemlendiğini, siyaset ve ekonomik oyunların vahşileştiği bir dönemden geçtiğini hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:
"AB kaynaklı husumetle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Döviz kurlarını arkasına gizlenip ülkemize kin saçanların oyunlarına sahne oluyoruz. Yaşadıklarımız her yönden ibretliktir, infial vericidir. Buna sessiz kalamayız. 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünün ekonomik ayağını tamamlamak, siyasal sistemi felç etmek için harekete geçenler spekülasyon silahını çekmiştir. Türkiye döviz üzerinden kundaklanmak istenmiştir. Buna sessiz kalamayız. Ülkemizin maruz kaldığı tehditleri özet hâlinde değerlendirip, partimizin tutumunu paylaşacağım. Türkiye bir yanda ekonomik afetin içine çekilmek istenirken, diğer taraftan doğal afetlerle boğuşmaktadır. Sel ve yangın felaketleri hepimizi derinden üzmüştür. Ordu'da yaşanan su baskınları, sel felaketleri, taşkınlar yüz binlerce vatandaşımızın zarar görmesine yol açmıştır. İnanıyorum ki afet bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın yaraları hızla sarılacaktır. Aşırı yağışlardan heder olan fındık üreticilerine acil desteğin verileceğinden ümit ediyorum. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum."
ABD'NİN BAŞKANLIK KOLTUĞUNDA SKANDAL VE SALDIRGAN BİR ŞAHIS OTURMAKTA
Bahçeli, ABD ile Türkiye arasında yaşanan gerilimi yorumlarken, "Müttefik olmanın kavrayıcı bir adabı, kuşatıcı bir anlamı vardır ve olmalıdır. Buna bağlı ve sadık kalındığı müddetçe ilişkiler istikrarlı olacaktır. Hiçbir ittifak ilişkisi tek yanlı işlemeyecektir." diye konuştu.
Türkiye ile ABD arasında kurulan stratejik nitelikli ittifakın mazisinin eskiye dayandığını hatırlatan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Yürütülen ittifak nice zorlukları aşarak bugünlere gelmiştir. Türkiye, politikalarını belirlerken müttefikliğe gölge düşürmemeye özen göstermiştir. Aynı siyasi tutumu ABD yönetiminden göremediğimiz de bir gerçektir. Türkiye ABD menşeli açık veya örtülü operasyonlara maruz kalmıştır. ABD'nin başkanlık koltuğunda skandal ve saldırgan bir şahıs oturmaktadır. Trump hiçbir değer ve ölçüyü tanımamaktadır, başına buyruktur, kabadır, kontrolsüzdür. Müttefikliği çiviye asmaktadır. ABD Başkanı ve çevreleri Türkiye'nin ekonomik sistemini düşürmeye odaklanmıştır. Trump müttefiklik hukukunu yok saymıştır. Yaşananlar utanç vericidir, ayıp ve ahlaksızlıktır. Türkiye olağan dışı bir saldırı altındadır. Türk ekonomisinin zaafları varsa da bunlar dövizdeki tırmanışın nedeni değildir. Trump tehlikeli bir alçalmanın tarafı hâline gelmiştir. Yaptırım tehditleri, sorunlu beyanatlar kaosa dönüşmüştür. Bu durum kabul edilemez bir ilkelliktir. Döviz fiyatlarındaki spekülatif ataklarla Türkiye'yi sindireceğini, pes ettireceğini sanan Evanjelist komplo bozguna uğrayacaktır. 81 milyon Türk vatandaşı korkusuzca durmaktadır. Trump'ın Türkiye aleyhine servis ettiği Twitter mesajları Türk milletine sökmeyecektir. ABD yönetimi büyük bir yanlış ve yozlaşmanın ortasındadır. Hata üstüne hata yapmaktadır. Bu papaz ki şaibelidir. FETÖ ve PKK ile bağlantıları sabit bir şahıstır. ABD, papaz uğruna müttefiklik müktesebatını hiçe sayacak duruma gelmiştir. Bu papaz niye mühimdir, nedir gizlenen? ABD'yi bir papaz için gemileri yakmaya götüren sebepler, milletimiz ve ABD halkı ne zaman öğrenecek? Tezvirata ve fitneye hiç lüzum yoktur. Eğer Pensilvanya’daki hain ülkemize iade edilirse, papazın teslimi gündeme gelebilecek, iki ülke de istediğini almış olacaktır."
BİZ KURU EKMEK, KURU SOĞANLA DA YAŞAMASINI BİLİRİZ, YETER Kİ BAĞIMSIZ YAŞAYALIM
Türkiye'nin bir hukuk devleti ve hukukun önünde herkesin eşit haklara sahip olduğunu hatırlatan Bahçeli, şu görüşlere yer verdi:
"Bu işin papazı mapazı yoktur. Türk ve Türkiye düşmanlarına el bebek muamelesi yapanlar, karakterinin gereğini yapmaktadır. Yanlarına aldıkları ekonomik tetikçilerle, Türkiye'nin hisarlarında gedik açmak için kollarını sıvamışlardır. ABD, stratejik ortaklığa hıyanet etmiştir, kendi ayağına sıkmıştır. Gelişmelerin başka türlü izahı akla ziyandır. Ticaret savaşının fitilini tutuşturarak küresel savaşı tetiklemişlerdir. Kanada, Meksika, AB ülkeleriyle anlaşmazlığa düşmüştür. Çin ile rekabet içine girmiştir. Beyaz Saray'a çöreklenen akılsız yönetim zihniyeti Çin'e ek vergi uygulamayı tercih etmiştir. Kuzey Kore devlet başkanı bile daha gerçekçidir. Trump'ı en başta ABD halkı sorgulamalıdır. Bu gidişle ABD okyanusun karşısındaki düşman kampı olarak sivrilecektir. ABD'nin Türkiye hazımsızlığı ileri boyuttadır. İstiyorlar ki ağızlarına bakalım, karşılarında el pençe divan duralım. ABD, Türk milletini ya tanımıyor ya tanımak istemiyor. Hiçbir güce tamah edemeyiz hiçbir tehdide tamam demeyiz. Türk milleti zulme ortak olmaz, zalime göz yummaz. Ekonomik darbecilere, faiz lobilerine sonu cefa da sefa da olsa eyvallah etmez. Biz kurla kurulmadık, dövizle devrilmeyiz. Türkiye'de at koşturmayı, ekonomik çakalların serbest dolaşımını arzuluyorlar. Başaramayacaklar, Türk milletini yenemeyecekler, bu savaşı muzaffer yenemeyecekler. 1915'te Çanakkale'yi geçemediler, 2018'de Ankara'yı geçemeyecekler. Biz kuru ekmek, kuru soğanla da yaşamasını biliriz, yeter ki bağımsız yaşayalım. Başka Türkiye yoktur. Ederi 1 dolar eden hainlerin havaya uçması, düşmanlıktır, düşmana da ne yapılacağı bellidir. Kim ekonomik türbülanstan el ovuşturuyorsa sütünde leke vardır. Doları yükselterek kaldıkları yerden devam için çırpınıyorlar. 15 Temmuz'da atılan bombalarla, pimi çekilen döviz bombası aynı yerde imal edilmiştir. Türk milleti bu oyunu da bozmaya muktedirdir. Bu bağımlılığı sorgulamanın tam vaktidir. Türkiye yeni bir ekonomik modeli tartışmalıdır. Yabancı sermaye gelsin ancak getirdiğinden fazla götürmesine izin veremeyiz. Biz akıl sağlığı tartışmalı bir siyasetçinin mesajlarına mı, milletin yüksek erdem ve enerjisine mi dikkat edeceğiz? Siyasetten ekonomiye, üniversitelerden bürokrasiye kadar herkes mesuldür. Sele kapılmış saman çöpü gibi sürüklenemeyiz. Hayranlık duyduğumuz tarihimiz vardır. Biz Türkiye’yiz, hep birlikte Türk milletiyiz. 1944'ten beri hegemonya kurmuş dolardan büyüğüz. Dövizle önümüzün kesilmesini düşünmek sefil bir çılgınlıktır."
GÜN BİRLİK OLMA GÜNÜDÜR, DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA GÜNÜDÜR
Döviz çıktıkça sevinen satılmışların belli olduğunu ifade eden Bahçeli, şu mesajları verdi:
"Gün birlik olma günüdür, dayanışma ve yardımlaşma günüdür. Hükûmetin, STK'nin, ekonomik aktörlerin dövizdeki ataklara mukavemeti tekdire şayandır. Dövizdeki tırmanışa siyasi ve ekonomik tedbirler devreye alınmaktadır, bundan memnuniyet duyuyoruz. Ek mali yükümlülükleri samimiyetle desteklediğimizi ilan ediyorum. Komşu ülkelerin duyarlı yaklaşımlarından bahtiyarlık duyuyoruz. Altını kalın olarak çiziyorum ki, Türkiye bir ekonomik kriz içinde değildir. Türkiye'de yaşananlar, bazı Nobel ödüllü iktisatçıların uyduruk tezlerinin aksine 1998 Asya kriziyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ortada bir kriz yoktur, sadece saldırı vardır, düşmanlık had safhadadır. Sabit kur uygulamasına geçilmesini, sermaye kontrolü yapılmasını mantıklı bulmadığımızı dile getirmek isterim. Normal şartlarda dalgalı kur rejimi geçerliyse, spekülatif atak doğası gereği görülmeyecektir. Bu dengeleme otomatik olarak temin edilecektir. Ama şu günlerde Türk lirasına çok yoğun bir operasyon mevcuttur. Bu itibarla dalgalı kur rejimi keskin iniş ve çıkışlar yaşamaktadır. Buna rağmen alınan tedbirler, kara bulutlar dağıtılacaktır. Türk lirası kazanacak, kumdan kale olan dolar eninde sonunda kaybedecektir. Döviz borcu olan, bu nedenle bilançoları bozulan reel sektör firmalarına can suyu verilmesi geldiğimiz bu süreçte ana beklentimizdir. Bu kapsamda bankaların ve BDDK'nin inisiyatif üstlenmesi millî bir davranıştır. Kur riskine hiçbir şirketimiz teslim edilmemelidir. Türkiye'nin dış borcu 466 milyar dolar, bir yıldaki finansmanı gereken döviz ihtiyacı da cari açıkla beraber 240 milyar dolar seviyesinde. Sorun yaşayan firmalara sonuna kadar destek vermek, katma değer üreten, Türk markalarının bayraktarlığını üstlenen müteşebbislerimizin yanında olmak devletin temel görevleri arasındadır. Hükümetin ve devletin cesaretle arkasındayız. Varsın hasımlar üzerimize gelsinler, biz sırt sırta verelim. Bayrak düşmeyecek, Türkiye kaybetmeyecektir."
Bahçeli, daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplarken, Hayati Arkaz'ın MHP'ye geçmesi ile ilgili olarak, "15 gelen, 15 gidenden haberleri yokmuş gibi davranıyorlar, ayıp ediyorlar." dedi.
Meclisin ekonomi gündemiyle toplanması ile ilgili bir soruya, "Bunlara iltifat edip, soru hâline getirmeyiniz." cevabını veren Bahçeli, liderler zirvesi ile ilgili olarak, "Diğer liderlerin Cumhurbaşkanı ile görüşmesinde yarar vardır." diye konuştu.
Bahçeli, MHP'deki TL'ye çevrilen döviz miktarı ile ilgili bir soruyu cevaplarken, "MHP Hazine yardımı dışında, hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa el açmaz. Dövize bağlanmış olan banka mevduatlarımız da vardır. Merak edenler bankadan sorabilirler. Asıl merak edilenler çok holdingden beslenenlerin kimden ne aldığını öğrenmek isteriz." ifadesini kullandı.