MHP’Lİ E. SEMİH YALÇIN'DAN, DEVLET BAHÇELİ'Yİ DİL UZATAN AKŞENER'E SERT TEPKİ "SAYIN GENEL BAŞKAN’MIZIN TÜRK SİYASETİNDEKİ EYLEMLERİNE AKLIN ERMEZ”

30 Ağustos 2018 15:59 Ahmet Deniz AĞCA
Okunma
50
MHPLİ E. SEMİH YALÇINDAN, DEVLET BAHÇELİYİ DİL UZATAN AKŞENERE SERT TEPKİ SAYIN GENEL BAŞKANMIZIN TÜRK SİYASETİNDEKİ EYLEMLERİNE AKLIN ERMEZ”

MHP’Lİ E. SEMİH YALÇIN'DAN, DEVLET BAHÇELİ'Yİ DİL UZATAN AKŞENER'E SERT TEPKİ
"SAYIN GENEL BAŞKAN’MIZIN TÜRK SİYASETİNDEKİ EYLEMLERİNE AKLIN ERMEZ”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Meral Akşener'in seviyesiz ve sakil ifadelerle MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye dil uzatmasına tepki gösterdi.
Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasıyla TBMM'ye sunulan seçim ittifakı teklifine ilişkin eleştirilere cevap verdi.
Açıklamasında, "Cumhur ittifakı, FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı millî mutabakat ihtiyacının bir sonucudur. Bu gelişmeden rahatsız olan İP'in siyasi başterzisi, makarasındaki FETÖ ipini zımnen kabullenmiştir." diyen Yalçın, şunları kaydetti:
"Okyanus ötesinin projesi olan Müdire Hanım, daha ilk makul eleştiride tahammülsüzlüğünü ve hoşgörüsüzlüğünü ortaya koymuştur. 'Cümbüş ittifakı'nı duyunca aklına geleni sayan İP’lilerin bu etkisiz elemanı, ağzını bozmak için aradığı fırsatı bulmuş gibi hücuma geçmiştir. Pensilvanya kardinalinin sözcüsü ve memuru şayet 'cümbüş ittifakı' yakıştırmasını beğenmediyse kendisine; 'darbe ittifakı', 'FETÖ muhipleri ittifakı' veya 'yurtta sulh ittifakı' gibi alternatif isimleri de tavsiye edebiliriz.
Müdire Hanım'ın çok kolay tahriklere kapıldığı ve her an zıvanadan çıkmaya müsait olduğu su yüzüne çıkmıştır. Bu gidiş kendisi için 'iyi' gidiş değildir, bu yol 'iyi' yol değildir. Haddini hududunu bilmez bu yeni oluşum müdiresi, siyasette daha çok testi kırmadan, kendisine nasihatte bulunmak elzem olmuştur: Terbiye kavramının cinsiyeti yoktur ve herkesi içine alır. Terbiye bağına destursuz girip bağbanı hırpalamaya kalkana dersini mülkün asıl sahipleri verir. Yeni oluşumun pek heveskâr müdiresi, politikada ipe sapa dair bütün söylem, benzetme ve kıyaslamaları üzerine alınmakta, bütün şimşekleri paratoner gibi üzerine çekmektedir. Müdire Hanım, ne giriş cümlesi ne de perde gazeli okumakta, destursuz politika sahnesine dalmaktadır.
Sayın Genel Başkan’ımızın Türk siyasetindeki eylemlerine aklın ermez. Sadece bir tanesini hatırlatmak gerekirse o da; kendinde liderlik vehmeden bu hanımefendinin ve açtığı politika dükkânının ipliği yakında pazara çıkarmasıdır. Bu sayede millet, İP’in ucunun kimin elinde olduğunu ve bu hanımın makarasındaki İP’i kimin ürettiğini görmüştür. İP makarasına milleti dolamak isteyen hanım; 'terbiye' kelimesinin anlamını hoyratça kullanarak gerçek yüzünü ve kıratını göstermiş, Allah'ın kadınlara verdiği incelikten nasibini almamış bir terbiye mahrumu olduğunu en kaba ifadelerle ifşa etmiştir.
Böylece Müdire Hanım'ın çok kolay tahriklere kapıldığı ve her an zıvanadan çıkmaya müsait olduğu su yüzüne çıkmıştır. Ehliyet ister, liyakat ister. Herkes için incelik ve hoşgörü, kadınlar için de hanımefendilik ister. Büyüklerine saygı göstermeyen, muhataplarından söz ederken diline hâkim olamayan; dil iklimine buyur edilmez. Edep bilmeyenin edep sergilemesi, biçarenin ilaç üretimi gibidir. Terbiyeden nasibini almayanın başkasına terbiye dersi vermeye kalkması, cehalet alametidir. Cahil sohbetini kelam, densiz gıybetini selam bilir. Hadsizin çizmeyi aşması cahile ümit verir. Huysuzun gönül meskenine tecavüzü, gönül ehline eziyet verir. Bülbülün çektiği dili belasından, serçenin öttüğü nasipsizliktendir. Hesaplı hesapsız, ölçülü ölçüsüz, yerli yersiz her şeye tepki veren; hüsrana uğrar. Yol yordam bilen, usul erkân bilen; her hana uğrar.
Politika; önüne gelenin meslek edineceği, üzerinde yürüyeceği bir yol değildir. Siyaset yolunda kutlu yük taşıyan kervanın önüne çıkan yaya bezirgân, kervanın altında kalıp ezilir. Kutlu yük taşıyan kervanı taşlayan; ya uğru ya nasipsiz ya mecnun ya da meczuptur. Eğer haramilikse maksadı; varını yoğunu yitirmezse de istikametini, yolunu kaybeder. Müdire Hanım'ın, son olarak şu üç küpeyi ömür boyu kulağına takmasını öğütlüyoruz: 'İyi görüneceğine iyi ol, iyilik istiyorsan önce sen iyi ol, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol."